07.01.2008/Sayı:168
TÜRKSOLU Anasayfa
Başyazı
Kapak
Yön
Türkiye
Dünya
Özgün
Şiir
Bize Yazın

Manifesto
Gelenek
Çıkarken
Ulusal Sol
Abonelik
Arşiv
İleri Dergisi
Atatürkçü Düşünce Kulüpleri Federasyonu
Afişler
Künye


Atatürk
 Deniz Gezmiş Che Guevara

Türkiye Ayşegül Anıt

ABD’nin Kürt-İslamcı ittifakına karşı Türk örgütlenmesi

ABD, emperyalist emellerini uygulamaya geçirmek, istediği bölgeyi işgal etmek için söz konusu ülkelerde her türlü oyununu oynar. Eğer söz konusu ülke Müslümansa din kartını oynayarak iktidarı ele geçirir, Şeriat isyanları çıkartır, dinci terörü destekler. Türkiye’de ise huzursuzluğu ve terörü hakim kılmak için Şeriatçıların yanı sıra ikinci bir kartı daha vardır: Kürtler.

Atatürk devrimleri üzerine kurulmuş sağlam bir Cumhuriyet’i yıkmak, yandaşlarını ülkenin her tarafında hakim kılmak kolay değildir. Zira 1950’de iktidar yaptığı Adnan Menderes’ten, günümüzde iktidar olan AKP’ye kadar geçen 58 yıllık bir zaman içinde kimi zaman Şeriatçıları, kimi zaman zihniyet açısından hiç farkları olmayan Kürtçü iktidarları hakim kılmıştır. Bu da ülkede artık dizginleri tamamen ele alması anlamına gelir.

Kürtçü-Şeriatçı güçler, son iktidarla birlikte almaları gerektiğine inandıkları bütün makamları ele geçirmiş durumdadır. Önce hükümeti, sonra Cumhurbaşkanlığını, Yargıtay’ı, YÖK’ü derken laik Türkiye Cumhuriyeti’nde ele geçirilmemiş bir kurum neredeyse kalmamış duruma geldi.

ABD ve AB’nin istekleri doğrultusunda hazırlanan, Şeriata kesinlikle aykırı düşeceğine inanmadığımız, Kürtlerin ve Kürtçülerin çok sevecekleri ve dört gözle bekledikleri “AKP Anayasası” neredeyse hazır hale geldi. Anayasa’nın hükümlerini denetleyecek, yargılayacak olan kurumlar da Şeriatçıların denetimine girdikten sonra ABD’nin eli çok rahatlamıştır.

ABD’nin bundan sonraki politikası, PKK’ya verdiği destekten dolayı Türkiye’de kendisine karşı oluşan nefreti azaltmak olmuştur. Bunun için uyguladığı taktik ise Kuzey Irak operasyonunda Türk Silahlı Kuvvetleri’ni destekler gibi görünmektir. Kürtçü-Şeriatçı medyanın ABD’yi Türklerin yanında yer alan, yeniden bizim müttefikimiz olan bir ülke gibi göstermeleri de bunun bir ABD oyunu olduğunun kanıtıdır. Çığırtkanlar uzun zamandır, ABD’nin verdiği istihbaratlar sayesinde, TSK’nın Kuzey Irak’ta PKK’yı bitirme noktasına yaklaştığını çığırıp duruyorlar. ABD’nin günübirlik siyaseti olmaz. Dün PKK’yı kamplarında ziyaret eden, onlara silah temin eden ABD, “Serv”de kurmak istediği Kürdistan’ı kurmadan Kürt siyasetini değiştirmez.

Bugün ABD’yi Türkiye’nin dostu olarak gösteren Kürtçü ve Şeriatçı basın da ABD’nin oyunlarının hizmetkârları oldukları için yaptıkları haberlerle ABD’nin ekmeğine yağ sürmektedirler. Dün Kürtler nasıl ABD’nin sadık adamlarıydılarsa, bugün de değişen bir şey yoktur. Bu bölgede ABD’ye her zaman hizmet edecek, piyon olacak, onun adına terör yapacak bir topluluk gerekir. Bu görevi de en iyi uygulayan Kürtlerdir. PKK’nın aylar önce boşalttığı kampların bombalanmasından ABD’nin Kürtleri gözden çıkardığı anlamının çıkarılması safdillik ya da kasti tutum olur.

Bu durumda biz Türklere düşen görev zaman kaybetmeden örgütlenmemizdir. Bu örgütün çatısı da Milli Mücadele Derneği’dir. Gidişattan, Kürtçü-Şeriatçı güçlerden rahatsız olan; yarın-öbür gün Türkiye toprakları üzerinde bir Kürdistan görmek istemeyen her Türk’ü bizim çatımız altında birliğe davet ediyoruz.

İktidarın ve yandaşı medyanın çizdiği pembe tablo

TSK’nın Kuzey Irak’ta yaptığı operasyonu, PKK’yı tamamen bitirecekmiş gibi gösteren çevreler hayali bir tablo çizmektedirler. Bu çevrelerin tezleri PKK’yı önce askeri adımla çökertmek sonra da ekonomik, sosyal ve siyasi adımlarla bunu desteklemek gerektiğidir.

Askeri adım şu an uygulamada. Siyasi çözüm ise şu an öneri aşamasında. Sundukları öneri, dağdaki eşkıyayı indirmek, şehirdeki eşkıyanın dağa çıkmasını engellemek için af çıkarmak.

PKK elindeki silahlarla düzlüğe inecek, bu silahları ilerde yeri gelince yeniden kullanmak için temizleyip, yağlayıp zulaya kaldıracak. AKP parmak hesabıyla PKK’lılar için intibak kanunu çıkartacak. Buna göre dağda kaldıkları süre göz önünde tutularak teröristlere kadro ayarlanacak ve teröristler maaşa bağlanacak. Belediyelerde ve devlet kurumlarında PKK’lılara iş verilip maaş bağlandıktan sonra PKK terörü bitirilecekmiş! İşte çözüm için önerilen ekonomik ve sosyal önlemler bunlar. Dağda Türk askerini şehit eden teröristler, Türkler işsiz bırakılmaya devam edilerek ödüllendirilecek. Dağa çıkana devletin şefkatli kolları açılacak.

“Devlet doğuya yatırım yapmıyor, oralarda iş yok, güç yok. Kürtler bu yüzden dağa çıkmak zorunda kalıyor” diyen malum çevrelerin önerileri de tabidir ki bu şekilde olacaktır. İşsizlik Ege’de, Akdeniz’de, Karadeniz’de, Marmara’da, İç Anadolu’da da var. Devletin yatırımlarından faydalanan Kürtçü ve Şeriatçı gruplar olduğu halde Türkler dağa çıkmıyor, Kürtler çıkıyor.

İşin asıl siyasi boyutları ise sonralara saklanıyor. Görüşmeler, anlaşmalar gereği etkisi azaltılan PKK’yla kesin ve net çözüme ulaşmak için masaya oturmak. Tabi teröristlerle masaya oturmak için önce onlara siyasi kimlik kazandırmak gerekecek. PKK’nın Meclis’teki uzantıları olan DTP’liler gibi PKK da meşrulaştırılacak. Ya da DTP’ye “Ben PKK’nın ve bütün Kürtlerin temsil hakkına sahibim” deme hakkı verilecek ve siyasi zeminde pazarlığa oturulacak. Türkiye’de her şey çok çabuk gelişiyor ve Türk halkı her şeye çok çabuk alışıyor. Bu kadar da olmaz demeyin. Yarın öbür gün önlem almazsak PKK’yla pazarlığa da oturtulabiliriz. Kürtçü ve ılımlı İslamcı(!) ABD’nin Türkiye’de görmek istediği son tablo budur. Şu andaki iktidarın ve malum medyanın görevi gerçeklerin üzerini örtüp, askerin yaptığı operasyonu süslü sözlerle anlatmaktır. Amaç yukarıda saydığımız önerileri sırasıyla uygulamaya geçirip Türk halkını da olacaklara önceden alıştırmaktır. Şu anda askeri boyutuyla göz boyama evresindeler ve başarılı oldular. Sıra sosyal, ekonomik ve siyasi boyutlarda.


Bu yazıyla ilgili düşüncelerinizi
iletmek için lütfen yazınız



Size ulaşmamız için isminizi, telefon numaranızı ve
e-posta adresinizi gönderin:
İsim: 
Soyisim:
Telefon: ( 0 )
 e-posta:    
Şehir:     
İlçe