İşte Özkök'ü sevenler
ABD |

ABD gözüyle üç paşa
Bush yönetimde, Genelkurmay Başkanlığını bugün devredecek olan Org. Hilmi Özkök’e övgüde cimri davranacak bir yetkili bulamazsınız.
Bu özgü, üç ayrı fasılda incelenebilir:
ABD’li yetkililer öncelikle, Org. Özkök’ün Türkiye’de demokrasinin ve AB sürecinin ilerlemesi yönündeki özenine hayranlık belirtiyorlar.
İkincisi, Org. Özkök’ün Türkiye’nin batı ittifakı içindeki konumuna büyük önem verdiğini,
Üçüncüsü, ABD’li yetkililere göre Özkök, Ordumuzun çeşitli kademelerinde mevcut ve son yıllarda, zaman zaman ikili ilişkiler tarihinin en sert demeçleri arasında sayılabilecek açıklamalarda yansıyan Amerikan karşıtı görüşlere itibar etmedi.
(Yasemin Çongar, 28.08.2006) |
PKK |

Bröve ve Bravo
Kara Kuvvetleri Komutanlığı'nın brövesinden Kocatepe'de Mustafa Kemal simgesinin kaldırılması nedeniyle, Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök'e karşı TSK'yi kışkırtıcı bu ajitasyona dikkatinizi çekmek isterim. Belli ki, "artık", "emir komuta zinciri içinde" darbe ihtimali zora girmiş bulunuyor.
Genelkurmay, ona bağlı Kuvvet Komutanlıklarının karargahları bu işleri bizden iyi bilir. Genelkurmaylar darbe yapar, savaş yönetir, Kürt isyanlarını bastırmak için sefere çıkar, ama maceraya atılmaz. Kurmaylığın simgesi olan İsmet İnönü maceraperestliğin alternatifidir. Darbeyse emir-komuta zinciri içinde yaparlar. Bu zinciri kırdırmazlar.
Ama her yerde olduğu gibi orduda da maceraperestler her zaman bulunur. Şu sıralar Hilmi Özkök aleyhtarı ajitasyon işte bu maceraperestlere hitap ediyor. Kim bunlar?
(Veysi Sarısözen, 11.11.2005) |
İkinci Cumhuriyetçiler |
Mehmet Altan:
Entelektüel ve demokrat…
Kendi gibi düşünmeyeni vatan haini ilan etme zavallılığına son verilmesini o istedi. Bu çağda düşmanlık kavramının sona erdiği de gene onun tespitiydi.
Entelektüel ve demokrat bir askeri uğurluyoruz. Hilmi Özkök’ün de TSK’dan yetişdiği düşünülünse umutsuz olmamak gerek. Ama gene de yakın vadede böyle bir komutana bir daha rastlaya bileceğimizi sanmıyorum. Tarihe baktığımızda da böyle insanların pek kolay yetişmediğini görüyoruz zaten. (Sabah, 26.08.2006)
Fatih Altaylı:
Güle güle “kodu mu oturtmayan” paşam
Norveçte yaşasaydı müthiş bir Genelkurmay Başkanı olurdu. Türkiye’de ise farklı bir genelkurmay başkanı olarak hatırlanacak. (Sabah, 28.08.2006)
Mehmet Barlas:
Militarizm askerler için bile ağır yüktür
Org. Özkök denince de, AB’ye üye adayı bir Türkiye’nin genelkurmay başkanının nasıl olması gerektiği hatırlanacaktır.
Bazı seçilmiş sivillerin militarizmi siyasetin bir aracı olarak gördükleri ortamda, Org. Özkök, askerin bile militarizmden uzak durması gerektiğini her davranışıyla herkese göstermiştir. Veya öğretmiş olduğunu ümit ediyoruz. (Sabah, 29.08.2006)
Hasan Cemal:
Neden sevmediler Özkök Paşa’yı?
Genelkurmay Başkanı olarak son sözün siyasal iktidar tarafından söyleneceğini içine sindirmişti. Bir başbakana, bir dışişleri bakanına, “Sizin gibi düşünmüyoruz. Ama madem böyle bir karar alıyorsunuz, siyasal sorumluluk sizin olduğuna göre buyurun yapın” diyebilecek bir demokrasi kültürü vardı Özkök Paşa’nın.
“AB yolunda son derece kritik bir kavşağa gelirken, Özkök Paşa’nın Genelkurmay başkanlığı Türkiye için bir şanstır”
Neydi o kritik kavşak? Kıbrıs ve uyum yasaları.
Böyle bir dönemde, AB yolunda Türkiye’nin belki de en kritik noktasında bir Özkök Paşa değil de başka bir komutan, varsayalım, bir Hüseyin Kıvrıkoğlu Paşa, bir Aytaç Yalman Paşa, bir Şener Eruygur Paşa söz sahibi olsalardı tıkır tıkır işler miydi AB süreci? Sanmıyorum. (Milliyet, 29.08.2006)
Taha Akyol:
‘Kodu mu oturtmak’
Şemdinli İddianamesinde Ordu’ya, bazı komutanlara yönelik suçlamalar…
Ortalık toz duman. Herkes gergin, Ordu’nun tepkisi ne olacak?
Genelkurmay Başkanı Org. Hilmi Özkök dengeli, makul bir açıklama yapıyor.
Vurguladığı değerlere dikkat ediniz: Masaya yumruk değil beyin koymak, akıl, ışık... (Milliyet, 14.08.2006) |
Şeriatçılar |

Mehmet Ocaktan:
Özkök, statükocular için zararlı bir paşaydı…
Çünkü Hilmi Özkök, yıllardır beyinsel yetersizlikleri yüzünden demokrasiyi kavrayamayan kesimlerin hiçti alışık olmadığı bir üslupla ve de bir asker olarak, demokrasinin çağdaş dünyanın en önemli değeri olduğuna vurgu yapmış, kendi gibi düşünmeyeni “!vatan haini” ilan kifayetsizliğine düşmemişti. Bu yüzden de, “kapalı Türkiye” hayali içinde olanlar için zararlı bir paşaydı. (29.08.2006)
“Uygunsuz” kabzımalın seviyesiz teklifi…
Genelkurmay Başkanı Özkük’ün demokratlığına burun kıvırarak bakan, yeni Genelkurmay Başkanı Büyükanıt’a “Aman Paşam kodun mu oturt” şeklinde uygunsuz tavsiyelerde bulunan, sözlerinin, ekrandaki seviyesizliğini “vatan, millet” perdesiyle örtmekten öte bir anlamı olamaz. (11.08.2006)
Ali Bayramoğlu:
Orgeneral Hilmi Özkök’e dair…
Özkök herşeyden önce “Ordu içi çatlakları onarmasının, sesini yükseltmeden gemisine hakim olmasını bilmiş” bir komutandır. Öte yandan ilk kez Özkök döneminde “demokrasi kavramı Ordu içi tartışma ve ayrışmalarda referans kavramlardan birisi haline” gelmiştir. Üçüncü olarak Özkök AB ve “Kopenhag Kriterleri hattındaki değişime karargahı ile destek vermiş ve Ordu’nun siyasi alandan görece çikenmesini içine sindirmiş ve uygulamıştır” Dördüncü ve son olarak hükümet ve asker arasında yaşanan gerginliklerde, kullandığı üslupla krizlerin önünü almasını bilmiş, bu gerginliklerin sitem içinde kalmasına imkan vermiştir. (17.08.2006)
Özkök’ten Büyükanıt’a…
Birinci neden Org. Hilmi Özkök gibi benzerine sık rastlanmayan, demokrat, liberal ve akılcı bir askerin emekliye ayrılıyor olmasıdır.
Silahlı kuvvetlerin hükümet başta olmak üzere devletin diğer kurumlarıyla uyum içinde çalışmasına zemin hazırlamış, akılcı ve yumuşak üslubuyla ortalığı asker-sivil krizlerinin kaplamasına engel olmuştur. (29.08.2006)
Yasin Doğan:
Hilmi Özkök’ün demokratlığı
Orgeneral Özkök son dönemlerin en başarılı Genelkurmay Başkanlığı’nı yapmıştır. Türkiye için kritik olayların yaşandığı son dört yılda Özkök niçin başarılı olmuştur?
1. Özkök yeniliklere açık ve reform sürecini destekleyen bir tutum takınmıştır. Asker sivil ilişkisinin demokratik standartlara kavuşturulması için atılan adımlara TSK vakur ve olumlu bir yaklaşımla karşılık vermiştir.
2. Özkök değişin güvenlik konseptleri ve savunma anlayışları içinde silahlı kuvvetlerin iyi bir pozisyon alarak kendisini yeni duruma uyarlamasında süreci iyi yönetmiştir.
3. Özkök, Ordu’nun siyasetin içine çekilerek yıpranmasına izin vermemiş ve Ordu’yu modern demokratik sitemlerdeki yerinde konumlandırmıştır.
4. Özkök, Ordunun halk üzerinde ki saygın konumu pekiştirmiş ve güvenilirlik kat sayısını en yüksek noktalara çekmiştir. (17.08.2006)
Ahmet Taşgetiren:
Güler Yüzlü asker
Genelkurmay Başkanının kaşlarını çatıp, “Bu gidişten memnun değiliz haaa! Şu şu alanlarda tehlikeli bir gidiş görüyoruz haaa! Buna asla izin vermeyiz haaa!” yollu açık -örtülü bir zılgıt çekmesini beklemiyor muydu? Türkiye’de tabii asker görüntüsü içimize böyle oturmamış mıydı? “Askerin çatık kaşlısı etkin olur” gibi bir yargıyla şartlanmamış mıydık? Demokrasimiz bunu içine bir hayli sindirmemiş miydi?
İşte Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök, o asker imajını silip, yerine “güler yüzlü asker örneği”ni getiriyor. (15.04.2004) |

Erhan Kalkan:
Darbecilerin yeni hedefi Org. Özkök
Hem kendilerine bağlı Türk Solu isimli dergi aracılığıyla, hem de 25 Ekim 2003 tarihinde yapılan “Cumhuriyet Yürüyüşü’nde” “Ordu Göreve” pankartı açarak darbe tahriki yapan Atatürkçü Düşünce Kulüpleri Federasyonu (ADKF) Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök’ü hedef gösterdi ve “Kıbrıs göz göre göre elimizden çıkarken Sayın Özkök’ün açıklamaları TSK’ya sevgiyi azalttı” dedi. (26.08.2004)
Abdurrahim Karakoç:
Ya istedikleri olacak ya da…
Genelkurmay Başkanı Sayın Özkök, cidden milli iradeye saygılı, demokrat ve şahsiyetli bir çizgi takip ediyor..
TSK’yı kendi görev sahası içinde tutarak sokağa inmelere müsaade etmiyor. Hiçbir saldırgan üslubuna şahit olmadık. (28.04.2004)
Erdoğan Surat:
Hilmi Özkök komutana tehdit!
Ulusalcılar, demokrasi yanlısı, milletin darbeye karşı teminatı olan sayın Orgeneral Hilmi Özkök’e önceleri sadece hakaret ediyorlardı.
Bir komutanı, başkomutan’ı tehdit edecek kadar alçalan, darbe yapmaya can atan ve karşılarında engel olarak Hilmi Özkök’ü gören ayrıcalıklı ulusal cephe eşkiyası, sömürdüğü, ezdiği Türkiye’sini, yani sekseniki yıldır sömürdüğü çiftliğini elinden kaptıracağından korkuyor. Hırçınlıkların, hapishane basmaların, hakaret ve tehditlerin nedeni bu!
Din, düşünce, inanç ve ilim hürriyetlerimizin düşmanları o nedenle kuduruyorlar, işi hakaretten sonra, Genel Kurmay Başkanını tehdide kadar götürüyorlar... (07.11.2005) |

Mümtaz’er Türköne:
Özkök’ün vedası
Günümüz güvenlik anlayışı bir ülkenin güvenliğini askeri bürokrasinin yönetimine değil, sivil-askeri bürokrasi, demokratik kurumlar, özel sektör ve halk arasında bir yönetimişime emanet ediyor.
Dört yıldır sürdürdüğü görevi devreden Hilmi Özkök, bu yönetişim anlayışının liderliğini üstlenmiş ve somut ilerlemelere imza atmıştı. Komuta kademesine yerleştirdiği “sesin gürlüğüne değil aklın önderliğine itaat etmek” düsturu, Özkök’ün geride bıraktığı çıtanın yüksekliğine delildir. (29.08.2006)
Ekrem Dumanlı
“Aklın önderliği” ve Özkök Paşa
Hilmi Özkök, her zamanki sade, dingin ve gülümseyen çehresiyle medyanın karşısına çıktı. Konuşması gayet dengeli; bir o kadar da bilgi yüklüydü. Uzun zamandır hasret kalınan ‘devlet adamlığı sorumlulu’ğunu yansıtıyordu.
Özkök, “Çıkan sesin gürlüğüne değil, aklın önderliğine itaat eden bir nesle komuta ediyorum” dedi. Türk Ordusu’nun ta baştan beri kendisinde gördüğü milli misyonu ifade ediyor bu cümle. (15.04.2006) |
|