| Hüseyin Adıgüzel |
PKK’nın para kaynaklarını kurutacağız! Bize saldıranlar kimler? O gazete köşelerine nasıl gelip yerleştiklerini cümle alemin bildiği bazı kalemşörler köşelerinde, bazı aymazlar da internet sayfalarında iki-üç gündür yeni bir linç kampanyası, yeni bir yargısız infaz başlattılar. Milli Mücadele Derneği’nin yasal ve demokratik ortamda, en doğal haklarından birini kullanmasına, yaylım ateş “Büyük Provokasyon!” diyerek karşı çıktılar. Ne faşistliğimiz kaldı, ne ırkçılığımız, ne de bölücülüğümüz. Kinlerini ağızlarının salyaları ile kustular! Kim bunlar ve ne iş yaparlar? Bunlar; mideleri uğruna kalemlerini satanlar, bunlar; vatan, millet, bayrak gibi kutsal değerleri beş dakikalık bir zevk uğruna ipotek edenlerdir. Bunların namus ve ahlak anlayışları, ellerinde tuttukları kalemlerinin boyu kadardır. Bunlar; sokakları, caddeleri, iş yerlerini haraca kesen Kürt mafyasını seslerini çıkarmadan izleyenlerdir. Semtleri, mahalleleri, caddeleri, sokakları yaşanmaz hale getiren; belediye otobüslerini yakan PKK militanlarına ve yandaşlarına gıklarını çıkarmayanlardır. Üç gündür İstanbul’u yakıp yıkanlara; polise, taş, sopa ve molotof kokteyli ile saldıranlara “Demokratik haklarını kullanıyorlar” diyenlerdir. İstanbul’da, Ankara’da, Diyarbakır’da, Hakkari’de, Apo posterleri ile yasaları çiğneyerek yürüyüş yapanları alkışlayanlardır. İstanbul sokaklarında, “Hepimiz Ermeniyiz, Hepimiz Hrant’ız” diye yürüyenlerdir. Bunlar; yasadışı her türlü Kürt, Ermeni eylemini “demokratik hak” sayanlardır. Adam öldürenleri, bebek katillerini, bomba atanları, mayın döşeyenleri, PKK’ya ekonomik destek veren ve yataklık yapanları, Apo posterleri ve Kürdistan bayrağı ile yürüyenleri demokrat saydıkları için provokatör saymayanlardır. Topraklarımızın, stratejik kurumlarımızın, bankalarımızın, Kıbrıs’ın satılmasını alkışlayan yağdanlıklardır. Bunlara göre, Türkiye denilen bu ülkede, Türk düşmanlarının her şeyi yapmaya, vurmaya, öldürmeye, bomba atmaya, mayın döşemeye hakları vardır; ama Türklerin, Türkiye denilen bu ülkede “Türk’üz” demeye bile hakkı yoktur. “Hepimiz Türk’üz, Hepimiz Mustafa Kemal’iz” dediniz mi, yandınız! Ne faşistliğiniz kalır, ne ırkçılığımız, ne kafatasçılığınız! Ama bazıları çıkıp “Hepimiz Ermeniyiz” dedi mi, ya da birileri Türkiye Büyük Millet Meclisi kürsüsünden “Biz Kürdüz, gasp ettiğiniz haklarımızı istiyoruz” dediler mi onlar demokrat, liberal, insan hakları savunucusu oluveriyorlar. Güya bunlar demokrasi havarisi, insan hakları savunucusu liboşlardır. Bu nasıl anlayıştır? Bu nasıl demokratlıktır? Ve bu nasıl insanlıktır? Aslında bunlar Türk’e kefen biçmeye kalkan zavallılardır, hiçtirler! Ortada bir provokasyon varsa, Ne dedik de şimdi bu yaygarayı kopardılar ve bizleri provokatör ilan ettiler. “Alışverişimi Türk’ten yapıyorum, param PKK’ya gitmiyor!” Ne var bu sözlerde? Bunlar bir Türkiye gerçeği değil mi? Bunların on kat ağırını daha on beş yirmi gün önce Bakanlar Kurulu kararı olarak Bakanlar Kurulu Sözcüsü söylemedi mi? “PKK’nın para kaynaklarını kurutmak üzere gereken çalışmalar başlatılmıştır” diyen ben miyim? Bu kararı alan Bakanlar Kurulu neden provokatör değil de biz provokatörüz? Biz, kendi çapımızda Bakanlar Kurulu kararına uygun hareket ettiğimiz için mi provokatör olduk? Eğer ortada bir provokasyon varsa, bunu Bakanlar Kurulu başlatmıştır. Onlara neden bize yaptığınız gibi saldırmadınız? Bakanlar Kurulu Sözcüsü’nün söyledikleri ile bizim söylediklerimiz arasında ne fark var? The Guardian, “PKK’nın esas finans kaynakları Türkiye’de” diye yazmadı mı? Gazeteler “Kaçak sigaradan ve mazottan yılda PKK’ya iki milyar dolar” diye yazmadı mı? “Halktan haraç toplayan sekiz PKK’lı tutuklandı” diye yazan gazeteleri görmediniz mi? Bunlar provokatör olmuyor da, biz niçin “Alışverişimi Türk’ten yapıyorum, param PKK’ya gitmiyor” dediğimiz zaman provokasyon yapmış oluyoruz? Sevsinler sizin kuş beyinlerinizi. Zannettiniz ki, sizin gibi aptallar milleti yönlendirecek ve millet bu kampanyaya destek vermeyecek. Millet sizden çok daha hassas ve akıllıdır. Neye, nasıl destek vereceğini iyi bilir. Sizin kuş beyninden küçük beyninize ihtiyacı yoktur. Bunlar, Mehmetçiğe kurşun sıkanlara gerilla diyenleri, İstanbul’un göbeğinde, “Kazancının yüzde altmışı gerillanındır” diyen işyeri sahiplerini görmeyenlerdir. Kaçak sigaradan, kaçak içkiden, kaçak mazottan nemalananlardır! Bunlar, gerçek provokatörlerdir. Kendilerine yakışan sıfatları, bizim üzerimize yamamaya çalışanlardır. Biz provokatörlük yapmıyoruz. Sizlerin süfli emelleriniz için bilip de milletten gizlediğiniz gerçekleri, bilhassa Kürt sorunundaki gerçekleri açıklıyoruz. Aslında bunları millet biliyor, kampanyamıza gelen binlerce telefon ve elektronik posta bize destek verirken geç kaldığımızı iddia edenler bile oluyor. Bizleri provokatör ilan ettiğiniz haberi yaptığınız internet sitenize gelen yorumları herhalde okudunuz. Zannımca, yorum kısmını bu yüzden bir saat içinde kapattınız. Çünkü size gelen yorumların yüzde doksanı, bizim ne kadar haklı olduğumuzu söylüyor ve sizleri eleştiriyordu. Buna bile tahammül edemediniz ve sitenizin yorum kısmını hemen ortadan kaldırdınız. Siz nasıl demokratsınız? Sizler gibi dansözlerin demokrasi havarisi kesilmesi, milleti demokrasiden de soğutuyor, haberiniz ola! Neden hemen aklınıza Kürtler geldi? Ne dedik; “Alışverişimi Türk’ten yapıyorum, param PKK’ya gitmiyor.” Biz Kürt kelimesini kampanyamızda kullanmadık. Genel olarak PKK’ya destek veren her kesimi bunun içine dahil ettik. Amerika, Fransa, Almanya, Belçika, İsveç, Rusya, Yunanistan, Ermenistan PKK’ya destek vermiyor mu? Elbette Barzani de, içimizde yaşayan hainler de PKK’ya destek veriyorlar. Biz hepsini birden kastettik. Ama onlar, bölücülük yapacaklar ya, hemen akıllarına en PKK destekçisi olan Kürtler geliyor ve yalnız Kürtleri kastettiğimizi zannederek üzerimize saldırıyorlar. Halbuki kampanyanın sloganı ortada, açık, yoruma bile ihtiyacı yok. Eğer niyetimiz bu olsaydı, daha önceleri yazdığımız gibi kampanyayı da onların söyledikleri şekilde açardık. Gerçekte onların niyeti bölücülük yapmak! Bizi de bu işe karıştırmadan rahat edemeyecekler ya, “Şöyle söylemişler ama biz böyle yorumlayalım ve gerekeni yaparken suçu da onların üzerine atalım” diye düşünmüşler. Çünkü Milli Mücadele Derneği’nin, TÜRKSOLU’nun gelişiminden oldukça rahatsızlar; gümbür gümbür gelen Milli Mücadelecileri halkın tepkisini ortaya koyarak korkutalım diye düşündükleri açık… Ama bu kadar et kafalılık olmaz. Gerçeği bu kadar saptırmaya çalışmanın adı zaten bütün lügatlerde “provokasyon”dur. Kimi korkutmaya ve kandırmaya çalışıyorsunuz? İnanın kendinizden başka ve bir de sizin gibi düşünen, aynı çanaktan kemik yalayanların dışında hiç kimseyi kandıramazsınız! Attıkları çamurun izi bile kalmayacak Bu saldırı kampanyasında çok kurnazca düşünülmüş bir de oyun var. Milli Mücadele Derneği’nin ülkenin çeşitli yerlerinde mevcut yasalar çerçevesinde örgütlenmesinden, hızla yaygınlaşmasından duydukları rahatsızlığı, yasal olarak herhangi bir şey yapamamanın sıkıntısını, bu yollarla gidermeye çalışmaktadırlar. “Çamur at, tutmazsa izi kalır!”Ama çamurun izi de kalmayacaktır; çünkü unuttukları bir şey var: Millet artık gerçekleri yavaş da olsa anlıyor. Bizim ne dediğimizi iyi biliyor. Verdikleri destek ortada, verilen desteğin boyutları da önce yoruma açıp sonra bir saat içinde kapattıkları kendi internet sitelerinde yer alıyor. İşte bundan dolayı kuduruyorlar, salyalı ağızlarıyla saldırıyorlar. Ama başaramayacaklar. Aptal yerine koydukları bu millet, neyin nereden kaynaklandığını artık anlamış durumdadır. Bu yüzden saldıracaklar ama sadece önlerine konulan kemikleri yalayacaklardır! Başka bir şey yapmaları mümkün değildir. Saldırılarında aslında bir gerçeği de kendileri ifade etmektedirler. Bakın bizim kampanya sözlerimize içinde Kürt kelimesi geçiyor mu? Hayır, geçmiyor. Ama saldırılarında Kürtlerle Türkleri bölmeye çalıştığımızı söylüyor ve yazıyorlar. Yani beyinlerinde PKK’ya destek veren tek varlık olarak Kürtler var. Bunu biliyorlar ve bizim Kürtleri kastettiğimizi zannediyorlar. Halbuki ifademiz genel anlam taşıyor. PKK’ya kim destek veriyorsa ondan alışveriş etme. Bu Kürt de olabilir, Türk de, İngiliz de, Fransız da, Rus da, Amerikalı da… Neden sadece Kürtten söz ediyorlar. Çünkü beyinlerinin kılcal damarlarına kadar işlemiş bir gerçek var. Akıllarına ilk önce PKK destekçisi olarak Kürtler geliyor ve bunu dile getiriyorlar. Sakın yine saldırıya başlamayın; çünkü “Kürtler PKK’nın destekçisidir” sözünü ben söylemiyorum, bize saldıranlar kendileri
|