07.01.2008/Sayı:168
TÜRKSOLU Anasayfa
Başyazı
Kapak
Yön
Türkiye
Dünya
Özgün
Şiir
Bize Yazın

Manifesto
Gelenek
Çıkarken
Ulusal Sol
Abonelik
Arşiv
İleri Dergisi
Atatürkçü Düşünce Kulüpleri Federasyonu
Afişler
Künye


Atatürk
 Deniz Gezmiş Che Guevara

Türkiye Okur Mesajları

Okur Mesajları

Sayın Gökçe Fırat;

Yazınızdaki görüşlere aynen katılıyorum. ABD emperyalizmi PKK’dan hiçbir zaman vazgeçmez. Türkiye’yi bölmek için elinde bir koz olarak kullanacaktır. Amaçları PKK’yı siyasallaştırmaktır. Silahsız bölücülük bugün Meclis’e girmiştir. “Alışverişimi Türk’ten yapıyorum, param PKK’ya gitmiyor” kampanyanızı destekliyorum. Ne mutlu Türk’üm diyene! Türkiye Türklerindir!

Cengiz Topçekeroğlu, İsveç


Sizleri yerden göğe kadar destekliyorum. Herkes sizin gibi yazı yazsa ne güzel olur. Türk Milleti sahipsiz değildir. Ne mutlu Türk’üm diyene! Bu devlet eskiden de Türk’tü, gelecekte de Türk kalacaktır. Bunun ismini değiştirmeye kimsenin gücü yetmeyecektir. Bir Tayyip değil bin Tayyip gelse, bir hain değil bin hain olsa Türk Milleti bunların hepsinin hakkından gelecektir. Buna eminim. Yazılarınızdan dolayı teşekkür ediyor ve başarılarınızın devamını diliyorum.

Alparslan Asiltürk, Bursa


Bu görüş beni her zaman gururlandırmıştır. Herkes gibi ben de temiz bir Türkiye istiyorum. Yapılan her türlü haksızlıktan her zaman bizler, yani Türkler zararlı çıkmıştır. O yüzden artık Türk dünyasına geri dönmelidir...

İbrahim Küçükali, Zonguldak


Sayın Hüseyin Adıgüzel;

Sizi tebrik ediyor ve destekliyorum. Maalesef her taraftan kuşatılmış Türklük, sizin gibi milli değerleri ile hareket eden insanlarımız ile yeniden yükselecektir. Milliyetçi ve Atatürkçü olmak nasıl bir erdem olduğunu önce Türklerin görmesi ve sahip çıkması gerekir ki, bu sözde aydınlar da mevcut yollarında ilerleyemesin. Saygılarımla.

Zafer Kurt, İzmir


Ben devrim ateşi ile yanan bir devrimciyim. Deniz Gezmiş’in ve arkadaşlarının idam edilişinden ben yalnızca o zamanki devleti, hakkı ve hukuku suçluyorum. İnsanın fikrini savunması, hayattaki en büyük mücadeledir. Şimdi ise bizler Deniz gibi değiliz. Devleti faşistlerin eline bıraktık. Hadi, tek bir yumruk olalım.

Devrim Aktaş, İstanbul


Sayın Nur Arslan;

Sevgili kardeşim, yazında eleştirdiğin ve dikkat çekmek istediğin tehlikeler gerçekten önemli. Bu konuda gerçekten bir şeyler yapmak istediğinin kanıtı. Ancak sadece bu uyarıları yapmak ve yanlışları göstermekle işimiz bitmiyor. Bize bu konuda vatandaş olarak neleri değiştirebileceğimizin, nerelerde kendi yaptırım gücümüzü oluşturacağımızın da yolunu göstermen gerekir. Ben daha İzmir’deki bir Anadolu lisesinde son sınıf öğrencisiyim. Bu ülkede yaşayacağıma, ülkem için çalışıp üreteceğime, Kemalist çizgiyi korumak yolunda nefesimi tüketeceğime göre şu anda ne yapmam gerektiği hakkında bir yol göstermenizi istiyorum sizden. Saygılarımla.

Uğur Yarımca, İzmir


Sayın Ali Özsoy;

Ben Alevi veya solcu olmamama rağmen 141. sayıdaki görüşlerinize tamamen katılıyorum. Görüşleriniz her şeyi tam olarak anlatmaktadır. Üzerimizde oynanan oyunları çok güzel açıkladınız. Son olarak, Sünni ve Alevi her zaman kardeştir. Onlar Türkiye’de bir anne-babanın iki çocuğu gibidir. Bunu da hiç kimsenin oyunlarla bozmasına izin vermeyelim.

Sedat Çelebi, İstanbul


Sayın Gökçe Fırat;

Son başyazınız harika. Tam olarak benim görüşlerimi barındırıyor. Bizim de Tayyip’le ilgili bir şeyler yapmamız lazım. O boş durmuyor...

Beyza Kesat, Tekirdağ


Ben bir MHP’liyim ama tek kelime ile hayran oldum sitemize. Artık sitemiz diyorum; çünkü burayı çok sevdim. AKP’nin Kürtçü politikalarına deli oluyorum zaten. Onlara göre Türk’üm demek ayıp, Kürdüm demek ise özgürlük. Bir tanesi “İslamda terör günahtır” demiyor. Çünkü başbakanından tutun da, cumhurbaşkanına kadar hepsi Kürt fanatiği.

Erhan Yılmaz, İstanbul


Sayın Yurtsever İmren;

Öncelikle bir Türk olarak benim hislerime tercüman olmuşsunuz. Sizleri en içten dileklerimle kutluyorum... Ben yurtdışında yaşıyorum, yaşım 36. İnanın buralarda da bunların Türk kimliği altında yapmadıkları rezillik yoktur. Tabii bunun faturası kime çıkıyor? Tabii ki işinde gücünde, alnının teriyle parasını kazanan Türklere!

Tuğtekin Yılmaz, Almanya


Sayın Gökçe Fırat;

Gerçekten güzel bir konuya değinmişsiniz. Ben İzmir’de yaşıyorum ve kent şu an berbat bir halde. Nedeni ise Kürt göçü. Bu insanların oturmuş milli bir karakterleri olmadığı için, kapalı bir ortamda büyüyüp sonra İzmir gibi bir şehre geldikleri zaman ne yapacaklarını bilemezler. Eskiden PKK’lı değildi Kürtlerin çoğunluğu ama şimdi bu da değişti. Hepsi örgüte destek veriyor şimdi. Bunlar yakında eylemleri çoğaltacaklar da...

İstanbul’da arabalar kundaklanmaya başlandı bile. Bence yavaş yavaş iç savaşa sürükleniyoruz. Umarım bu gerçekleşmez. Keşke ülke sanayisi dengeli dağılsaydı da insanlar doğdukları kentte kalıp yaşamını sürdürseydi. İzmir’in durumunu harap görüyorum bu açıdan. Kadifekale diye bir yer var İzmir’in ortasında. Artık Kürt kalesi konumuna gelmiş durumda. PKK’lı mı ararsın, çete mi ararsın... Artık aklınıza ne geliyorsa.

Karşıyaka’da caddede yürüyorsunuz, Kürt bir çocuk bağırarak, kızlara laf atarak, küfrederek geziyor. Belediye otobüslerinin içerisinde de durum gene böyle. Ayrıca söylediğiniz gibi Kürt nüfus artışı bilinçli bir artış. Şimdi bunlar sürekli şunu söyler dururlar: Atatürk bunlara söz vermiş, Kürt devleti kurulacakmış... Bugün Atatürk’e deha diyoruz. Bir deha Kürtlere devlet mi verecek? Onun için azınlık olmanın ezikliğini yaşıyorlar. Bu yüzden de bilinçaltlarına yerleşmiş bir çoğalma politikası yürütüyorlar. Bence devletin, Çin’de olduğu gibi, sert bir nüfus planlamasına gitmesi lazım. Türkler zaten bu nüfus planlamasına uyar, ondan endişem yok. Ama bakalım Kürtler buna uyacak mı? O biraz düşündürücü! Umarım ülkemiz kötü günleri bir daha yaşamaz.

Ömer Duran, İzmir


Sayın Yekta Güngör Özden;

İnsanlar iktidarın yönetimini faşizm olarak nitelendiriyorlar ama Şeriata bir adım kaldı. Zaten, o da faşizm gibi çok uçta ve en az onun kadar zorba bir yönetim tarzı. Günümüzde Atatürk’ün kendilerinden olduğunu düşünen pek çok Alevi var. Böyle düşünen Alevilerin, baştakilerin ayak oyunlarına kanmayacak kadar Atatürkçü olmaları gerektiğini umut ediyorum. Alevilere bunun daima hatırlatılması uygun olur herhalde. Saygılarımla.

Bahar Söylemezoğlu, Ankara

Sayın Cihan Dura;

Sadece Kaz Dağları değil, Türkiye’nin doğusunda da altın arama bahanesiyle o bölge talan ediliyor. Üstelik Türkiye’nin en büyük altın madeni o bölgededir. Bölge halkından itiraz gelmiyor. Üç kuruş para ile uyutuluyorlar. Bu soygun fark edildiğinde çok geç olacak. Maalesef PKK da o bölgeden besleniyor.

Gülser Ayan, İstanbul


Birkaç aydır apartmandan çıkarken gözüme bir dergi ilişiyor posta kutularının yanında. Kırmızı ambalajı içinde, büyük ebatlı ancak ince bu derginin adına hiç dikkat etmedim. Anlaşılan apartmandan birileri dergi abonesi. Ambalajının üstünden kapakta yazılanlara baktım. İlk başta ırkçı bir dergi gibi geldi bana. Son sayısında Gökçe Fırat isimli yazarın yazısında Kürtlerin istilasından ve yarattıkları rahatsızlıktan bahsediliyordu. Irkçı, kafatasçı bir grup diye düşündüm ama gene de herkesin -en milliyetçi geçinen grupların bile- sessiz kalmayı tercih ettiği, neredeyse tabu gibi yaklaştığı bir ortamda bu kişinin bu denli açık sözlü ve cesur davranabilmesi ilgimi çekti.

Sonra aradan bir kaç gün geçti, internette dolaşırken derginin kapağında yazan yazı geldi aklıma: “...Google’da Kürt kelimesini aratırsanız Gökçe Fırat’ın yazısı çıkar karşınıza.” Arattım ve okumaya başladım “Kürt varsa sorun var...” başlıklı yazınızı. Açıkçası sonuna kadar okumak için zor tuttum kendimi; çünkü size bir an önce bu yazıyı yazma arzusu uyandı içimde.

Yazınız ön yargılarımın tam tersine, akıl temelinde, bilimsel bir dille yazılmış. Yazdığınız her cümleyle düşüncelerim birebir örtüşüyor. Size bu yazınızdan dolayı en samimi tebriklerimi sunuyorum. Eğer bu ülkeyi yönetenler Türkiye Cumhuriyeti’ne sadık, kendini ona adamış akılcı insanlar olsaydı, sizin bu yazınızı başucu yaparlar, üzerinde günlerce düşünürlerdi. Her şeyin yanlış olduğu bir ortamda sadece doğru göze batar. Sizin yazılarınız da bunu başarmış gözüküyor. Tekrar tebrik ediyorum.

Adnan Kağan Sucu, İstanbul


Türk gençliği hep sizinle beraber olacaktır. Cumhuriyet’i hiçbir zaman muhafazakar bir hükümete bırakmadık, bırakmayacağız. Cumhuriyetçi harekat ilelebet sürecek.

Sibel Yöleri, Erzurum


Sayın Hüseyin Adıgüzel;

Mükemmel bir kampanya. Kayseri’de üniversite öğrencisiyim. Bu rozetlere burada nasıl ulaşabileceğimi bilmiyorum. Bilgilendirirseniz sevinirim.

Alper Göktürk, Kayseri


Sayın Sami Arısoy;

Türk demek, Türkçe demektir. Ne mutlu “Türk”üm diyene!

Taner Koşturan, İstanbul


Sayın Yunus Yılmaz;

MHP’nin şoven tutumu 50 yıldır böyleydi ve hâlâ aynı. Bundan sonra da değişmeyecek. MHP, Cumhuriyetçi, Kemalist Türkiye’de asla barınmamalıdır. Saygılarımla.

Emre Hakkı, İçel



Bu yazıyla ilgili düşüncelerinizi
iletmek için lütfen yazınız



Size ulaşmamız için isminizi, telefon numaranızı ve
e-posta adresinizi gönderin:
İsim: 
Soyisim:
Telefon: ( 0 )
 e-posta:    
Şehir:     
İlçe