07.01.2008/Sayı:168
TÜRKSOLU Anasayfa
Başyazı
Kapak
Yön
Türkiye
Dünya
Özgün
Şiir
Bize Yazın

Manifesto
Gelenek
Çıkarken
Ulusal Sol
Abonelik
Arşiv
İleri Dergisi
Atatürkçü Düşünce Kulüpleri Federasyonu
Afişler
Künye


Atatürk
 Deniz Gezmiş Che Guevara

Türkiye Hakkı Koca

Amerika PKK’yı bitirmez, diriltir!

İki bin sekiz yılının ilk haftasını geride bıraktığımız şu günlerde, 16 Aralık 2007’de başlayan Amerika destekli PKK’ya yönelik hava operasyonları istenilen sonuçları vermeye başladı. İstenilen sonuç tabiî ki Amerika ve onun kayıtsız destek verdiği AKP karanlığının arzu ettiği sonuçlardı.

Kontrollerinde bulundurdukları medya gücü ile ABD yanlısı yayınlarla halkımızın PKK’ya karşı olan duygularını kullanarak, Amerikanın artık Kürtler yerine Türkleri tercih ettiğini, sonra da Ortadoğu’da Türkiye’siz bir harekat yapmayacağını övünerek anlatmaya ve yaymaya başladılar.

Hızlarını alamayan medyanın "usta" kalemleri gazete köşelerinde ve TV açıkoturumlarında "PKK’nın bittiği, hatta 2008 yılının PKK’nın son senesi olacağı" gibi yanlış ve yönlendirici tezler üreterek Amerika’nın istediği havanın toplum içinde oluşmasında epey bir katkı sağladılar. Anladığımız ve gözlemlediğimiz kadarıyla başarılı olmuş gibi de gözüküyorlar.

Sıradan vatandaşımızın bu tuzağa düşmesi kaçınılmaz. Ne yazık ki "aydın" diyebileceğimiz kişiler bile bu rüzgara kapılabiliyorlar.

Acaba gerçek yukarıda anlatılan gibi miydi?

Amerika Kürtler yerine Türkleri mi tercih etmişti?

Ve dahası PKK bitirilecek miydi?

Oysa daha yüz yıl öncesinden Ortadoğu ve Kafkasya bölgesinde kendi emperyalist çıkarlarına uygun politikalar belirleyerek ünlü Wilson prensiplerini hayata geçirmeye çalışmak Amerika’nın en büyük amaçlarından biriydi.

Bu amaç, Sevr haritasında da bütün gerçekliğiyle göz önüne seriliyordu. Sevr haritasında Ortadoğu’da kurulacak yeni devletlerin en büyüğü olarak Kürdistan görünüyordu. Amerika’nın güdümünde kurulacak bu devlet, Amerika’nın emperyalist-sömürgeci hakimiyetinin yayılmacı gücünü oluşturacaktı.

İstenilen olmadı, olamazdı!

Dünya tarihinin bugüne değin gördüğü en büyük antiemperyalist direniş ve Kurtuluş Savaşı, Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk önderliğindeki Türk Ulusu tarafından verilerek emperyalizm bu topraklardan atıldı.

Yeni Türkiye Cumhuriyeti, bir güç olarak doğuşunu ilan etti. Bu devletin kuruluşu emperyalist hayaller içinde olan İngiliz İmparatorluğu’nun da hayallerini sonlandırmıştı.

Aslında çok daha önemlisi, Amerika’nın uygulamak istediği emperyalist hakimiyet planlarının da bitmesine neden olmuştu. Bu yüzden, yeni Türkiye Cumhuriyeti’nin bugünkü sınırlarını oluşturan Lozan Antlaşması’nı Amerika hâlâ imzalamamıştır.

Çünkü karşısında milli bilinci yüksek bir ulus devlet oluşumu vardır. Şartlar ne olursa olsun, hatta bugün bile ihanet içinde olan yöneticiler olsa da Türk Milleti’nin bir araya gelmesi emperyalizmin planlarını boşa çıkaracaktır. Bu yüzden ulus olmayan, millet bilinci bulunmayan bir etnik aşiret topluluğu olan Kürtler yerine, Amerika nasıl olur da Türkleri tercih edebilir?

Amerika’nın amacı bellidir. Tüm stratejisi Türk devletini yok etmek üzerine kuruludur. Aradan geçen yüzyıl, bu isteği daha çok arttırmıştır. Eğer başaramazlarsa Wilson’un kemikleri mezarında sızlayacaktır.

Peki çokça dile getirilen PKK bitirilecek masallarına ne demeli?

Türk halkını aldatmaya yönelik bir hareket olan bu operasyonda Amerika, PKK’nın yok olmasını kesinlikle istemez; çıkarlarına aykırıdır. Nedeni aslında tüm çıplaklığıyla ortadadır. Irak devletinin parçalanmasını gerçekleştiren Amerika, önümüzdeki aylarda yeni bir projesini hayata geçirecektir: İran’ın “demokrasi”ye kavuşturulması bahanesiyle işgal edilmesi. Daha doğrusu "Büyük Kürdistan" kukla devletinin kurulması için İran devletinin parçalanması. Devamında ise Afganistan’dan Pakistan’a kadar uzanan, Amerikan emperyalizmine köle olmuş işbirlikçi devlet toplulukları.

Bu operasyon için PKK mutlak gereklidir. İran’da PKK’nın kardeşi olan PEJAK’ı destekleyen Amerika nasıl olur da PKK’yı bitirebilir? Kurulacak Kürt devletinin ilk çekirdek askeri gücünü bunların silahlı milisleri oluşturacaktır.

Bu konuyla ilgili en çarpıcı yorumu ise TÜRKSOLU gazetesi başyazarı Gökçe FIRAT, 31 Aralık 2007 tarihinde yayınlanan 167. sayıda şöyle yapmıştır;

“Türkiye’nin işbirlikçileştirilmesi, İsrailleştirilmesi, emperyalistleştirilmesi, operasyonu. Tabii burada PKK’nın İran kolu PEJAK’ı da unutmamak lazım. Türk ve Amerikan jetleri İran’ı bombalarken kara operasyonunu PKK’nın İran kolu olan PEJAK üstlenecektir.

Bu, Türkiye’nin Birinci Körfez Savaşı’nda reddettiği roldür. 17 yıl sonra Türkiye’ye aynı rolü biçmiştir ABD.”

Böylesi bir harekat hazırlığında olan Amerika PKK’yı bitirmez, aksine diriltir. Bunun farkına Türk halkı mutlaka varmalıdır.

Amerikan yanlısı politikalar güden medya baronlarının yorumlarına itibar etmemelidir.

Onların anlattığı masalların etkisinde kalacak Türk halkı, farkında olmadan Amerikan emperyalizminin planlarını daha rahat uygulamasına olanak tanıyacaktır. Bu, PKK’nın siyasallaşmasını ve Türk devletinin parçalanmasını hızlandıracaktır…


Bu yazıyla ilgili düşüncelerinizi
iletmek için lütfen yazınız



Size ulaşmamız için isminizi, telefon numaranızı ve
e-posta adresinizi gönderin:
İsim: 
Soyisim:
Telefon: ( 0 )
 e-posta:    
Şehir:     
İlçe