| BU SAYIDA 21.10.2002
/ Sayı:15 |
 |
|
ADKF, ne için, kime karşı ve
nasıl mücadele ediyor
ADKF iki yıldır iki yanlış anlayışla mücadele ediyor.
Birinci yanlış, Atatürkçülüğü gardrop Atatürçülüğüne dönüştüren, düzen
içi Batıcı bir Atatürkçülüktü. İkinci yanlış ise, solu Atatürkçülükten
ve milliyetçilikten koparan halktan kopuk bir sol anlayıştı. İki yıldır,
iki alanda birden sürdürülen mücadele, yavaş yavaş meyvelerini veriyor.
Artık Batıcı değil devrimci Atatürk, komprador değil ulusal sol var ve
her geçen gün güçleniyor.
|
 |
Filiz
Doğan |
Sopa AB’nin, havuç siyasetçinin elinde
AB Komisyonu 9 Ekim’de açıkladığı İlerleme Raporu’nda
Türkiye’nin üyelik görüşmelerini başlatmak gibi bir niyeti olmadığını
gösterdi. Yine de AB üzerinden politika yapma
alışkanlığından vazgeçmeyen siyasetçiler, Türk halkına umudu Kopenhag’a
bağlamayı salık veriyorlar. AB siyasetindeki tıkanıklığın ise umutlarla
aşılması artık mümkün görünmüyor.
|
 |
İnan Kahramanoğlu |
Partiler seçime Türkiye bölünmeye
gidiyor
Seçimin halkın taleplerini karşılamak gibi
bir amacının olmadığı görülmeli. Seçim AB ve ABD’nin Ortadoğu politikalarına
uygun bir iktidar arama faaliyetinden öte bir anlam taşımamakta. Bu açıdan
bakıldığında seçimin halk için yapılmadığı ve dolayısıyla halkın yapacağı
bir seçimin de sözkonusu olmayacağı rahatlıkla söylenebilir.
|
 |
Filiz Çakır |
Meşrutiyet’e dönüş
İleri Dergisi’nin 12. sayısı “Meşrutiyete Dönüş:
Türkiye’nin Paylaşılmasında ve Parçalanmasında Yeni Aşama” kapağıyla çıktı.
|
 |
Hazar Arısoy |
Gençlik seçimini yaptı: Kuvayı Milliye
Türk Milleti ne Amerikan çıkarları için Irak’la,
ne de etnik farklılıklar nedeniyle kendi içinde savaşacaktır. Bu ülkede
verilecek tek savaş ordu-halk-gençlik ittifakıyla, tıpkı 1920’lerde olduğu
gibi emperyalizme karşı verilecek olan İkinci Kurtuluş Savaşı’ dır.
|
 |
Eser Bahar |
Parlamentarizm cepten yemeye devam
ediyor
Ekonomik alanda liberalizm yanlısı olan TCF ile
paralel anlayışta olan Serbest Fırka’nın ömrü sadece üç ay olunca 1950’ye
kadar Türkiye’de Cumhuriyet Halk Fırkası ve onun devamı olan Cumhuriyet
Halk Partisi’nin iktidarı sözkonusuydu.
|
 |
Gürhan Özer |
Basın tekelleri yeniden savaşa tutuştu
Büyük gazetelerin manşetleri yeniden birbirlerini
suçlayan açıklamalarla çıkmaya başladı. Sabah Grubu ile Doğan Grubu arasındaki
kavga kızışırken, Akşam Grubu da Sabah Grubu’nun yanında savaşa girdi.
|
 |
|
Barış ancak emek çağında
|
 |
|
 |
Attilâ
İlhan |
Cumhuriyet’in hakkını Cumhuriyet’e!
|
 |
|