Seni ben Beşiktaşta gördüm
Ancak Beşiktaşlı değildin
Yine de kadraj siyah- beyaz
Yüzünde makyaj sankiyse kış
Üzergeçitten geçiyordun bir
Çığlar denli düşüyordun yürürken
Böyle düşmeye devam edersen
Taksime varamıycan kesin
Belkiyse varamaman önemli değil
Zaten varmamakçin gidiyorsun
Bir yerlere
O yerler ki mutlak Istanbulda yok
Ancak istersen ben bulabilirim
Istanbulda bir Paris yapabilirim
Ancak Istanbul Istanbulla güzel.
Seni ben Emirganda gördüm
Ancak sen çaylar sevmezsin
Sen de çaylar yetişiyor ama
Akşam akşam ağır yağmurlusun
Hüznün siyah bir çığ
Gözlerin denli büyüyor giderek
Hüznünü biraz idareli kullan
Böyle üzülmeye devam edersen
Yarına hiçbir hüznün kalmayacak
Durumuna üzülmeye kalkacaksın
Buna bile hüznün kalmayacak
Ben sana diyorum ki gül biraz
Ama istersen siyah- beyaz gül
Sonra renklendirirm ben onu
Renklenmezse de sağlık olsun
Zaten sinemaskop bir hayat
Bir yaşam yaşıyorsun zaten
Yarısı var yarısı yok.
Seni ben Sarıyerde gördüm
Ancak saçların sarı değil senin
Sarı olmasın zaten ne farkeder
Sinende somsarı bir hüzün
Balıklar denli kalkmış içren
Hezeyan ve heyecan ve efkar
Martılar bile tütüne başlayacak
Maviyi kessen kan damlayacak
Ancak neden bu denli üzgünsün
Memleket hali mi yoksa
Bilmediğim başka bir şey mi var
Bir de şu gözlerini anlamadım
Biri ana avrat ağlarken
Neden diğeri böyle suskun
Yoksa sağ gözün küstü mü sana
Belkiyse sen ona küstün.
Seni ben bende gördüm
Ancak sen beni sevmezsin
Sen beni kaçtır sevmeyeli
Sevmemeler birikti içremde
Kendi içremde bir şehir oldum
İçremde bir kırık camlar denli
Kanırta kanırta ve kanatarak
Tüm geceler dolaştın durdun
Hem kanadın hem de kanattın
Bant saracak zaman bulamadım
Acıdan kurtlar gibi uludum
Atlar gibi ayakta uyudum
Peki sen neden üzgünsün daha
Durup durup ağlamaların neden
Neden böyle birden buğulanman
Seni hala sevdiğimçin mi yoksa
Ne olur üzülme tekrar artık
Beni yine sevmezsin olur biter.
|