10.12.2007/Sayı:165
TÜRKSOLU Anasayfa
Başyazı
Kapak
Türkiye
Dünya
Özgün
Bize Yazın

Manifesto
Gelenek
Çıkarken
Ulusal Sol
Abonelik
Arşiv
İleri Dergisi
Atatürkçü Düşünce Kulüpleri Federasyonu
Afişler
Künye


Atatürk
 Deniz Gezmiş Che Guevara

Özgün Yekta Güngör Özden

Yekta Güngör ÖzdenPürtelâş

TBMM’nin kararını yaşama geçirmemek için kendince uygun bulduğu yollara başvuran, gecikmeyi siyasal ve diplomatik gereklere bağlayan iktidarın ABD Başkanı Bush’la neler konuştuğu tümüyle bilinmemekte, verilen sözler ve karşılıkları konusunda kuşkular artmaktadır. Nokta operasyonu ve ABD’lilerle Irak’ın kuzeyindeki kürt yönetiminin oluruna bağlı girişimler, olumsuz doğa koşullarına karşın silâhlı kuvvetlerin özeniyle sürmektedir. Atlasjet uçağının Isparta’da düşmesiyle yanan yürekler Topçu Yüzbaşımızın 4 Aralık günü şehit edilmesiyle yeniden parçalanmıştır. Terörü önlemek ve gidermek için en etkin yolları izlemek Türkiye Cumhuriyeti’nin en doğal hakkıdır. Ve en hukuksal hakkıdır.

Medyanın, eleştirdiği Türk Silâhlı Kuvvetleri’ni operasyonlar nedeniyle desteklediği günümüzde gündemin başka maddeleri dikkatlerden kaçırılıyor ve kaçıyor. İktidar, devleti işgali, partizanlığı yargıya taşıyarak çekinmeden sürdürmekte, tepkisizlikten yararlanıp bildiğini okumaktadır. Başbakanın kendi milletvekillerinin toplantıya katılıp katılmadıklarını görüşmelerin sonuna kadar izlediği, dönerek partisine katılanlarla ilgililerin savundukları değişiklikleri içeren yasayı Cumhurbaşkanı’nın hemen imzalayıp Resmî Gazete’de yayıma göndermesi amaçlı bir telâşın belirtileridir. Anayasa Mahkemesi’nin kararını gözardı ederek, Danıştay’ın yürütmeyi durdurma kararını geçersiz kılmaya çalışmak, kendilerinden bildikleri, yandaşlığa soyunan adayların yargıçlık ve savcılığa alınmaları için süreyi kaçırmamaya yöneliktir. Gerçek hukuk devletlerinde yargı kararlarına karşı düzenleme yapılmaz, onları geçersiz kılmaya ve sonuçsuz bırakmaya çalışmak asla bağışlanmaz. Yanlılığa-yandaşlığa çok açık, kişiselliği, öznelliği sırıtan mülâkatta direnerek askıya alınan durumları yaşama geçirmek hukuksallıkla bağdaşmaz. BOP ve ona bağlı ılımlı islâm devletini isteyen ümmetçiler hukuk devletini istemezler. Bu nedenlerle yargı kararlarını aşmak için Anayasa ve yasa değişikliklerine başvururlar.

İktidar ağını örüyor

Valiler Kararnamesi iktidarın kendi yönetimini oluşturma çalışmasıdır. Yargıçlar ve Savcılar Birliği (YARSAV)’nin kapatılması için yasa çıkarılmaktadır. Yakında YÖK’e iktidarın adamlarından biri atanacaktır. Ondan sonra Anayasa Mahkemesi ve Danıştay üyeliklerine atamalarla sözde lâik, gerçekte ılımlı islâm devletinin ağı tamamlanacaktır. Daha sonra muhalefetten kurtulma çabalarıyla Silâhlı Kuvvetlere el atılacaktır.

Devleti temsil edenlerin eşlerinin sıkmabaşlarıyla vermek istedikleri görüntü tümüyle dinseldir. Ulusal ilkeler karşısında kişisel-bireysel eğilimlerin ve tercihlerin yeri olmamak gerekirken, önde ve üstte olması gereken ilkeler eylemli biçimde dışlanıp çiğnenirse, Başbakan suça kışkırtma anlamında sıkmabaşlıları telefonla arayıp sıkmabaş sevdasına uygun sözler ederse, sulandırılan lâikliğin yerine giderek radikalleşen islâmiyetin baskıları gelir.

Yüksek Askerî Şûra kararlarında Başbakanla Millî Savunma Bakanı karşıoy kullandılar. Bir kez de geçen yıl belirtmiştik: Kararlar Anayasa’ya uygun alınıyor. Yasa uygulaması olsaydı, Anayasa’ya aykırı bulunsaydı karşıoy kullanılabilirdi. Karşıoy kullanacaklarına güçleri yetiyorsa ilgili Anayasa maddesini değiştirtsinler. Arkadaşlarının karşıoylarına karşın Cumhurbaşkanı’nın onaması kaos çıkmaması için olsa gerek. İktidarın inadının sürdüğüne ilişkin kanımız doğrulanmaktadır. Çankaya’nın YÖK suçlaması hatâ olmuştur. Düzeltilse de yadırganmıştır.

Anayasa değişikliği toplum kesimlerinin görüşleri alınarak değil, oldubittiye getirilerek yaşama geçirilecek. Üzücü olan, hukuk fakültelerinin, üniversitelerin çoğunlukla suskunluğudur. Yargıç ve Savcılara ilişkin son değişiklikte aynı tutukluk, aynı donukluk izlendi.

Türk Telekom işçileri grev sonrası istediklerini elde etti. Memurlar yaşam savaşı vermektedir. Yapay enflâsyon rakamları, aldatıcı büyüme savları ama gerçek borçlar ve açıklarla ekonomi bir çıkmaza sürüklenmektedir. İktidar yandaşlarının medyatik çabaları acı gerçekleri kapatmaya yetmemektedir. Lâfazanlıkla gemiler yürümemektedir. Gösteri düşkünlükleri belirgin liderler, beceri saydıkları atışmalarla zaman yitiriyor.

Yine kitaplar

Karamsarlığa ve umutsuzluğa karşıyız ama yazacak iyi bir şey bulamıyoruz. Yine de güzellikler kitaplardan geliyor. Şevket Çizmeli’nin Arkadaş Yayınlarından “Menderes: Demokrasi Yıldızı?” Adlı yapıtını, Yaşar Demircioğlu’nun Yetkin Yayınlarından “Medenî Üsul Hukukunda İnsan Hakları ve Âdil Yargılanma Güvenceleri” adlı çalışmasını ve Mehmet Aydın’ın “Şiirde Yaşamak” (Gündüz Kitabevi yayını) ile “Dil, Eğitim ve Şiir Durakları” (Ürün Yayınları) adlı kitaplarını öneriyorum. İnsan Hakları Günü’nü de en iyi dileklerle kutluyorum.


Bu yazıyla ilgili düşüncelerinizi
iletmek için lütfen yazınız



Size ulaşmamız için isminizi, telefon numaranızı ve
e-posta adresinizi gönderin:
İsim: 
Soyisim:
Telefon: ( 0 )
 e-posta:    
Şehir:     
İlçe