Nice yıllara Şirinler
Çocukluğumuzda severek izlediğimiz çizgi filmlerin başında gelen Şirinler, bu yıl 50. doğum günlerini kutluyor.
1958 yılında Belçikalı Pierre Culliford (Peyo) tarafından Spirou adlı çizgi roman dergisinde yayınlanan ve 30’u aşkın ülkede milyonlarca hayran kitlesi olan Şirinler, aynı zamanda televizyon tarihinin en çok tartışılan çizgi filmidir. Özellikle komünizm propagandası yaptığı gerekçesiyle eleştirilen ve Soğuk Savaş döneminde pek çok ülkede yasaklanan Şirinler, 50 yıldır Gargamel’le mücadeleye devam ediyorlar.
Çizgi filmdeki Şirinler köyünü idare eden Şirin Baba’nın Marx’a benzemesinden tutun para gibi simgelerin itibar görmediği bir dünya tasvirine kadar pek çok ipucu aslında Şirinler’in neye hizmet etmek için ortaya çıkarıldığını anlatıyor. Şirinler’in İngilizce karşılığı olan “Smurf” kelimesinin aslında “Small Men Under Red Flag” yani “kızıl bayrak altında yaşayan küçük adamlar” anlamına geldiği efsanesi de on yıllardır dilden dile dolaşır durur. Zaten Şirinler’in yaratıcısı olan Peyo, bir sosyalisttir.
Yani, Şirinler’i eleştirenler de ona hayranlık duyanlar da haklıdır. Şirin Baba gerçekten Marx’a benzer. Şirinler köyünde özel mülkiyet yoktur ve orada para da geçmez. Böyle bir şeye ihtiyaç da duymazlar çünkü orada üretim ve tüketim ortaktır. Değişim değeri olarak “şirin çileklerini” kullanırlar. Şirinler köyünde herkesin yaptığı belli bir iş vardır ve herkes yaptığı işin karşılığında ortaya çıkan ürünlerden eşit olarak faydalanır. Hatta o kadar eşitlikçi bir toplumdur ki hiçbir iş yapmayan Tembel Şirin bile paylaşımdan eşit oranda pay alır.
Burada özellikle bir parantez de Şirinler’in baş düşmanı Gargamel için açmak gerekir. Gargamel kötü kalpliliği, altına düşkünlüğü ve giydiği papaz cübbesine benzer kıyafetiyle kapitalizmi simgeleyen olumsuz karakterdir. Bütün işi gücü bırakmış kedisi Azman’la birlikte Şirinler’in peşinde ömrünü tüketmiştir. Tek gayesi Şirinler’i yakalayıp yemektir.
Kötü olduğu kadar salaktır da. Her seferinde yaptığı bir salaklık sonucu işleri eline yüzüne bulaştırır ve Şirinler’i elinden kaçırır. Sonra şunu duyarız: “Şirinlerdennn nnnefrrret ediyorummmm!” Çoğu zaman kedisi Azman’ın Gargamel’den daha akıllı olduğu hissine kapılırsınız. Şirin Baba ne kadar akıllı ve bilge bir karakterse Gargamel de tam tersine o kadar sersem, salak bir karakterdir.
Bir dönem komünizm propagandası yaptığı gerekçesiyle FBI’ın bile takibine uğrayan Şirinler, bugün 50. doğum gününü kutlarken, bizlere ve bizden sonra gelen kuşaklara da ilk dersleri vermeye devam ediyorlar: Kolektif yaşam, eşit toplum, özel mülkiyetin ve paranın olmadığı, üretimin ve tüketimin ortaklaşa ve eşit yapıldığı başka bir dünya.
Aynı zamanda kapitalizmle özdeşleştirilen Gargamel’e karşı aralıksız mücadele de verdiği ayrı bir ders.
İyi ki doğdunuz Şirinler. Nice mutlu yıllara.
|