21.01.2008/Sayı:170
TÜRKSOLU Anasayfa
Başyazı
Kapak
Türkiye
Dünya
Özgün
Bize Yazın

Manifesto
Gelenek
Çıkarken
Ulusal Sol
Abonelik
Arşiv
İleri Dergisi
Atatürkçü Düşünce Kulüpleri Federasyonu
Afişler
Künye


Atatürk
 Deniz Gezmiş Che Guevara

Türkiye Şükrü Aykutlu

6 Ok.. Hiçbirinden taviz yok!

6 Ok.. Hiçbirinden taviz yok!
Atatürk’e borçlu olmak değil, olsa olsa O’ndan ‘alacaklı’ olmak durumundayız. Bu yüzden alacaklarımızı almalıyız Atatürk’ten, hatta son kuruşuna kadar. 6 Ok’un tamamını üstelik. Ya kime mi borçlu olacağız? Geleceğe elbet. Önümüzdeki nesillere. Bizden sonrakilere. Gerçek borcumuz onlaradır. Onlara ödemeliyiz Atatürk’ten tahsil edeceğimiz 6 Ok’un tamamını. Ne bir eksik, ne bir fazla. Borçlu gitmemeliyiz öte dünyaya.

Memlekette herkes Müslüman(!) elhamdülillah. Bir de memlekette herkes Atatürkçü(!) çok şükür!..

Kime sorsanız Atatürkçü çıkıyor, kime yan baksanız kırk yıllık ulusalcı! Her kimle konuşsanız, “elhamdülillah Müslümanım” der gibi bir ifadeyle yapıştırıyor uluorta: “..Atatürkçüyüz elbet, varlığımızı ona borçlu olduğumuzu unutur muyuz hiç?..”

Varlığımızı ona borçlu olmak! Gardrob askılarında çürüyeduran Atatürkçülüğün en büyük yanılgısı. Sanki bir borç-alacak ilişkisi beylerin Atatürk’e bağlılığı. Bir nev’i ‘cari hesap’ işlemi gibi.. Şaşılacak bir durum da yok aslında. Kalplerine 6 Ok’un altısının da saplanmamış olması, insanı elbette bir ‘aktif-pasif’ hesabı dünyasına taşıyor demek. Onlar için Atatürkçülük de bir tür bilanço gibi: Elde var 3 Ok, bir başkasında elde var 5 Ok. Yüreklere saplanmamış diğer oklar mı? Onlar herhalde bilançolarının ‘pasif’ hanesinde.. Atatürkçülükleri ise bir kar-zarar hesabı!

Varlıklarını Atatürk’e borçlularmış, işte bu yüzden Atatürkçüler. Sevsinler!..

.....

Gerçek Kemalizm muhasebesinin hesap kitabında ise şu yazar oysa:

Atatürk’e borçlu olmak değil, olsa olsa O’ndan ‘alacaklı’ olmak durumundayız. Bu yüzden alacaklarımızı almalıyız Atatürk’ten, hatta son kuruşuna kadar. 6 Ok’un tamamını üstelik.

Ya kime mi borçlu olacağız? Geleceğe elbet. Önümüzdeki nesillere. Bizden sonrakilere. Gerçek borcumuz onlaradır. Onlara ödemeliyiz Atatürk’ten tahsil edeceğimiz 6 Ok’un tamamını. Ne bir eksik, ne bir fazla. Borçlu gitmemeliyiz öte dünyaya.

***

Muhafazakarlarımız..

‘Aktif’lerinde Milliyetçilik; kimisinde biraz Cumhuriyetçilik; azında yarım porsiyon Laiklik.. Ya Halkçılık, Devletçilik, Devrimcilik? Olur mu canım, çok ayıp! Anarşist(!) mi zannettiniz siz onları? Devlet-i Âli’mizin geleneğiyle bağdaşır mı hiç muhafazakarlarımıza göre bu devirmeci ilkeler? Onlar bin yıllık devletimizi muhafaza eden yurttaşlardır. Hem zaten Atatürkçü ülkede yaşamıyorlar mı? Devrimcilik deyip, Atatürkçülüğü de mi devirttireceksiniz onlara? Zaten devlete yaslanmışlardır, ayrıca Devletçiliğe ne gerek? Halkçılık mı? Bir nev’i ‘palikaryacılıktır’ onların sözlüğünde. Onlarsa, zaten seçkin halkın kendisi. Atatürk’e borçlularmış her şeylerini; söylüyorlar işte, neyinize yetmiyor?

Bilançolarına bakıyoruz; zarar gösteriyor. Yarınlara çok borçlular. Hayırlı işler dileyip geçiyoruz.

.....

Dinci zevatımız..

Cumhuriyetçilik; pasifte. Milliyetçilik; işlemiyor. Devrimcilik, Devletçilik; ne zaman aktif oldu ki? Halkçılık; aktife almaya çalışıyorlar ama sanki naylon faturalarla.. Ya Laiklik mi? Bilançolarının pasifinde bile yok. Kayıp evrak!

Karnelerine bakıyoruz; geçmişten alacağı, geleceğe borçlanmayı bıraktık; bunlar geçmişe de ağır borç takmışlar. Atatürk hala peşlerinde koşturuyor olmalı, yakaladı mı kesecek ağır vergi cezalarını.

.....

Liberallerimiz..

Hilafetsever olmuşlardır son dönemde, Cumhuriyetçiliklerine rahmet dilemeli. Millileşmek en büyük düşmanları. Reformculukları, özelleştirmecilikleri, seçkincilikleriyse hangi oklara kalkan oluşturmakta, biliyoruz. Kolkola girdikleri tarikat ehli medyada, Laikliği de pazara çıkarmışlardır. Eh, ‘serbest teşebbüs’e iman ettiklerini biliyoruz. Her türlü teşebbüsleri doğal karşılanmalı.

…..

Sözde solcularımız.. Sözde demokratlarımız.. Sözde devrimcilerimiz..

Gene de bilançolarının aktif hanesi en dolu olanlar şimdilik.. Ama ne pahasına?.. Cumhuriyet ilkelerinin faşizminden dem vuran Cumhuriyetçilikleri.. Türk devrimini küçümseyen Devrimcilikleri.. Devlet düşmanlığına soyunan sosyalistlikleri.. Azınlığın çoğunluğa tahakkümüne varan bir garip Halkçılıkları.. Ulus yerine kavmi koyan değerbilmezlikleri.. Milliyetçilikten kafatasçılık çıkaran bilinçaltı saplantıları.. Bu altüst oluşta, psikiyatri bilimine en çok ihtiyaç duyan onlardır; ciddi tedaviye ihtiyaçları vardır. Bilançoları affola.

…..

…ve şu meşhur ‘Aydınlanmacı’, seçkin Atatürkçülerimiz..

Gardroblarında en çok Atatürk rozeti taşıyanlardır. Kürsülerde, ekranlarda, sahnelerde, Localarda, sergilerde, müzayedelerde; nerede ararsanız arayın, bolca görürsünüz bu ‘aydınlatılmış’ oksuzları. Kalplerine saplanamamış oklardan sadece ikisi alınlarının orta yerinden vurmuştur onları: Laiklik ve Cumhuriyetçilik. Orada durun bir! Laiklik denilen, onlar için ‘seküler’ bir garip din; Cumhuriyet ise sadece kendileri gibi ‘aydınlanmışların’ gettosu.. “..Atatürk’te bizdendi!..” demedikleri kalmıştır bir. Şimdilik el uzatamadıkları bir O.

Ya bilançoları mı dersiniz? Maalesef bilemiyoruz, onlarınki ‘gizli’dir. Hesap defterleriyse Washington’da, Londra’da, Tel Aviv’de, Bilderberg’lerde tutulmaktadır.

İşte, her şeylerini Atatürk’e ‘borçlu’ olanlar bunlardır. Borçlarını bir türlü ödeyemeyenler de..

***

Atatürk’ten ‘alacaklı’ olanların yolu, elbet o büyük devrimcinin radikalliğinden geçer. O’nun 6 kat kalkanını üstüne eksiksiz kuşananların takabileceği bir rozettir Atatürkçülük. 6 Ok’unun tamamının uçlarını bileyecekleri yerdir yürekleri.. Gardrob kullanmazlar. 6 çelik yeleğin hiçbirini çıkarıp askıya asmazlar.

Bazıları merakla sorar hep onlara: “…Bunca grup, örgüt, dernek.. Bir birleşseniz, daha güçlü olsanız…”

Dikkat edin; yapılacak ilk iştir bu soruyu soranların elindeki okları saymak. Ola ki kırık oklar ya da kalbe saplanmamış olanlar ceplerinde bir yerlerdedir.

6’sını birleştirebilseler bir, soru sormak bir kenara, zaten Kemalizme gelmişlerdir.


Bu yazıyla ilgili düşüncelerinizi
iletmek için lütfen yazınız



Size ulaşmamız için isminizi, telefon numaranızı ve
e-posta adresinizi gönderin:
İsim: 
Soyisim:
Telefon: ( 0 )
 e-posta:    
Şehir:     
İlçe