31.12.2007/Sayı:167
TÜRKSOLU Anasayfa
Başyazı
Türkiye
Dünya
Özgün
Ekonomi
Bize Yazın

Manifesto
Gelenek
Çıkarken
Ulusal Sol
Abonelik
Arşiv
İleri Dergisi
Atatürkçü Düşünce Kulüpleri Federasyonu
Afişler
Künye


Atatürk
 Deniz Gezmiş Che Guevara

Türkiye İlyas Salman

İlyas SalmanZehirli pasta: Ilımlı İslam

Bu yazıya bir özürle başlamak zorundayım. Bu hafta bazı özel sorunlarımdan ötürü yazımı TÜRKSOLU’na gecikmeli olarak iletiyorum. Umarım baskıya yetişir. Yoksa benim fuzuli düşüncelerimi haftaya okursunuz.

Ülkemizdeki gerici ve faşizan gelişmeler içimi karartmıştı. Bu karmaşık ortamda hangi umuttan, hangi olumlu gelişmeden, hangi gerici tatsız-tuzsuz çorbadan bahsedecektim?

Bütün bunlardan dolayı bu hafta elim kaleme zor gitti.

Fakat Cuma günü sabahı Pakistan’da muhalefet partisi durumunda olan Halk Partisi’nin lideri sosyal demokrat Benazir Butto’nun bir suikaste kurban gitmesi üzerine zorunlu olarak elim kaleme uzandı.

Öyle ya, ülkemizde de sosyal demokrat olsun, ilerici olsun, sosyalist olsun o kadar çok aydın aynı karanlık güçlerce katledildiler ki, ben Hindistan, İran, Irak, Filistin gibi ülkelerde yaşanan bütün bu katliamları aynı zincirin halkaları olarak görüyorum.

Görünen odur ki, dini kendisiyle Tanrı’yı bağlayan bir bağ olarak gören gerçek Müslümanları bu katillerden ayrı tutarak, dinini siyasete ve ticarete alet eden eli kanlı katilleri deşifre etmek, açığa vurmak görevimdi; daha doğrusu görevimizdir.

Öyle yıkma kendini,
Öyle mahzun, öyle garip...
Nerede olursan ol,
İçerde, dışarda, derste, sırada,
Yürü üstüne - üstüne,
Tükür yüzüne celladın,
Fırsatçının, fesatçının, hayının...
Dayan kitap ile
Dayan iş ile.
Tırnak ile, diş ile,
Umut ile, sevda ile, düş ile
Dayan rüsva etme beni.
Gör, nasıl yeniden yaratılırım,
Namuslu, genç ellerinle.
Kızlarım,
Oğullarım var gelecekte,
Herbiri vazgeçilmez cihan parçası.
Kaç bin yıllık hasretimin koncası,
Gözlerinden,
Gözlerinden öperim,
Bir umudum sende,
Anlıyor musun?

Ahmed Arif

Benazir Butto’nun yine kendisi gibi sosyal demokrat olan babası Zülfikar Ali Butto’nun birkaç faşist generalin yaptığı darbe sonunda adalet ve insanlık dışı bir kararla idam edilmesi, Pakistan’daki demokratik ilerleyişin önüne set çekmesi açıkçası sonun başlangıcını belirtiyordu.

Müslüman çoğunluğunun yaşadığı Türkiye ve Pakistan gibi ülkelerdeki bu tür gelişmelerin İslamlaştırma politikalarının bir sonucu olduğu yalanının arkasına sığınarak büyük bir yanılgının aleti oluyoruz.

Bu çabaların asıl amacı, bu gibi ülkelerde Araplaşmış halklar yaratabilmek. Şu biline ki, Arap miskinliğinin çukuruna düşen bu halklar ABD ve Avrupa gibi emperyalist yayılmacılıktan başka emeli olmayan büyük sermaye gruplarının sömürüsüne daha açık, daha dirençsiz olacaktır.

Emperyalizm tarafından yoksul İslam ülkelerine altın tepside sunulan ve ılımlı İslam diye yutturulan zehirli pastanın stratejik anlamı, bu yoksul İslam ülkelerini 1.500 yıl öncesinin koyu karanlık Arap-İslam faşizminin kaleleri durumuna getirmektir.

Bu oyunlarına kafatasçı faşistleri de katarak, içine düşeceğimiz kuyuyu daha da derinleştirmektir amaçları.

Bu olay Pakistan’daki demokrasi güçleriyle İslam faşistlerini daha savaşçı bir çekişmeye götürecek ve bu alacakaranlıktan silah ve para sahibi emperyalist güçler paylarını büyüterek çıkacaklardır.

Ama şu biline ki, ne Deniz Gezmiş’lerin asılması, ne Kızıldere’de Mahir Çayan’ların kurşuna dizilmesi, ne araştırmacı gazetecilerin bombalarla öldürülmesi, ne üniversitelerimizdeki gerici gelişmelere karşı mücadele eden tam bağımsızlıkçı, Kemalist öğretim üyelerinin ortadan kaldırılması, ne Benazir Butto’nun beynini yemiş bir din manyağının bombasıyla ölmesi, Üçüncü Dünya ülkeleri dediğimiz yoksulluğun, gericiliğin, işbirlikçiliğin kol gezdiği ülkelerdeki demokrasi savaşını durduramayacak.

Aksine bu tarz baskılar, ölümler, kıyımlar demokrasi güçlerinin demokrasi azmini kuvvetlendirecektir...

Yaşasın tam bağımsız Türkiye umudu!

Dilerim ömrünüz umudunuzdan önce biter.

Sevgiler, saygılar...


Bu yazıyla ilgili düşüncelerinizi
iletmek için lütfen yazınız



Size ulaşmamız için isminizi, telefon numaranızı ve
e-posta adresinizi gönderin:
İsim: 
Soyisim:
Telefon: ( 0 )
 e-posta:    
Şehir:     
İlçe