w
|
Celal İmren |
Çanakkale mitingi Kürt-İslam faşistleri için sonun başlangıcı Milli Mücadele Derneği (MMD), ilk mitingini, dünyayı yenenlerin yenildiği yerde, Çanakkale’de yaptı. Miting, Çanakkale basınında ve TV’lerde geniş yer buldu; Çanakkaleli meslektaşlarımız MDD’nin bu eylemini “örnek” olarak nitelendirdi. Keşke bunu önceden Çanakkale polisi de görebilseydi. Yasal bildirimleri istenildiği gibi ve eksiksiz olduğu halde, polis Kürt-İslamcıların istediği doğrultuda hareket edip Milli Mücadelecilerin yürüyüşüne kanunsuzluk yaparak izin vermedi. Öncelikle söyleyelim, Milli Mücadelecileri böyle kanunsuzluklar hatta daha büyükleri bekliyor; çünkü Kürt-İslamcı çetenin önündeki en disiplinli ve kararlı barikatı Milli Mücadeleciler kuruyorlar. Çanakkale’deki “Şehitleri Anma Mitingi” bu nedenle önemli bir ilktir. İkinci Cumhuriyetçilerin, mecburiyet Atatürkçülerinin, tescilli AB’cilerin, sicilli vatan hainlerinin, sahte milliyetçilerin Türk halkını evlere hapsetmeye yönelik olan psikolojik savaşı ve Kürtler bayrak yakarken, otobüsleri ateşe verirken Türklere “Yürümeyin, provokasyon olur!” çağrılarıyla sözümona sağduyu aşılama çabaları, Milli Mücadelecilerin disiplinli, ilkeli ve kararlı tutumlarıyla boşa çıkarılacaktır. İstanbul’daki “Hepimiz Türk’üz, Hepimiz Mustafa Kemal’iz” yürüyüşü gibi, Çanakkale Mitingi de bir ilktir. Çanakkale Mitingi; şehitlerimizden “kelle” diye söz eden, bebek katiline “sayın” diyen ve Çankaya hesapları içindeki Kürt-İslamcıların Hitler’ine karşı “Şehitler Ölmez, Vatan Bölünmez!”, “Kahrolsun PKK!” diye haykıran Türk halkının irade beyanıdır. 25 Mart’ta Türklerin karşısına dikilenlerin gerçek yüzlerini 23-25 Nisan’da Çanakkale’deki Anzak törenlerinde göreceğiz. Anzak törenleri programı şimdiden hazırlanmış ve her şey Avusturalyalı ve Yeni Zelandalılara göre kurgulanmıştır. 23-25 Nisan tarihlerinde Anzak torunları geçmiş yıllarda yaptıkları gibi “Yeniden Gelibolu topraklarına işemeye geldik!” diyecekler ve Çanakkale merkeziyle Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı’nda, yani 253 bin şehidimizin yattığı topraklarda alkol duvarını aşacaklar, cinsel birleşme dahil her türlü rezilliği yapacaklardır. Bu rezillikleri yapabilmeleri için de yolları bile şimdiden hazırlanmıştır. Polis, uyuşturucuyla pembe yolculuğa çıkan, birayla fıçıya dönen, cinsel ilişkiyle zevkin doruğuna çıkan şımarık Anzak torunlarının kıllarına bile halel gelmemesi için her türlü güvenlik önlemini alacaktır. Hrant Dink’in cenazesinde her türden Türk düşmanına yol verildiyse, “Yeniden Gelibolu topraklarına işemeye geldik!” diyen Anzak torunlarına da yol verilecektir. Tabii bunlar yine Avustralya-Türkiye, Yeni Zelanda-Türkiye dostluğunu pekiştirmek adına yapılacaktır; çünkü yıllarca böyle olmuştur. Oysa, kan gölüne dönen Irak’ta Avustralya askerleri işgalci güçlerin yanında katliamlar yapmaktadır. Sayılarının artırılması söz konusudur. Irak’ta kadın-erkek, genç-yaşlı, çoluk-çocuk demeden insanların üzerine bomba yağdıranlar Türk’e dost olur mu? 1915’lerde dost muydular ki, bugün olsunlar! Türk’e düşman olan herkesle dost olanlar Kürt-İslamcılardır. Bu nedenledir ki, Milli Mücadeleciler de Kürt-İslamcıların gözünde en büyük düşmandırlar. MMD’nin Çanakkale Mitingi’nin anlam ve önemi bu açıdan değerlendirilmelidir. Milli Mücadeleciler Kürt-İslam faşizmine giden yolda büyük bir barikat kurmaktadırlar. Çanakkale Mitingi, Kürt-İslamcı faşistler için sonun başlangıcıdır!
|