Yekta Güngör Özden
Asla
Ulusalcılık, solculuğun yadsınmaz öğelerinden biridir. Solun anarşi ve terörle, yolsuzluk ve insanlıkdışı işlemlerle hiçbir ilgisi yoktur. Bağımsızlık, özgürlük, ulusal egemenlik,
yurtseverlik, hukuksallık, bilimsellik, kamu yararı ve insanlık değerleri ülküsüdür. Bunu bilmeyen ve bilmek
istemeyen yetersiz ve yeteneksizlerle aymazlar, milliyetçiliği sağa
açılmakla suçluyor. Sağcılık ırkçılık ve faşizme kaçan, inanç sömürüsüyle
desteklenen bir
tutuculuk, gericilik
biçiminde karşımıza çıkıyor. Milliyetçilikten sapmalar sağcılığa
kaymak olabilir. Gerçek milliyetçilik, çağdaş
milliyetçilik olarak örgün bir Atatürkçülük ilkesidir. Sağcılıkla hiçbir
ilgisi yoktur. |
Şükrü Aykutlu
"Analarından Aydın Doğanlar Çiftliği"
Hürriyet engelli hayvanlar çiftliğinin milliyetsizler çardağında, çiftliğin güneydoğusundaki leş yiyici akbabaların artık özgür bırakılmaları, çiftlikten uçurulmaları gerektiği üzerine tefrikalar düzülürken; çiftliğin en radikal kabadayıları çakallar sürüsü de, faşizmin doruklarına bayraklarını dikmiş, kutup ayıları ile işbirliği halindeyken suçüstü yakalanan kuzuların, göçyollarında akbabalara yem olmalarının kan hesabını sorup durmaktaydı habire. |
Prof. Dr. Cihan Dura
Türk tarımı
nasıl tasfiye ediliyor
Demek ki Türkiye’de tarım üretimi gelişmeyecek, hattâ düşecekti. Avrupa ülkeleri ve Amerika, Türkiye’ye kolayca tarım ürünü ihracatı yapabilsin diye! Böylece İngiltere, Almanya, Fransa, ve ABD parmaklarını bile oynatmadan -bizim dahilî bedhahlarımız sayesinde- kendi çiftçileri, kendi dev şirketlerine yeni pazarlar açmış oluyordu. Bir yandan da Türk köylüsü toprağını satacak derecede yoksullaşacak, kimsesiz ve çaresiz kalacaktı. |
Hakkı Koca
Birinci Dünya Savaşı
döneminde
Ermeni isyanları ve katliamları
Bu durumu fırsat bilen emperyalist devletlerin ajanları, yabancı ülkelerdeki Ermenilerden temin edilen para ve silahlarla öç alma alayları halinde Kafkas ve İran sınırlarına yığılmışlardır. Ermenilerden askere alınanlar silahlarıyla birlikte düşman saflarına kaçarken, ülke toprakları içinde yaşayanlar da zaferlerini kolaylaştırmak amacı ile pek az ömrü kaldığını düşündükleri Türk devletini yıkmak için yer yer silahlı isyanlara ve katliamlara girişmişlerdir. |
Celal İmren
Türk olmanın
doyulmaz ağırlığı
Kürt-İslam faşizmi dört koldan saldırıyor. Komprodor Sol arsız Batıcı yalakalığıyla Atatürk’ü de hedef alan bir hesaplaşmanın içinde. PKK’nın, EMEP’in, ÖDP’nin gazeteleriyle Aydın Doğan’ın gazeteleri Türklere hakaret yarışında. Bunun da ötesinde Radikal, TÜRKSOLU’nu ve Başyazarı Gökçe Fırat’ı MHP’lilerle PKK’lılara hedef gösteriyor. Elbette bunun nedenleri var. |
 |
| ÜNDEM... GÜNDEM ... GÜNDEM ... GÜNDEM .. |
|
| YURTTAN...YURTTAN...YURTTAN...YURTTAN... |
| |
600'den fazla Amerikan askerini
öldüren Iraklı keskin nişancı "Juba" hakkında
üç ayrı video:
"Juba"nın bir yıllık karnesi:
Toplam 634 ölü, 205 yaralı Amerikan askeri
22 ölü Amerikan subayı ve
11 ölü Amerikan keskin nişancı
|
|
Prof. Dr. Türkkaya Ataöv
Ahıska Türkleri:
Kendine özgü durumları
Ahıska Türkleri, İkinci Dünya Savaşı (1939-45) yıllarında, İosif Vissarionoviç Djugaşvili’nin, yani Stalin’in (1879-1953) Sovyet Komünist Partisi Genel Sekreteri, Devlet Başkanı (1941-), Savunma Bakanı ve Silâhlı Kuvvetler Başkomutanı sıfatlarına dayalı buyruğuyla, Kafkasya’daki geleneksel yurtlarından, 15 Kasım 1944 gecesi birkaç saat içinde sökülüp alındılar ve Orta Asya ile Kazakistan’a sürüldüler. Onları sürenlere karşı hiçbir aşamada silaha başvurmamalarına karşın, yerine geri gidememiş, bu durumlarıyla kendine özgü sıkıntılardan geçmiş ve geçmekte olan bir halktır. |
Utku Erişik
Mersin’de Kürt istilası
Muzda mı yemiyak?
Mersin’de sebze-meyve halinde Türk çiftçiler, Türk satıcılar Kürtler tarafından sopalarla kovalanırken; bu satırların yazarı defalarca Kürtçe küfürler yiyerek parası, cüzdanı gasp edilirken ve Mersin’de
yaklaşık 10 yıldır özellikle akşam saatlerinde kimse ailesiyle veya sevgilisiyle sahile çıkıp huzur içinde yürüyemezken, hiçbir gazete şehirde yükselen Kürt
milliyetçiliğine gönderme yaparak “Mersin’e Dikkat!” manşetiyle çıkmadı. |
Prof. Dr. Şener Üşümezsoy
Küresel kriz
ve milli devrimci
yükseliş dönemleri
2000’lerde yükselen milli hareketler emperyalizme karşı milli devletlerin mücadelesi biçiminde olacaktır. Emperyalizmin
küreselleşme biçiminde milli devletleri tahkim yasalarıyla ekonomik ve politik olarak ortadan kaldıracak ve bu devletler içindeki etnik, cemaatsel ve dinsel farklılıkları çok kültürlülük biçiminde ayrımlaştırarak milletleri bölecektir. Bu sürece tepki olarak yükselen milli hareketler, esas olarak yükselen bir
milliyetçiliği öne çıkarmıştır. |
Ergun Hiçyılmaz
Karakol örgütü
Bakıldığında hareket “Milli Kurtuluş Hareketi”dir; ama hareket ve hareketleri sağlayan teşkilatlar, kendi içlerinde olduğu kadar dışardan da karşı çıkışlar görebilir. Tepki gösterenler “düşman” olarak telakki edilen güçler olabileceği gibi, aynı hareketin içindekiler de olabilir. Kuruluş amacında ifadesini bulan anlayış her ne kadar “ulvi” ve “vatansever” de olsa, diğer ulvi ve vatansever düşüncedeki kişiler tarafından benimsenmeyebilir; çünkü “Karakol”u inşa edenler “İttihatçı anlayış”ın sahipleri olarak telakki edilmektedir. |
H. Akın Ün
Yaşama Dair
|
| |
| GÜNDEM... GÜNDEM ... GÜNDEM ... GÜNDEM. |
| |
| DÜNYA...DÜNYA...DÜNYA...DÜNYA...DÜNYA... |
|
|
|