|
|
Prof. Dr.
Türkkaya Ataöv
Fransız Meclis kararı üzerine |
|
|
|
Gökçe Fırat |
Ermeni sorunu Batılılaşma sorunudur
Bugün Fransa’nın “düşünce özgürlüğü” sembolü olarak sunulan Voltaire’in katıksız bir Türk düşmanı olduğunu ne çabuk unuttuk?
O Voltaire değil miydi Avrupa için Türkleri vebadan bile daha büyük bir tehlike olarak gören? Sarkozy ile Voltaire Fransa’sı
arasında tek fark aradan geçen zamandır.
Ama ikisi de Batılılar için düşünce özgürlüğü
isterler ve bunu
sağlarlarken, Üçüncü Dünya için katıksız
bir ırkçılık yaparlar. Voltaire’de Türk
düşmanlığı olarak nükseden bu ırkçılık, bugün Sarkozy’de Türk ve Afrikalı düşmanlığı olarak ortaya çıkıyor. |
Kaya Ataberk
Sartre Fransaydı, Pamuk Ermenistan'dır
İşbirlikçi, Batıcı, Kürtçü cephe Pamuk’u öz evladı olarak sahiplenirken Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’in, Pamuk’a hiçbir kutlamada bulunmaması aslında Pamuk’a ulus ve ulus-devlet düzleminde duyulan tepkinin de bir ifadesi oldu. Bu durum karşısında işbirlikçiler veryansın ediyorlardı. Fransa’yı o kadar sert eleştiren Sartre’ı bile De Gaulle kutlamıştı. Gerçekten de De Gaulle, Sartre için “Sartre Fransa’dır” demişti. Pamuk için bir benzetme yapmak gerekseydi sanırız ki “Pamuk Ermenistan’dır” demek dışında bir seçenek yoktur.
|
Yekta Güngör Özden
Ufuk turu
Türkiye’yi ziyaret eden Federal Almanya Başbakanı Merkel’in AB üyeliği için söyledikleri açıktır. AB, siyasal blöfler ve korkutmalarla her ödünü alacak ama Türkiye’yi üye yapmadan kendine sımsıkı bağlayacaktır. ABD Başkanı’yla görüşen Türkiye Başbakanı’nın neler sağladığı, neler karşılığında hangi sözleri aldığı belli değildir. Yalakalığı karakter durumuna getiren kimilerinin allayıp pullayarak yazdıklarının gerçekleşmesine ilişkin en küçük belirti yoktur. |
Öner Yağcı
Birdenbire gökten Nobel mi düştü?
Benim Adım Kırmızı Amerikalı Norman Mailer’in romanından çalıntıydı. Murat Bardakçı, 26 Mayıs 2002 günlü Hürriyet’teki yazısında, edebiyat eleştirmenlerine şu çağrıda bulundu: “Lütfen Norman Mailer’ın Ancient Evenings’ini bulup gözden geçirin, Orhan Pamuk’un Benim Adım Kırmızı’sı ile arasında bir benzerlik olup olmadığı konusunda bendenizi aydınlatıverin.” Beyaz Kale İspanyol Pedro de Urdemalas’ın Kanuni Devrinde İstanbul adlı kitaptan ‘intihal’di (çalıntı). Romanını Urdemalas’ın (Çeviri: Fuat Carım) kitabı üzerine kuran Bay Pamuk, bazen aşırıya kaçarak bu kitaptaki cümleleri “aynen” alarak kendi kitabına koymuştu.Ama ondan ve onu ünlü yapanlardan tık yok. Böyle bir Batılı romancı işte! |
Turhan Feyizoğlu
1966'da Türkiye'yi,
2006'da Irak'ı Vietnam'a benzettiler
ABD’nin 43. Başkanı George Walker Bush, Irak Savaşı ile Vietnam Savaşı arasında benzerlikler olduğunu kabul ederek, Irak’taki müdahalenin Vietnam hezimetine dönebileceğini, açıklamak zorunda kaldı.
Bu açıklamanın hemen ardından ABD Dışişleri yetkilisi Alberto Fernandez, El Cezire’ye yaptığı Arapça açıklamada, “Irak’ta iyi niyetliydik. Soylu ve onurlu davrandık ama, küstah ve aptalca hatalar yaptık.” dedi. |
Demirtaş Ceyhun
Nobel Orhan Pamuk'a verilmiş bir ücrettir
Orhan Pamuk edebiyattan lirizmi alıp götürüyor. Duyguyu ve insani ilişkileri azaltıyor. Bunlar yok edilince de Orhan Pamuk’un dili kendiliğinden mekanik bir hal alıyor. Dilin elektriği gidiyor. Dilde elektrik vardır. Sözcüklerde elektrik vardır. Şiir nedir? Şiir sözcüğün elektriğini okuruna ileten şeydir. Siz bir şiir okuduğunuzda yüreğiniz sızlıyorsa o sözcükle sizin yüreğinize bir elektrik akımı girmiştir. |
Gündem
Zaman ABD yalakalığında sınır tanımıyor
ABD psikolojik savaş alanını boş bırakmayacakmış
60 yıllık Batıcı parlamenter düzenin en iyi özeti
|
|
|
 |
|
|
Sartre Fransa'ydı,
Pamuk Ermenistan |
|
|
|
Son 10 Kasım
Önümüzdeki 10 Kasım’da
Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet’in başında
Şeriatçı, küfürbaz, saygısız,
Amerikan uşağı, hilafet özlemcisi birini
Cumhurbaşkanı olarak
görmek istemiyoruz.
Böyle bir durumda 2006 10 Kasım’ı Atatürkümüzü anacağımız
son 10 Kasım olacaktır...
Atatürk’ü, Cumhuriyet’i, Türk milletini düşünen herkesi bunu engellemek için
ULUSAL SEFERBERLİĞE
çağırıyoruz. |
Ali Özsoy
Sağcılar neden hep Kürtçü olur?
Ağar’ın tavrı sağ geleneğin klasik misyonunu yansıtmaktadır. Ulusal Kurtuluş Savaşımız ve Cumhuriyet Devrimi, sadece emperyalizmin silahlı güçlerini değil sömürge haline gelmiş Osmanlı’nın tüm gerici güçlerini ve sınıflarını yenmiş sol bir hareketti. Dolayısıyla kendini muhafazakar olarak adlandıran sağ, Osmanlı döneminden beri aynı gayrimilli ve devlet karşıtı misyonu üstlenmiştir. Sağ partilerin türban taraftarlığı, laiklik düşmanlığı ve üniter devlete karşı etnik siyaseti desteklemeleri rastlantısal değildir. |
Prof. Dr. Türkkaya Ataöv
Fransız Meclis kararı üzerine
1980’li yıllardan bu yana katıldığım Paris mahkemelerinde, Cenevre ve New York Birleşmiş Milletler toplantılarında, Strasburg ve Brüksel Avrupa Birliği oturumlarında, ayrıca BBC radyo/televizyon programları ve benzeri kitle haberleşme kuruluşlarının eylemlerinde yalnızca gazete sayfalarının değil, genelde tüm kapıların Türk görüşlerine nasıl kapalı tutulduğunu kişisel deneyimlerimle gördüm ve yaşadım. O yıllarda Türkler tetikçi hedefinde de olduğundan, dışarıdaki bu uğraşlarımda sürekli olarak saklanmak zorunda kaldım ve Cenevre’de ellerinden iki kez kurtuldum. |
Hüseyin Adıgüzel
Bu topraklar babanın malı değil Baydemir
Bir çift sözüm de Osman Baydemir efendiye olacak; Osman Bey, sözünü ettiğin topraklar Türk milletinin malıdır. O topraklar için binlerce şehit verilmiş, oluk gibi kan akıtılmıştır. Nehirlerin önüne barajlar, santraller Türk mühendisinin, Türk işçisinin alın teri ve Türk milletinin fedakarlığı ile konulmuştur. Batman petrolleri yine Türk mühendislerinin, Türk işçilerinin canla başla çalışmaları ve Türk milletinin fedakarlığı ve sermayesi ile çıkarılmıştır. Bunların hepsinin, kan, can ve para olarak bir bedeli vardır. Bu bedeli ödemeden, buradan hiçbir şey alamazsın. Efendilerine gidip yalvaracağına, gel Türk milletine yalvar. |
Prof. Dr. Cihan Dura
Merkez ülkeler "merdiveni itme"
stratejisini nasıl uyguluyor
Teknolojik engelleme; bir merkez ülkenin, kendi grubundan bir ülkeye, ancak biraz geride olan ya da kendine rakip durumda olan bir ülkeye uyguladığı stratejidir.
İngiltere, diğer Avrupa ülkelerinden (ve daha sonra ABD’den) gelen rekabet karşısında aradan sıyrılıp çıkmak için, bu ülkelere karşı sömürgelerde ve yarı sömürge ülkelerde kullandığı -yasaklama ve eşitsiz antlaşmalar gibi- teknikleri kullanamazdı. |
|
Prof. Dr. Şener Üşümezsoy
İstanbul'da deprem riski,
gerçekler ve spekülasyonlar!
Bu depremler birçok arkadaşımızın o dönemde “Fay kuzeye gidiyor, Adalar’a gidiyor” söylemini bütünüyle çürüten bir olgu oldu. Eğer tetikleme olgusu bir faya stres aktarması ise, 17 Ağustos’tan sonra Adalar Fayı tetiklenmiş olsa idi bu depremler Adalar Fayı’nda olacaktı. Bu en basit gerçek bile bu arkadaşlarımızın özeleştiri yapmalarını gerektirse de, bu arkadaşlarımız ortamı tekrar karıştırdılar. Ortamı tekrar karıştırdıkların şu söylemlerini göz önüne almamız lazım.
|
|
|