28.01.2008/Sayı:171
TÜRKSOLU Anasayfa
Başyazı
Kapak
Türkiye
Dünya
Özgün
Şiir
Bize Yazın

Manifesto
Gelenek
Çıkarken
Ulusal Sol
Abonelik
Arşiv
İleri Dergisi
Atatürkçü Düşünce Kulüpleri Federasyonu
Afişler
Künye


Atatürk
 Deniz Gezmiş Che Guevara

Türkiye Okur Mesajları

Okur Mesajları

Yurt’ta neler var

Açık’ça yükselen gerçek sesleri
Sağır olup bu sesi duymayanlar var
İğrenç suratlarına şeytan maskesi
Giyip’te gerçeği görmeyenler var.

Atatürk demişti şerefli ordu
Vazifendir senin koru bu yurdu
Atatürk halkıy’la düşmanı kovdu
Şimdi bu ilkeleri sevmeyenler var.

Atatürk İnönü Maraşal Çakmak
Onlar bir gerçek bilmez ahmak
Kimin haddidir ilkelerini yıkmak
Sel gibi coşmuş sahipleri var.

Bu halkın hiç sarsılmaz güveni
Gerçek sıralı yiğit meydanı
Atatürk’ün getirdiği ilim irfanı
Gözü açık görler görmiyor Yurt’ta neler var.

Şahin söyler tükenmez var derdi
Yurdumuz her zaman koç yiğit yurdu
Kör gözler açıldı sağırlar duydu
Makamlarına laik olmayanlar var.
Ahmed Şahin


Sizlerle gurur duyuyorum, iyi ki varsınız! Lütfen gerekli etkinlikler neyse düzenleyelim. Mitingse miting, toplantıysa toplantı. Herkes görsün bizim nasıl ulusalcı olduğumuzu. Birlikten güç doğar. Sizleri çok seviyorum. Saygılarımla.

Mehmet Veziroğlu, Isparta


Çok güzel bir site. Her kesimden insanın öğreneceği çok faydalı bilgiler barındırıyor. Kısacası Türkiye gerçeğini gözler önüne seriyor.

Gökhan Kılıç, Giresun


Keşke Ulu Önder Atatürk’ün izinde biraz emek verseydik! Bu büyük sorunlar o zaman bizim için çok küçük kalır, bunlarla uğraşmak yerine uzaya füze gönderirdik. Bizi biz yapan Atatürk ilkelerine birazcık samimi davranıp, kendi egolarımız yerine bu ilkeleri özümseseydik, bu memleket biraz daha yaşanır hale gelirdi...

Ahmet Sarıaslan, Kayseri


Tekrar tekrar bu sitedeyim, çok etkileniyorum. Umarım zafer, Che’nin de dediği gibi çok yakındadır. Kahrolsun faşizm! Yaşasın Che ve devrimci cephe!

Harun Şener, Kocaeli


Sayın Ali Özsoy;

Kemalist Uğur Mumcu’nun ardından bu kadar güzel yazılmış bir yazıdan sonra kutlamaktan başka bir şey kalmıyor. Anamı, babamı veya başka bir yakınımı katledenleri belki affedebilirdim. Ancak Mumcu’yu katledenleri asla! Hasıraltı, kulak arkası yapanları, göz yumanları asla. Bilip de söylemeyenleri asla affedemem. Sebebi ne olursa olsun... Hangi bahaneyi uydururlarsa uydursunlar...

Bir zamanlar SSCB’nin Afganistan’ı işgaline karşı çıkışından dolayı Cumhuriyet gazetesini, birçok sözde devrimcinin yanında okuyamıyorduk; saldırıya uğruyorduk. Beni duyan çok hızlılar hatırlasınlar.

Sıradan bir vatandaş olarak O’na kıyacaklarını seziyorduk, kendi aramızda öldürülmeden iki ay öncesine kadar konuşuyorduk. Çünkü O gerçek bir yurtsever, gerçek bir aydın gazeteci, gerçek bir Kemâlistti, devrimciydi. Rahmetli babamın yıllar süren komünist damgasından, “Kürt-İslam Ayaklanması” kitabını okuduktan sonra kurtulabilmiştim. Devletin Mumcu’nun katillerini bulamaması ayıbından kurtulacağı günleri dört gözle bekliyorum. Namuslu yetkilileri dört gözle bekliyorum. Milli bir kahramanın ışığını alnımda ve yüreğimde görmek istiyorum.

Kudret Öteyaka, Uşak


“...İstiklâl ve Cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri, şahsî menfaatlerini, müstevlîlerin siyasi emelleriyle tevhid edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir.” diyordu Önderimiz ta 20 Ekim 1927’de. Ne kadar da ileri görüşlü olduğunu bir kez daha görüyoruz, ya da görmemezlikten geliyoruz.

Bu vatan yüzyıllardır emperyalistlerin kanlı emellerinin uğrak yeri ve kan emicilerin gözlerini diktikleri topraklar olmuştur. Ama her seferinde elleri boş dönmüşler, devrimci antiemperyalist Türk Milleti tarafından dersleri verilmiştir. Ama şimdi kalleşçe, gizli oyunlarla bu emellerini gerçekleştirmek istiyorlar. Bunun için de tabiî ki “bizim çocuklar” dedikleriyle darbeler yapıyorlar, krizler çıkarıyorlar, hükümet kurup at koşturuyorlar.

Artık bürokratı, vekili geçtim. O yedi düvele taşla, sopayla dersini veren millet de gaflet uykusunda. Atamızın kurduğu partinin genel başkanı bile katil ABD’nin işbirlikçisi AKP’ye yardımcı olmakta ve oyunlarına bilerek alet olmakta geri durmuyor. Bize de tek bir söz kalıyor!

Yaşasın tam bağımsız Türkiye! Kurtuluşa kadar savaş!

Emrah Şeliman, Kars


Bugün bir habere denk geldim. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı herkesin Orhan Pamuk aleyhine dava açabileceğine dair mahkeme sonucu cıkmış. Bu konuda yayın yapmanızı ve bir kampanya düzenlemenizi öneriyorum.

Mehmet Birtürk, Muğla


TÜRKSOLU’nu beğenerek ve takdir ederek takip ediyoruz. Ne mutlu ki TÜRKSOLU gibi bağımsız bir dergi var. Tam bağımsız Türkiye’dir kavgamız. Kazanacağız!

Süleyman Karaer, İstanbul


Uğur Mumcu öldürüldüğünde ben küçücük bir çocuktum. Nedenini bilmediğim bir şekilde çok ağladım arkasından. O zamandan belliymiş aslında ileride Uğur Mumcu gibi biri olmak istediğim. Evet, onlar solu bize devretti, biz de aldık ve kabul ettik. Bu ülkenin, örümcek beyinli insanların elinde harap olmaması için elimizden geleni yapacağız.

Pınar Uçar, Konya


Ne zaman tamamlanacak bu devrim? Yeter artık sömürge olduğumuz; Cumhuriyetçi seferberlik başlasın artık! Ben ve yoldaşlarım elimizden ne gelirse yapmaya hazırız.

Mirzahi Ay, Ordu


Devrimci doğdum, devrimci olarak öleceğim ve hep Che’nin yolunda yürüyeceğim.

Sema Sulağaç, İzmir


Sayın İlyas Salman;

Doğru söylüyorsunuz. Alevileri bir yerlere çekmek istiyorlar. Kanmamak, Atatürk’ün yolunda ilerlemek lazım. Aleviler özbeöz Türk’tür. Saygılarıkla.

Hüseyin Ölmez, İstanbul


Sayın Cihan Dura;

Türkiye’de işsiz sayısının çoğalmış olduğu doğrudur. Çünkü AKP, Türkiye’de bir sadaka toplumu yaratmıştır. Daha önce AKP il ve ilçe başkanları aracılığıyla, şimdi ise vali ve kaymakamlar aracılıyla tam 8 milyon insana kömür ve erzak yardımı yapılmaktadır. Bu yardımlar her ay düzenli olarak yapılmaktadır.

Daha önce AKP’nin il ve ilçe başkanlarının görevlendirdikleri adamlar cami cami gezerek camilere düzenli olarak gidenleri tespit eder, o kişilere her ay ayni ve nakdi yardımlar yapılırdı. Bu ayni yardımlar yeşil sermayenin sahibi olduğu mağazalar tarafından karşılanmaktadır. Bu yardımları alan insanlar şimdi niye çalışsın? Nasılsa bedava makarna, pirinç, bulgur ve de zarf içinde her ay düzenli olarak 50 veya 100 YTL kendilerine verilmekte.

Şimdi bir de şu sorulmalı. Hani Türkiye’nin ekonomisi çok iyiydi, uçuyordu? Nereden çıktı bu AKP’nin sadakasına muhtaç 8 milyon insan? Şişirilmiş milli gelirle, uydurulmuş enflasyon rakamları ile Türkiye’nin ekonomisi düzeltilmez. Olabilir mi bilmiyorum, benim hiç umudum yok ama gene de geleceği iyi bir Türkiye dileğiyle.

Senih Gökçel, İçel


Merhaba kardeşlerim! Ben daha yeniyim buralarda. Görüşlerinizi ve yazılarınızı beğendim. Doğrusu şimdiye kadar MHP’yi destekleyen bir ülkücüydüm. Fakat sizleri tanıdıktan sonra görüşüm değişti tabiî ki. Artık bana en uygun olan görüşün ulusal sol olduğunu düşünüyorum, sağ partiler bana göre değil. Beni de aranıza alın arkadaşlar; bundan sonra sizinle ölüme kadar varım. Atatürkçü düşünceyi destekliyorum fakat devrimcilik hakkında pek bilgim yok doğrusu. Beni bu konularda bilgilendirirseniz çok sevinirim. Sizinle mutlaka görüşmek istiyorum. Kendinize çok iyi bakın devrimci arkadaşlarım. Görüşmek üzere.

Ozan Baran, Adana


Deniz olmak zor ama Deniz olmadan da vatan kurtulamaz. Ben bir Deniz Gezmiş hayranı olarak onun düşüncelerini taşıyorum. Bugün koskoca Cumhurbaşkanımızın ABD Başkanı’nın yanına gittiğinde dizleri titremekte. Keşke Deniz’in 100’de biri olup da tavrını koyabilse. Ama maalesef bugün dışa bağımlı hale geldiğimizden çökmüş durumdayız. Bugün Amerika’nın iç mali piyasasında ufak bir şeyler oldu Türkiye sallandı. Bize ne kardeşim Amerika’ya bir şey oluyorsa? Amerika para kaybedecek, biz bulmaya çalışacağız. Böyle bir saçmalık olabilir mi arkadaşlar? İşte Deniz’ler bunun için var olmalı ve bunun için devrimci mücadeleyi sürdürmeli. Bağımsız bir Türkiye için devrimimizi sürdürmeliyiz.

Baran Altuğ, Diyarbakır


Merhaba! Öncelikle kitap fuarına gelen bütün ekibe, sonra da bütün TÜRKSOLU çalışanlarına teşekkür ediyorum. Sn. Prof. Dr. Türkkaya Ataöv'ün yazılarını çok beğeniyorum. Evet, belki yaşım çok küçük ama düşüncelerim, emin olun, yeteri kadar büyük. Prof. Dr. Ataöv'le kitap fuarında yüz yüze görüşmüştüm. Kendisinin ne kadar mükemmel bir insan olduğunu orada bir daha anladım.

Yakında laik ve Şeriatçı davaları başlayacak. Biz laiklik safında en önde olmalıyız. Türkiye Cumhuriyeti'ni ileri götürecek ve demokrasiye dayalı her yolu denemeliyiz. Teşekkürlerimle...

Onur Altunay, Adana



Bu yazıyla ilgili düşüncelerinizi
iletmek için lütfen yazınız



Size ulaşmamız için isminizi, telefon numaranızı ve
e-posta adresinizi gönderin:
İsim: 
Soyisim:
Telefon: ( 0 )
 e-posta:    
Şehir:     
İlçe