14.01.2008/Sayı:169
TÜRKSOLU Anasayfa
Başyazı
Kapak
Türkiye
Dünya
Özgün
Ekonomi
Şiir
Bize Yazın

Manifesto
Gelenek
Çıkarken
Ulusal Sol
Abonelik
Arşiv
İleri Dergisi
Atatürkçü Düşünce Kulüpleri Federasyonu
Afişler
Künye


Atatürk
 Deniz Gezmiş Che Guevara

Türkiye Okur Mesajları

Okur Mesajları

"Vatandaş Türkçe konuş’’ kampanyası bana göre ‘’Alışverişimi Türk’ten yapıyorum, param PKK’ya gitmiyor’’ kampanyasından daha önemlidir. Ancak günümüz şartlarında PKK sorunu dilimizden daha önemli durumdadır. Öncelikle güvenliğimizi sağlamalıyız. Ülkemi bir insan vücudu olarak düşünüyorum. Terör de vücudumu içten içe yiyen, tüketen bir hastalık. Peki, kesip atamayacaksam bu hastalıklı bölgeyi tedavi olmalıyım. Hangi doktor, hangi reçeteyle? AB mi? Recep Tayyip Erdoğan mı? Bush mu?

Dilim, dinim, bayrağım bütündü Türkiye Cumhuriyeti altında. Önce dilimi aldılar, değiştirdiler İngilizcenin evrenselliğinin gölgesinde. Sonra dinimi “siyasal, ılımlı” gibi tabirlerle böldüler. El atılmayan yalnızca ay-yıldızım kaldı! Ayrılıkçı politikaların yaratıldığı günde Türkçe konuşmak ve düşünmek bir yana, mankurtlaştırılan beyinlere sahibiz.

Fikrimce, önce düşüncemizi özgürleştirmek gerek. Kendi kelimelerimize kavuşmalıyız, özgün beyinlere sahip olmalıyız. Sonrasında baskıdan kurtulan beyinler, değiştirilecek Anayasa’da tanımlanacağı gibi Türkçe konuşacaktır.

Temelden değişim gerek; bunun için küçük artçı sarsıntılar yetmez. Çalışan insanlar, konuşulanlar, düşünülenler, bu artçıların karşılığıdır. Biliyorum ki bu artçılar büyük depremin habercisidir. Sular ısınmış çoktan! Yozlaşan kültürümden sıyrılıp kendi neslime Türkçe konuşulan, özerk değil özgür bir ülke bırakacağım, bırakacağız. Böyle kampanyalar hastalıklı vücut için en doğru ilaçlardan biridir diye düşünmekteyim.

Emine Bilgin, Trabzon


Sayın Gökçe Fırat,

Sizin yazılarınızı heyecanla takip ediyorum. Tanrı kaleminize, yüreğinize kut versin...

Yazdıklarınızın hepsine canı gönülden katılarak, müsaadenizle ben de bir iki ekleme yapmak istiyorum. Efendim hani diyorlar ya, “Türk-Kürt kardeştir”, “Etle tırnak olmuşuz, kız alıp kız vermişiz” diye. Aslında bunların hepsi palavra. Kardeşlik afyonu ile uyutulanlar yalnız biz Türkleriz. Bizleri gelmekte olan tehlikeye karsı savunmasız, dirençsiz bırakmaktalar. Bu söylemlerle yurdumuzu adım adım istila edip bizleri esarete sürüklüyorlar.

Türk-Kürt kardeşliğinden dem vuranların şöyle birkaç aylığına Almanya’ya gelip gerçekleri görmelerini isterdim. Buradaki Kürtlerin %90’ı direk Türk düşmanı. Kürt örgütlerine parasal yardımda bulunurlar. Çoğu bölücü Kürdistan derneklerine üyedirler. Geri kalan %10 ise gene Türkiye düşmanı dinci cemaatlerin içinde aktif olup, dolaylı yoldan Türkiye ve Türk düşmanlıklarını icra ederler.

Avrupa’da Türk işletmeleri diye lanse edilen dönercilerin çoğu Kürttür ve PKK’nın en büyük para kaynaklarından birisini de bu dönerciler oluşturur.

Gene Türk kimliği adı altında yapmadıkları rezillik yoktur. Başta uyuşturucu olmak üzere, fuhuş, dolandırıcılık, devlet dairelerini Türk kimliği ile dolandırıp bunu Türklerin üzerine yıkmak, Türk kimliği altında Almanların karılarını-kızlarını taciz etmek, görüntü kirliliği, girdikleri her işte sahtekarlık yapıp Almanların Türklere karsı güvenini sarsarak gerçek Türklerle iş yapmalarını engellemek... Bunların yüzünden Almancaya “Getürkt”, yani dolandırıcı, hilebaz anlamına gelen bir sözcük girdi.

Ben diyorum ki, eğer Almanya’daki Türklerin % 10’u Almanya’ya karşı silahlı mücadele yapmış olsalardı, acaba Alman milleti ya da devleti Türkleri ne yapardı? Şu Kürtlerin Türkiye’mizde yaptıkları şarlatanlıkların onda birini biz Türkler başka bir ülkede yapsaydık, acaba bu milletler her şeye rağmen bizleri etle tırnak gibi görür müydü? Bizleri kardeş olarak görürler miydi? Sanmıyorum! Bırakın %10 u, % 5’imiz bunların yaptıkları pislikleri yapmış olsaydık, inanın en sert kanunları bir haftada çıkartırlardı. Gökçe Bey, bunca olanlara rağmen her kim bozuk plak misali Kürtleri bizlere sürekli kardeş olarak dayatmaya kalkışıyorsa, benim gözümde en büyük haindir. Şunu unutmayın, arkanızda yazılarınızı dikkatle takip eden yüz binlerce Türk genci var! Tanrı sizleri korusun!

Tuğtekin Yılmaz, Almanya


Öncelikle böyle bir dergiyi yayın hayatına kazandırdığınız için çok teşekkür ediyorum. Ülkemiz, gelen AKP iktidarı ile çok büyük bir bunalım yaşamaktadır. Onların gelmesiyle gerek onlar, gerek Batının bölücüleri tarafından Türk Milleti’ne Türk’ün karakterine uymayan sıfatlar ve iftiralar atılmıştır. Biz ve bizim gibiler Tay-yeap ve Tay-yeap gibilerine dersini vermeliyiz. Bu yolda hepimiz bir Atatürk, bir Deniz, bir Che olmalıyız. İnadına sol, inadına devrim!

Uğur Can Yıldız, Konya


Birilerimiz hâlâ Türkiye hükümetinin, bölgesel Kürt yönetiminin ve Amerikan emperyalizminin kanlı çıkarlarının kuklası olduğunu bağıraduralım, halkımız uyanmamakta ısrar ediyor. Ama BOP eşbaşkanları işlerini aksatmıyorlar. Çalık Holding, (Başbakanın damadının genel müdürü olduğu holding) Talabani ve Barzani gibi Amerikan ajanlarının ihalelerini alıyor onlarla işbirliği yapıyor. Ve hiçbir basın organında da bu gelişmeler haber değeri taşımıyor. Konuşulanlar sadece türban, patlatılan bombalar ve hain PKK oluyor. Bu vatan üzerinde oyunlar oynanıyor. Ağzımıza bir şeyleri sakız edip sadece onu konuşmamızı sağlamak ve saman altından su yürütmek istiyorlar. Kanmayın ey milletim! Okuyun, öğrenin ve hesap sorun. Ulu Önderimiz gibi bağımsızlık karakterimiz olsun. En derin devrimci duygularımla selamlar...

Emrah Şeliman, Kars


Ne mutlu Türk’üm diyorum. Şehitler ölmez, vatan bölünmez! Kudurmuş Siyonistler ve de emperyalistler bu milletten bir şey alamazlar. Çanakkale onlar için bir dersti. Ecdadım destanlar yazmış. Allah’a emanet olun.

Muhammet Alpay, Malatya


Sayın Adıgüzel’in yazıları harika! Milliyetçiliği öğrenmek isteyenler okumalı.

Akyan Aydoğan, İzmir


Sayın Gökçe Fırat;

Kürtler benim hiçbir zaman kardeşim olamaz. Kürtlere şirin gözükmek için salya sümük zırvalayan politikacılar şunu iyi bilmeliler: Çanakkale Savaşı’nda veya Kurtuluş Savaşı’nda Kürtlerle beraber savaşıp bu memleketi kurtarmadık. Bu palavralara benim karnım tok. Gidip bakın Çanakkale Şehitliklerine, kaç Doğulu şehit mezarı var? Benim milletim Çanakkale’de veya Kurtuluş Savaşı’nda memleketi için savaşıp şehit düşerken, Kürtler Doğuda İngiliz altınlarını alıp isyan çıkarıyorlardı. Hani bu memleketi beraber kurtarmıştık? Bu palavralara karnımız tok; artık gerçekler konuşulsun. Bu arada Kuzey Irak’a, PKK’yı kovmak şartıyla maddi yardım yapılmasını önermiş Sayın Cumhurbaşkanı! İlk önce kendi karnımızı doyuralım, aç insanlarımız var. Memura % 2 zam yapıyor milletvekilleri maaşlarına ise ekstra 1500 YTL. İyi iş! Bir söz var hani: Ayranı yok içmeye, atla gider....

Senih Gökçel, İçel


Hamdolsun

Ülkemiz sömürülüp, halkımız aç kalsa da
Dış güçler üstümüze bölücüyü salsa da
Nasıl olsa borsamız, piyasalar rekorda
Amerika bizimle “Başkan Bush”a hamdolsun

Barzanî, Talabanî efelenip rest çekse
Kanayan yaramıza her gün tuz biber ekse
İşbirlikçi ortaklar Irak’ta kazanıyor
Buna izin veriyor “Başkan Bush”a hamdolsun

Güneydoğu’da akan, su yerine kan oldu
Her karış toprağımız şehitliklerle doldu
Gene de sakin olun yönetime kızmayın
Destek için söz verdi “Başkan Bush”a hamdolsun

Petrol fiyatı artıp dış borcumuz çoğaldı
Ulusal kaynakları tüm yabancılar aldı
Yönetimin elinde yağlı kazıklar kaldı
Arkamızda duruyor “Başkan Bush”a hamdolsun

Vücut diline bakıp Tayyip’e hayran kaldı
Baş başa olmak için “Oval Ofis”e aldı
Sözler tutulsun diye dört yana haber saldı
Yağmasa da gürledi “Başkan Bush”a hamdolsun

Bizim Kasımpaşalı Teksaslıya fark attı
“At Pazarlığı” yapıp kim bilir neler sattı
Donanmamıza çürük eski gemiler kattı
Her şeye evet dedi “Başkan Bush”a hamdolsun

Afganistan, Irak’a demokrasi getirdi
Ülkelerde her şeyi talan etti bitirdi
Çocuk, kadın demedi yüz binlerce can aldı
Yapmadığı ne kaldı “Başkan Bush”a hamdolsun

Devrim Başarır


Neler yapmadık neler…

Neler yapmadık şu para için
Özelleştirmenin aliyyülâlâsını yaptık
Değerli ne varsa, hesap-kitap yaptık
Parayı en çok verene, babalar gibi sattık

Alanların kim olduğuna, niçin aldıklarına bakmadık
Ama paralarına bayıldık
Güzelim sahilleri, parsel parsel yaptık
Yabancılara sattık

Kâr eden işletmeleri, kuruluşları, bankaları
Bize para lâzım dedik, sattık, sattık, sattık
Paranın dini-imanı olmaz dedik
Sahiplerinin kim olduğuna bakmadık

Kimimiz asker olduk, dağlarda şehit olduk
Yan gelip yattık, bayraklı tabutlara konulduk
Geride gözü yaşlı ana babalar, eşler, çocuklar bıraktık
Kimimiz rapor aldık, askerlikten sıyırttık

Kimimiz saçları, başları, kulakları kapattık
Tesettür-türban dedik, insanları kandırdık
Faiz haramdır dedik, paraları topladık
Geriye istenince, bir bardak su için dedik

Borsayı yükselttik, milli gelir onbin olacak dedik
Yaşam seviyesi, dedik, sadaka dağıttık
İşsizliği patlattık, kapkaça, soyguna kapı açtık
Çiftçiyi perişan, üreticiyi pişman, çalışanı muhtaç ettik

Sevgi saygı kalmadı, önce menfaat dedik
Huzur aradık durduk, huzursuzluğu bulduk
Medeniyetler dedik, yüz yıl geriye gittik
Biz ettik biz bulduk, sonunda pişman olduk

Prof. Dr. Yaşar Bilgin


Bu yazıyla ilgili düşüncelerinizi
iletmek için lütfen yazınız



Size ulaşmamız için isminizi, telefon numaranızı ve
e-posta adresinizi gönderin:
İsim: 
Soyisim:
Telefon: ( 0 )
 e-posta:    
Şehir:     
İlçe