Pakistan seçimleri 18 Şubat’ta



Buttonun ölümünden sonra ülke savaş alanına döndü (üstte). Benazir Butto’nun yerine ise oğlu ve kocası getirildi (altta). |
|
Pakistan muhalefet lideri Benazir Butto’nun uğradığı suikast sonucu yaşamının yitirmesinden ardından Pakistan’da seçimlerin yapılıp yapılmayacağı konusu belli oldu. Seçimlerin geleceğini belirlemek için toplanan Pakistan Seçim Kurulu daha önce 8 Ocak tarihinde yapılacak seçimlerin 18 Şubat’a ertelendiğini duyurdu.
Komisyon Başkanı Gazi Muhammed Faruk suikastın ardından yaşanan şiddet olaylarının 8 Ocak’ta seçim yapılmasını olanaksız duruma getirdiğini belirterek, yerel yöneticilerle yapılan görüşmelerin ardından 18 Şubat’ı yeni seçim tarihi olarak belirlediklerini açıkladı. Ülkenin en güçlü iki muhalefet partisi olan Benazir Butto’nun Pakistan Halk Partisi’yle eski başbakanlardan Navaz Şerif’in partisi Müslüman Birliği, bunun ülkedeki şiddeti durdurmayacağına inansalar da, 18 Şubat’ta düzenleneceği açıklanan seçimlere katılacaklarını açıkladılar.
Suikast sonucu yaşamını yitiren Benazir Butto’nun naşı ise Karaçi yakınlarındaki Larkana kasabasında kılınan cenaze namazının ardından 1979’da idam edilen babası Zülfikar Ali Butto’nun mezarının yanına defnedildi. Butto’nun lideri olduğu Pakistan Halk Partisi’nin başkanlığına Butto’nun oğlu Bilaval Zerdari’nin geçirildiği açıklanırken, Butto’nun kocası Asıf Ali Zerdari de partinin eşbaşkanlığına getirildi. Siyasi gözlemcilere göre, henüz 19 yaşında olan ve eğitimini İngiltere’de sürdüren Bilaval’ın siyasi deneyimi olmamasından dolayı, Benazir Butto’nun iktidarı döneminde aldığı komisyonlardan dolayı adı “Bay Yüzde 10”a çıkan Asıf Ali Zerdari perde arkasındaki gerçek güç olacak.
Butto’nun öldürülmesi ülkedeki şiddet olaylarının bir kez daha tırmanmasına da neden oldu. Karaçi ve birçok büyük kentte gerçekleşen şiddet olayları sonucunda onlarca kişinin öldüğü, çok sayıda kişinin yaralandığı bildirildi. Pakistan’ın Peşaver kentinde binlerce kişinin katıldığı protesto gösterisinde Pervez Müşerref aleyhine sloganlar atıldı ve Müşerref yanlısı bir partinin bürosu yağmalandı. Multan kentinde ise güvenlik kuvvetleriyle göstericiler arasında çatışma çıktığı ve göstericilerin kentteki yedi bankayı yağmaladığı bildirildi. Ülke genelindeki şiddet olaylarında ölenlerin sayısının 50’yi aştığı ve zararın on milyonlarca dolar ile ifade edildiği bildiriliyor.
Butto’nun öldürülmesinin ardından ülkede üç günlük yas ilan eden Devlet Başkanı Pervez Müşerref ülkede yaygınlaşan şiddet olaylarının sorumlularının bulunması için bir komisyon oluşturduğunu ve ülke sokaklarında huzursuzluğa yol açan silahlı gruplara hoşgörü göstermeyeceğini açıkladı.
Suikastın ardından gözlerin, suikastı kimlerin düzenlediğine çevrildiğini söylemiştik. Pakistan İçişleri Bakanlığı’na göre Butto’ya düzenlenen suikastın arkasında El Kaide liderlerinden Beytullah Mahsud bulunuyor. Televizyon aracılığı ile ulusa seslenen Pervez Müşerref de suikastta El Kaide’nin parmağı olduğundan kuşkusu olmadığını ve tüm Pakistan halkı gibi kendisinin de üzüntü duyduğunu açıklamıştı. Pakistan yönetimi, suikastın arkasında El Kaide liderlerinden Beytullah Mahsud’un olduğunu kanıtlayacak istihbarat mesajları olduğunu söylüyor ama sunduğu kanıtlar yeterli değil.
Batılı ülkeler de Müşerref ile her nedense aynı fikri paylaşıyorlar. Butto’nun öldürülmesinin ardından Pakistan’ı ziyaret eden ilk Batılı lider olan Fransa Dışişleri Bakanı Bernard Kouchner, “Butto, Fransa ve AB’nin mücadele etmekte kararlı olduğu aşırılık yanlıları tarafından öldürüldü” açıklamasını yaparak Müşerref’in bir an da olsa soluk almasını sağlamış oldu.
Fakat Müşerref yönetiminin suikastı El Kaide’ye yıkmaya çalışması Batılılar dışında kimseyi ikna etmiş(!) durumda değil. Suçlamaların yöneldiği Beytullah Mahsud adına açıklama yapan Sözcü Malvi Ömer bu iddiaları kesin bir dille reddediyor: “Bunu şiddette reddediyorum. Aşiretimizin kendi gelenekleri vardır. Biz kadınları vurmayız. Biz sadece Amerika’ya karşıyız. Pakistan’ın siyasi liderlerini düşman olarak görmüyoruz.”
Butto’nun Halk Partisi yöneticileri de Pakistan yönetiminin açıklamalarına kuşkuyla yaklaşıyor. Suçun El Kaide’ye yıkılıp dikkatlerin başka yöne çekilmeye çalışıldığını söyleyen Ferhatullah Babar gerçek suçluların gizlenmeye çalışıldığı görüşünde.
Pakistan yönetimin daha önce Butto’nun patlama sırasında başını üzerinde bulunduğu araca çarptığı için öldüğünü açıklaması da bu kuşkuları derinleştiriyor. Çünkü ortaya çıkan son görüntülerde Butto’nun tabanca ile vurulduğu görülüyor. Son görüntülerde beyaz renk bir gömlek ve koyu renk ceket giyen bir kişi ve onun arkasında başında beyaz şal bulunan bir adam dikkat çekiyor. Daha sonraki görüntülerde koyu renk ceket giyen kişinin Butto’nun üç metre kadar yakınına sokulup sağ elinde tutuğu silahı Butto’ya doğrulttuğu görülüyor. Uzmanlara göre suikastta kullanılan tabanca, eylemi dinci teröristlerin yapmış olma olasılığını azaltan bir etken. Pakistan İçişleri Bakanlığı da zaten son görüntülerin ardından geri adım atarak, kesin ölüm nedeninin adli tıbbın vereceği rapordan sonra açıklanacağını bildirdi.
Artık tüm gözler Pervez Müşerref’e çevrilmiş durumda. Benazir Butto Pakistan’a dönmeden önce danışmanları aracılığıyla ABD Dışişleri’nin kapısının aşındırarak kendisinin çok iyi bir biçimde korunması gerektiğini bildirmişti. Butto ile Müşerref arasında iktidarın paylaştırılması gerektiğini söyleyen ABD ise nedense bu konuda oldukça vurdumduymaz davrandı. İşin içinde ABD tarafından yapılan bir tercih söz konusu olabilir. Eninde sonunda Müşerref, ABD’nin El Kaide gibi örgütlere karşı savaşında bölgedeki en büyük destekçisi. Sırf bu amaçla ABD yönetimimin Müşerref’e milyarlarca dolar para aktardığı biliniyor. Afganistan’dan kovulmaya çalışılan Taliban’ın en rahat yerleşebildiği ikinci bölgenin Pakistan’ın Veziristan eyaleti olması, Pakistan’ı ABD açısından son derece önemli bir noktaya taşıyor. Üstelik geliştirilmesine bizzat destek verdiği Pakistan’ın nükleer silahlarının dinci örgütlerin eline geçmesi riski de her zaman var. Benazir Butto her ne kadar Amerikancı olsa bile, El Kaide ve Taliban gibi aşırı dinci örgütler ile savaşta çok daha başarılı olacak olan Müşerref ABD’nin bölgedeki kupa ası konumunda.
Suikastın ardından CIA ve MI6 gibi istihbarat örgütleri de kendi işlerine yarayacak bir El Kaide bağlantısını hâlâ bulabilmiş değiller. Pakistan İstihbarat Örgütü’nün (ISI) Butto’yu öldürmemiş olabileceği ama suikast planları konusunda habersiz olmasının olanaksız olduğu da konunun uzmanları tarafından dile getiriliyor. Şüpheleri üzerinden uzaklaştırmak isteyen Pervez Müşerref’de suikastın aydınlatılması için İngiliz polisinden yardım istediklerini ve İngiltere Başbakanı Gordon Brown’un bu talebe olumlu yanıt verdiğini geçtiğimiz günlerde açıkladı. Butto’nun eşi Asıf Ali Zerdari ise, BM’nin suikastı soruşturmak için komisyon kurması isteğini yineliyor. BM ise İngiliz polis teşkilatı Scotland Yard’ın Müşerref’in isteğiyle devreye girmesinden dolayı kendilerinin bir komisyon kurmasına gerek olmadığını söyleyerek bu talebi reddetmiş durumda.
Şu an için Benazir Butto’yu kimin öldürdüğü kesinlik kazanmış değil ama bu suikastın arkasında kimlerin olabileceği konusunda herkesin ortak bir düşüncesi var. Kim bilir, belki de 50 yıl sonra istihbarat bilgileri üzerindeki gizlilik perdesi kaldırıldığı zaman Butto suikastının arkasında da ABD’nin parmağını göreceğiz!
|