|
Bush, Latin Amerika turunda
gittiği her ülkede protesto edildi
ABD Başkanı George Bush bozulan ilişkileri düzeltmek üzere gittiği bir haftalık Latin Amerika turundan hiçbir sonuç alamadan geri döndü. George Bush, 8 Mart’ta başlayan ve 5 ülkeyi kapsayan bu turdan yalnızca protestolarla ayrıldı. Latin Amerika ülkeleri arasındaki itibarı bir hayli kötü olan ve yıllarca arka bahçesi olarak gördüğü bu ülkelerdeki yandaş iktidarları birer birer sosyalist yönetimlere kaptıran Bush’un bu gezi ile etkinliğini arttırma çabaları tamamen sonuçsuz kaldı.
Bush, gezisine başlamadan önce Latin Amerika ulusunun gönlünü kazanabilmek için “Biz de Bolivar’ın çocuklarıyız.” demiş; fakat ülkesinin adını “Bolivarcı Venezüella Cumhuriyeti” olarak değiştiren Hugo Chavez “O kendini Simon Bolivar’ın çocuğu olarak adlandırıyor! O aslında başka bir şeyin çocuğu...” diyerek gereken yanıtı vermişti. Şimdi Bush’un gezide nelerle karşılaştığını ülke ülke inceleyelim.
Gezisinin ilk durağında Brezilya’ya uğrayan Bush’un bu ülkeye varmasıyla birlikte Sau Paulo adeta savaş alanına döndü. Binlerce göstericinin Bush’u protesto ettiği olayları yatıştırabilmek için polis göz yaşartıcı bomba kullanmak zorunda kaldı. Protesto gösterileri ABD elçiliğinin taşlanması ile başladı. Ayrıca ziyaretin 8 Mart’a rastlamasından dolayı Dünya Kadınlar Günü yürüyüşü de adeta Bush’u protesto gösterisine dönüştü. İnsanlar kadın haklarını savunmak yerine Bush’u protesto etmeyi tercih ettiler. Yaklaşık 30.000 kişinin katıldığı bu yürüyüş sırasında bol bol “Bir numaralı teröriste ölüm!” sloganları atıldı. Porto Alegre kentindeki eylemciler ise Bush’un kuklasını yaktılar. Göstericiler Bush’u savaşın baş kışkırtıcısı ve gezegenin baş kirleticisi olarak niteledi.
Bush’un ikinci durağı ise Uruguay oldu. Burada da açılan pankartlarda Bush için “soykırımcı, işgalci, faşist ve savaş suçlusu” gibi gerçekliği kuşku götürmeyen lakapları kullanan Uruguaylılar, Bush’u düş kırıklığına uğrattılar. ABD Başkanı George Bush ile aynı anda Güney Amerika ülkelerini ziyarete çıkan Venezüella Devlet Başkanı Hugo Chavez ise Arjantin’de ABD Başkanı’nı protesto gösterilerine katıldı. Bush’a bu sefer de “siyasi kadavra” diye seslenen Chavez, “Bush, ziyaretini sabote etmek için geldiğimi sanıp korkmasın, yalnızca rastlantı!” dedi. İç savaş sırasında yakınlarını kaybedenlerin kurduğu “Meydan Anneleri”nin düzenlediği mitingde 20.000 kişiye seslenen Chavez, “Bu eylem, Güney Amerika’nın kahraman topraklarında, Amerikamızın kahraman topraklarında, emperyalist patronun varlığına ‘hayır’ demek için düzenlendi.” diye konuştu. Chavez, Bush’un ikiyüzlülük madalyası almayı hak ettiğini söyledi ve ABD Başkanı’nı bozuk plağa benzetti.
Bush’un bir sonraki durağı ise Kolombiya oldu. Latin Amerika’da belki de kendisine destek bulacağı ve milyarlarca dolarlık askeri yardım yaparak barış sürecini durdurduğu tek yer olan Kolombiya’da yakın dostu ve müttefiki olan Devlet Başkanı Alvaro Uribe ile görüşen Bush bu sefer işi sağlama almak amacıyla başkana “kişisel destek” sözü verdi. Amerika’ya yönelik uyuşturucu kaçakçılığının önlenmesi yolundaki çalışmalarındaki başarıları nedeniyle de teşekkür etti. Başkanın bunları söylediği sırada ise başkent Bogota’da 2.000 kişi bir gösteri düzenleyerek onu protesto etti. Polisle çatışan halk, bulabildiği Amerikan bayraklarını yakarken, güvenlik güçleri sert müdahalelerle göstericileri dağıtmaya çalıştı. Kolombiya’da 22 bin güvenlik görevlisi Bush’u korumak için görevlendirildi.
Kolombiya’nın ardından Guatemala’ya geçen Bush diğer ülkelerde olduğu gibi yine protestolar eşliğinde karşılandı. George Bush’un Guatemala Cumhurbaşkanı Oscar Berger’le yaptığı görüşmede güvenlik, ticaret, göçmenlerin statüsü gibi konuları konuşuldu. George Bush’un Maya uygarlığına ait arkeolojik bir bölgeyi gezmesinin ardından onun kötü ruhları peşinden getirdiğine inanan Maya yerlileri ziyaret sonrasında Başkan’ın ayak bastığı yerleri tütsüledi, çiçekler ekti, suladı. Yerli din adamları Bush’un kötü ruh taşıdığını söyleyerek, onun getirdiği kötü ruhları buralardan uzaklaştırmaya çalıştıklarını söyledi.
Gezisinin son durağı olan Meksika’da binlerce göstericinin elindeki “Katil Bush, senin gibi komşu istemiyoruz” yazılı bayraklar, Bush’un ziyaretinin Meksikalılar için ne anlama geldiğini oldukça iyi ifade ediyordu. Bu seferki protesto gösterileri ise öncekilerden çok daha sert oldu. Göstericiler, Washington’un Meksika sınırına güvenlik çitleri yerleştirme planını protesto etti. Bush’un kaldığı otele doğru yürüyüşe geçen halk, binayı çevreleyen güvenlik engelini aşmaya çalıştı. Bunda başarılı olamayan göstericiler kaldırım taşlarını sökerek engelin diğer tarafında duran polislere fırlattı. 30 kişilik maskeli bir grup ise ABD Büyükelçiliği’ni koruyan polis bariyerine saldırdı. Olaylar üzerine çıkan çatışmada çok sayıda protestocu tutuklandı.
Chavez ise, Haiti’ye vaat ettiği yardımları açıklamak üzere uğradığı kısa gezisinde yoksulların oluşturduğu büyük bir kalabalık tarafından coşkuyla karşılandı. Port-au-Prince’deki havaalanında Devlet Başkanı Rene Preval tarafından karşılanan Chavez, halkın yoğun ilgisi yüzünden kentin sokaklarında çok yavaş ilerleyebildi. “Çok yaşa Chavez, kahrol Bush!” sloganları atan kalabalığa Chavez, “Buraya Haiti’ye olan sevgimizi ve yükümlülüğümüzü göstermek için geldik.” şeklinde konuştu. Chavez ayrıca Haiti’yi yoksul durumdaki ülkelere ayrıcalıklı petrol tedarikinin söz konusu olduğu Petrocaribe adlı birliğe dahil etti.
Kısacası Bush’un Latin Amerika gezisi hiç de umduğu gibi geçmedi. Gittiği her yerde protestolar ile karşılaşan George Bush, insanları daha da öfkelendirmekten başka bir şey yapamadığı gibi Chavez’in gölgesi altında kaldı ve alaycı çıkışlarını sineye çekmek zorunda kaldı. Chavez ise, gittiği her ülkede sevgi gösterileriyle karşılandığı gibi, gücünü daha da arttırarak döndü. Latin Amerika ulusu gerçekten kimin ne çocuğu olduğunu biliyor. Bush’un her gittiği yerde Chavez’den hakaret yemesine rağmen ısrarla gezisini sürdürmesi, insana ister istemez ayı ile avcı fıkrasını da anımsatmıyor değil.
|