28.01.2008/Sayı:171
TÜRKSOLU Anasayfa
Başyazı
Kapak
Türkiye
Dünya
Özgün
Şiir
Bize Yazın

Manifesto
Gelenek
Çıkarken
Ulusal Sol
Abonelik
Arşiv
İleri Dergisi
Atatürkçü Düşünce Kulüpleri Federasyonu
Afişler
Künye


Atatürk
 Deniz Gezmiş Che Guevara

Türkiye Celal İmren

Tayyip Erdoğan ve
Devlet Bahçeli ortaklığı

Davulcunun şahidi kim olur? Zurnacı. Bozacının şahidi kimdir? Elbette ki, şıracı.

Şimdi Tayyip Erdoğan’la Bahçeli Devlet tam da böyle bir ilişki içindeler.

Hatta bu ilişki içinde çekişmeyi de barındırdığı için bir yarış da söz konusu. Laikliği yerle bir etme yarışı bu.

Kim ipi önde göğüsleyecek?

Tayyip Erdoğan Oral Abi gibi eski bir futbolcu.

Bahçeli Devlet ise “akıl-fikir jimnastiği”nin dışında her türlü sporu yapıyor. Yakın çevresindekilerin çoğu judocu-karateci. İyi de zincir kullandıkları söylenir ama yazının konusu değil, bunu geçelim şimdilik.

Günlerdir sonuçlanmayan bir yarıştır gidiyor.

Bir Tayyip Erdoğan öne geçiyor.

Bir Bahçeli Devlet.

İnsanların kafalarını karıştırmak ise yarışların etapları sanki.

10. madde, 13. madde, 42. madde…

Anayasa babalarının ya, diledikleri gibi oynayacaklar!

Anayasa’yı bir orasından çekiyorlar, bir burasından!

“Türban nasıl ve ne şekilde ilköğretim okullarına bile girecek hale getiririz?”

“Türban kamuya ait alanlarda nasıl serbest olabilir?”

“Başı açık, normal giysilerle gezen kadınlarımız, kızlarımız düşman gören bir zihniyeti ne yapalım, nasıl edelim de yerleştirelim?”

Bu sorulara yanıt bulmak için çırpınıp duruyorlar.

Bizim Okan İşbecer’in silahşörlerinden üçüncüsü de, İslamî Kürt oylarının yerel seçimlerde AKP’yegitmesinden endişeli; arada bir yöntem konusunda akıl veriyor.

Ama onun derdi kap kalaylamak değil, kıç kıvırmak!

Kimi hukukçularımız “Tek adam diktası” diyor.

Sanki çok adam karar verse türban meşruluk kazanacak!

Başa dönelim yine.

Tayyip Erdoğan zaten RP’den gelen haliyle Cumhuriyet’le ve devrim kanunlarıyla kavga içinde. Kendince buldu yeterli sayısal çoğunluğu, ne yapsa yeridir. Ondan daha başka ne beklenir?

Bahçeli Devlet ise adeta AKP’nin gizli kurucusuydu, şimdilerde akıl hocası oldu?

Ortağı olduğu koalisyonu, ABD’nin emriyle ve Bülent Ecevit’in bütün uyarıların kulak arkası edip yıkmadı mı?

AKP’yi tek başına iktidar yapan oyunda kim figüranlık yaptı? Bahçeli Devlet!

Abdullah Gül’e Çankaya yolunu açan da MHP lideri değil mi? (Tabii bir de PKK’nın partisi)

İşte üç silahşörler…

Alın size Kürt-İslamcı ittifak…

Peki, CHP lideri Deniz Baykal ne yapıyor?

Benzetme için kusura bakılmasın ama Deniz Bey de, çakı bulmuş çocuk gibi seviniyor!

Laikliği savunmak için bolca malzeme çıktı ona.

Deniz Bey, “Din devleti geliyor” buyurmuş.

Gözlerini ovuşturuyor mu bilemiyoruz ama yeni uyandığı kesin…

Başyazarımız Gökçe Fırat başta olmak üzere TÜRKSOLU ve yazarları, CHP’ye ve Deniz Baykal’a sine-i millete dönme çağrısı yaparken, Kürt-İslam faşizmi vurgusunu öne çıkarmıştı.

Ben de bir yazımda Deniz Bey’i “Orta yolculuk karşı devrime hizmet eder!” diyerek uyarmıştım.

Mütevazi olmaya gerek yok!

Kim haklı çıktı?

AKP’yi silip süpürecek bir kararı alamadığı için sine-i millete dönmeyen Deniz Bey mi?

Sine-i millete dön çağrısı yapan TÜRKSOLU mu?

Hayat, devrimcileri haklı çıkardı yine.

Şimdi “Din devleti geliyor” diye dövünmesi, Deniz Bey’i haklı zemine getiremez.

Deniz Bey’in yaptığı, hırsız eve girip malı götürdükten sonra kapıyı kilitleyen ev sahibi rolünü oynamaktan başka bir şey olamaz!

Yazık!


Bu yazıyla ilgili düşüncelerinizi
iletmek için lütfen yazınız



Size ulaşmamız için isminizi, telefon numaranızı ve
e-posta adresinizi gönderin:
İsim: 
Soyisim:
Telefon: ( 0 )
 e-posta:    
Şehir:     
İlçe