| Aybars Turan |
93. yılında 90 bin şehit ve Allahüekber Dağları Hafızamda tazeliğini koruyan iki şey hatırlıyorum. Birincisi, Dedem Hacı Ahmet’in Allahüekber Dağları’nda donarak şehit olduğunu ve o gün donan askerler için çukur kazıldığını; şehitlerin ayaklı-başlı sıralanıp üzerlerine çuval serildiğini ve gömüldüğünü anlatıyordu. Diğer hatırlayabildiğim; “Pire itte, bit yiğitte olur” diye bir söylemle askerlerimizin bir kısmının tifüs hastalığından öldüğünü anlatıyordu. Zira Türk askeri bitlenmiş, “Bit yiğitte olur” diye tedbir alınmadığı için askerin binlercesi tifüsten, on binlercesi de donarak şehit olmuştu Allahüekber Dağları’nda Enver Paşa komutasındaki Türk askerlerin ağır kış koşullarında yenik düşerek şehit olmalarının 93. yılında şehitlerimizi minnet ve şükranla anıyoruz. 93 Harbi diye de bilinen 1876-1877 Osmanlı Rus Savaşı’nda Kars ve Ardahan Rusların eline geçmiş ve Sarıkamış’ta Ruslar güçlü bir garnizon kurmuşlardı. Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra Osmanlı hanedanının damadı “Harbiye Nazırı ve Başkomutan Vekili” Enver Paşa, Doğu Anadolu’yu Rus işgalinden kurtarıp Kafkaslar’a uzanmayı hayal ederek Sarıkamış’ı hedef alan bir harekat hazırlığına girişti. Kış bastırıyordu. Uyarılara aldırış etmeden Erzurum’a gitti, 3. Ordu’nun komutasını üslendi. 10. Kolordu’nun başına da yine kendisi gibi Saray damatlarından Miralay Hafız Hakkı Bey’i getirdi. Enver Paşa’nın planlarına göre 3. Ordu’nun bir bölümü Allahüekber Dağları’nı yürüyerek aşacaklar ve Sarıkamış’taki güçlü Rus garnizonunu kuşatacaklardı. Sarıkamış’ı ilk kuşatan komutan olma hayali ile kendi başına hareket eden Miralay Hafız Hakkı Bey, kaçan Rus birliklerini takip etmek için 3. Ordu’nun bir bölümünü Allahüekber Dağları’na tırmandırdı. Askerlerin üzerinde kışlık elbiseleri yoktu. Aralık ayının son günlerinde, karlarla kaplı Allahüekber Dağları’na yaya olarak tırmanan ordunun onbinlerce şehit vermesi bu büyük felaketi getirdi. Ordunun bir kısmı Sarıkamış’a girmeyi başarmışsa da, kalanlar Ruslar tarafından yok edildi. Kışlık giyeceği dahi olmayan Türk Ordusu düşmana bir kurşun dahi atamadan dağlarda donarak şehit oldu. Binlercesi de tifüsten kırıldı. 3. Ordu Komutanı Hasan İzzet Paşa; kendi kolordu komutanlarının ve hatta Enver Paşa’nın saldırılara devam edilmesi ısrarlarına rağmen, inanılması güç bir harekette bulunur ve elindeki güçlerle düşmanı çevirmenin artık imkansız olduğu kanısına varır. Bununla da kalmaz, düşmanın bir karşı saldırıya geçeceği varsayımından hareketle, bunca emek, kan ve can bedeli ile alınan topraklardan Erzurum’a doğru geri çekilme emrini verir ve kararını hemen uygulamaya koyar. 25 ve 26 Aralık günleri ordunun durumu daha da vahimleşti. Her şeyin bittiğini anlayan Enver Paşa, ordunun kalan kısmıyla Erzurum’a geri çekilme kararı alır. Sarıkamış harekatı büyük bir hezimetle noktalanır. İstanbul’a dönüşünde Sarıkamış muharebeleri ile ilgili büyük bir sansür uygulanır. Dedem Hacı Ahmet, nüfus kayıtlarında hâlâ esir ve yaşıyor görünür. Babam 3 aylıkken Enver Paşa’nın beceriksizliği yüzünden yetim kalmıştı. Gecikmeli de olsa, sevgili okurlarım, bugün tarihe bir sayfa düştük. Saygılarımla...
|