17.04.2006
Anasayfa
Başyazı
Yön
Türkiye
Ekonomi
Tarih
Özgün
Kitap

Manifesto
Gelenek
Çıkarken
Ulusal Sol
Abonelik
Arşiv
İleri Dergisi
Atatürkçü Düşünce Kulüpleri Federasyonu
Afişler
Künye


Atatürk
 Deniz Gezmiş Che Guevara

Türkiye

Ali Özsoy

Weems açıkça Ermenilerin kendisini öldürmek istediğini duyurarak kamuoyunu ve yetkilileri uyardı. Weems’in serinin birinci kitabını yayınlamasının üzerinden daha bir yıl geçmeden “kalp krizi” resmi teşhisiyle şüpheli bir şekilde 25 Ocak 2003’te vefat etmesi halen aydınlanmamış bir olaydır. Yakınları bunun bir zehirlenme vakası ve yeni bir Ermeni terör eylemi olmasından ciddi bir şekilde şüphe etmektedir.“Hıristiyan” terörist ülkenin sırları

Hıristiyan terör devleti

Samuel A. Weems’in Ermenistan: Terörist “Hıristiyan” Devletin Sırları isimli kitabı, yayınlandığı 2002 Mayısından tam 4 yıl sonra Türkiye Türkçesine İleri Yayınları tarafından kazandırıldı.

Samuel A. Weems’in kitabının ismi bile sadece ABD açısından değil, tüm Batı açısından büyük bir olaydır.

Bilindiği gibi, Batıda terör ve İslam kelimeleri hep art arda hatta bazen eş anlamlı olarak kullanılagelmiştir. Weems bir ilki gerçekleştirerek 20. yy.da din adına gerçek anlamda ve en büyük oranda ilk büyük terör kampanyasını Ermenilerin uyguladığını itiraf ediyor.

Weems, kitabı 11 Eylül 2001’deki New York İkiz Kuleleri’ne saldırıdan hemen sonra kaleme alırken ABD’yi yönetenlere ve tüm Batı dünyasına soruyor:

“100 yıl boyunca Azeri ve Türk Müslümanlarını köktendinci bir Hıristiyan terörüne maruz bırakmış Ermenileri ve onların kurdukları terör devletini ABD milyarlarca dolar yardımla beslerken, nasıl dönüp de Müslümanları İslam terörüyle suçlayabiliriz, Müslümanların bizi sevmesini bekleyebiliriz?”

Samimi ve inanmış bir Hıristiyan olarak bu soruyu soran Samuel A. Weems beş ciltlik bir serinin ilk serisi olan bu kitabı kaleme almasına neden olan bu vicdan muhasebesiyle Batı insanını baş başa bırakıyor. Weems’in saptamaları son derece yalın ve gerçektir. Çalışması için sadece ve sadece Ermenileri tarih boyunca desteklemiş Rusya, İngiltere, ABD, Fransa gibi devletlerin arşivlerine ve belgelerine başvuran Weems, Ermenilerin kendi çarpıtılmış tarih yazımını da incelemiştir. Tüm bu çalışmaların ortaya çıkardığı yegane objektif gerçek Weems’e göre şudur:

-20. yy’da ilk etnik temizlik ve din terörü kampanyasını Ermeniler başlatmıştır.

- Ermeni terör örgütleri ve bugünkü Ermenistan’ın temelinde Hıristiyanlığın köktendinci yorumundan kaynaklanan ırksal ve dinsel soykırım ideolojisi yatar.

- Ermenistan ne demokratik bir devlettir, ne laiktir, ne de bir cumhuriyettir. Köktendinci bir kilise devletidir. Bir diktatörlüktür. Ve yasaları, uygulamaları ve ideolojisiyle bir “terör devletidir.”

- Yüzyıl boyunca Ermenilerin Batı devletlerinin destekleriyle yürüttüğü terörist eylemlerin, isyanların ve savaşların sonucunda ölen Ermenilerden kat kat daha fazla Müslüman ölmüştür. Müslüman Türkiye Türkleri ve Azeri Türkleri, hatta Hıristiyan Gürcüler, Ermeniler tarafından kadın, çocuk, sivil denmeksizin katledilmiştir.

- Ermenilerin bu katliamının temel sorumlusu Batılı emperyalist devletlerdir. Çünkü “din kardeşliği” kisvesi altında Ermeni terör eylemlerine hem madden hem de silahla bütün Avrupa devletleri ve ABD destek olmuştur.

Samuel A. Weems

Samuel A. Weems kimdir?

Arkansas Eyaleti ABD’de ırkçı ve dinci önyargıların en yüksek olduğu bölgelerden biridir. Samuel A. Weems’in bir diğer önemli özelliği ise aktif ve inanmış bir Hıristiyan olarak Protestan Baptist Kilisesi’nde vaizlik ve papazlık görevi yerine getirmesidir.

Weems, yaptığı araştırmalarda hem Arkansas hem de tüm ABD’de, başta Türkler olmak üzere Müslümanlara yönelik büyük bir nefretin örgütlendiğini ve kirli propagandalar yürütüldüğüne şahit olur.

Türkiye’nin İncil açısından kutsal bir toprak olduğunu iyi bilen Weems, yaptığı tüm araştırmalar ve Türkiye’ye dini amaçlı gerçekleştirdiği ziyaretler sayesinde, Batıda oluşturulmuş “vahşi, barbar, kan içici, İslam fanatiği Türkler” mitinin ne kadar büyük bir yalan olduğunu bizzat keşfeder.

Weems’in vicdan muhasebesi samimidir. Ancak elbette ki ABD’nin ve sömürgeci Batının Müslümanlara ve ezilen uluslara yönelik vahşi saldırılarını, sadece Ermeniler gibi bir takım fanatik unsurların hatasına bağlayamayız. Weems, gerçeğin bir kısmını dürüst bir şekilde ifşa etmektedir. ABD ve Batı dünyasına Türklere ve Müslümanlara yönelik yapılan haksızlığa son verme çağrısı yapmaktadır. Çünkü Batının yarattığı, karanlık çağlardan kalma bu fanatik dinsel ve ırksal düşmanlık silahı artık Batıya geri yönelmektedir.

En son Karabağ’da 1 milyon Müslüman Azerinin yurtlarından kovulması, on binlercesinin katledilmesi ve 1990’ların ortasında tüm dünyanın gözleri önünde Ermeni devletinin Türklere soykırım uygulamasına rağmen ABD sadece bu kısa süre içinde Ermenistan’a tam 1.4 milyar dolar para yardımında bulunmuştur. Yine Rusya, hem ordusu hem de 1 milyar dolara yakın askeri yardımıyla bu katliama destek olmuştur.

Oysa bu dönem, topraklarının %20’si işgal edilmiş Azerbaycan’a kendi ülkesini savunduğu için ABD Senatosu ambargo kararı almıştır. Weems’in ifadesiyle bu, 150 yıllık kirli, günahkar ve kanlı bir ticarettir. Ermeniler “Hıristiyanlık” adına kan dökmekte, Batılı Hıristiyan devletler de karşılığında “insani” yardım yapmaktadır.

-Weems yaşananları samimi bir Hıristiyan olarak Haçlı Seferleri’nden sonra Hıristiyan dinine yapılan en büyük hakaret ve dinde kirlenme olduğunu itiraf etmektedir.

Ancak Weems’e göre Ermenilerin Hıristiyanlığı bile şüphelidir. Ermenistan’da geleneksel Ermeni mezhebi olan Gregoryan Kilisesi’ne değil de başka bir Hıristiyanlık yorumuna bağlı olan herkese yapılan zulümleri, Ermenilerin kendi dindaşları Gürcülere yönelik katliamlarını ortaya koyan Weems, Ermeni fanatizmin sadece dinsel değil aslında ırkçı olan boyutunu da sergilemektedir.

-Weems, Osmanlı’nın son dönemi ve Türkiye Cumhuriyeti’ne yönelik Ermeni iddialarını bizzat Ermeni ve Batı kaynaklarına dayanarak çürütüyor. Weems, tarihi veriler ışığında Türk Milleti’nin dünyanın en adaletli ve hoşgörülü millet olarak uğradığı haksızlığa ışık tutuyor.

Samuel A. Weems kimdir?

Kitabın yazarı Samuel A. Weems, ABD’de Arkansas Hazen’da doğmuş ve görev yapmış emekli bir yargıçtır. Bu görev ABD’de seçimle olduğu için aynı zamanda Demokrat Parti’de aktif siyaset yapan Samuel A. Weems’i Ermeniler ve Ermenistan üzerine yoğunlaşmasına partisinin de kararıyla ABD Senatosu’nun aldığı bir karar neden olmuştur. Ermenistan’a çok büyük miktarda maddi yardım öngören bu karar karşısında Weems çelişkiye düşmüştür. Ermenistan’ın Azerbaycan’ın %20’lik bir bölümünü işgal ettiğini bilen Weems, ABD devletinin rakibi Rusya tarafından zaten fiilen desteklenen işgalci bir devlete neden bu kadar büyük oranda destek olduğunu sorgulamıştır.

Arkansas Eyaleti ABD’de ırkçı ve dinci önyargıların en yüksek olduğu bölgelerden biridir. Samuel A. Weems’in bir diğer önemli özelliği ise aktif ve inanmış bir Hıristiyan olarak Protestan Baptist Kilisesi’nde vaizlik ve papazlık görevi yerine getirmesidir. Weems, yaptığı araştırmalarda hem Arkansas hem de tüm ABD’de, başta Türkler olmak üzere Müslümanlara yönelik büyük bir nefretin örgütlendiğini ve kirli propagandalar yürütüldüğüne şahit olur. Türkiye’nin İncil açısından kutsal bir toprak olduğunu iyi bilen Weems, yaptığı tüm araştırmalar ve Türkiye’ye dini amaçlı gerçekleştirdiği ziyaretler sayesinde, Batıda oluşturulmuş “vahşi, barbar, kan içici, İslam fanatiği Türkler” mitinin ne kadar büyük bir yalan olduğunu bizzat keşfeder.

Weems’in vicdan muhasebesi samimidir. Ancak elbette ki ABD’nin ve sömürgeci Batının Müslümanlara ve ezilen uluslara yönelik vahşi saldırılarını, sadece Ermeniler gibi bir takım fanatik unsurların hatasına bağlayamayız. Weems, gerçeğin bir kısmını dürüst bir şekilde ifşa etmektedir. ABD ve Batı dünyasına Türklere ve Müslümanlara yönelik yapılan haksızlığa son verme çağrısı yapmaktadır. Çünkü Batının yarattığı, karanlık çağlardan kalma bu fanatik dinsel ve ırksal düşmanlık silahı artık Batıya geri yönelmektedir.

Türklerle aynı kaderi paylaşan Türk dostu

Ancak Weems’in çağrısı Batı dünyasında yankı bulmaz. Hatta Türklerle aynı büyük zulüm ve baskıya kendisi de maruz kalır. Tüm ABD’de örgütlü olan ve cinayet dahil her türlü terörist yöntemle insanları sindiren Ermeni Diasporası Weems’i hedef seçer.

Ermeniler kendi kirli yüzlerini ve eylemlerini açığa çıkaran bir sese asla tahammül edemez. Weems asla işlemediği suçlardan dolayı kamuoyunda Ermeni propaganda makinesi tarafından mahkum edilir. Yüz kızartıcı suçlar işlemiş bir dolandırıcı olarak resmedilir. Oysa bu tür suçlardan hüküm giymiş birinin yargıç seçilmesi zaten söz konusu bile olamaz. Ancak Ermenilerin yalan silahı durmaz. Yalnızca Türklere değil Türk’ün yanında kim durursa dursun herkese karşı aynı çirkin ve kirli iftiralar devreye girer. Bu sefer Weems’in Türk devletinin paralı ajanı olduğu iddia edilir.

İşin ilginç yanı, bu iddiaların tersine, Türkiye’ye yaptığı ziyaretler ve araştırmaları sonucu büyük bir Türk dostu olan ve bir Türk ile evlenen Weems’i Türk Milleti ne kadar bağrına bastıysa da Türk hükümetleri o kadar görmezden gelmiştir. Atatürk’ün büyük bir hayranı olan ve “onun ilkelerinin ve barış mücadelesinin sadece Türkiye ve Üçüncü Dünya için değil tüm dünya için büyük bir şans olduğunu” düşünen Weems, ABD’de bir “Dünya Barışı Atatürk Enstitüsü” kurmak ve son derece yetersiz olan Türkiye’nin tanıtımını bizzat üstlenmek istiyordu.

Ancak Türk hükümeti bu çalışmalara tamamen kayıtsız kaldı. Weems acı içinde ABD’deki “Türk topluluğunun önde gelenlerinin” de Türkiye’ye yönelik saldırılara tepkisiz kaldığını görüyordu. Birkaç Türk dostuyla yine de büyük bir mücadeleye girişti. Son röportajlarından birinde yine Ermeni yalanlarına ve sözde soykırım iddialarının ABD Temsilciler Meclisi’ne getirilmesine değinen Weems çaresizce sesleniyordu: “Peki ama Türkler, siz neredesiniz?”

Weems’in bu ilk kitabı fedakar çalışmalarının ürünüdür. “Bir tarihçi olmadığını” özellikle vurgulayan Weems, buna rağmen pek çok sözde tarihçiden daha dürüst ve titiz bir şekilde bizzat Ermeni, Rus, İngiliz ve Amerikan belgeleriyle Ermeni soykırımı iddialarının dayandığı yalanları ortaya çıkardı ve gerçek soykırımın Türklere yapıldığı sonucuna vardı.

Elinizdeki kitap beş cilt olarak tasarlanan bir çalışmanın ilk ürünüdür. Serinin birinci kitabı olan elinizdeki kitap çıkınca ABD’de büyük yankı yarattı. Ermeni lobisi ise büyük bir paniğe kapıldı. Serinin geri kalan kısmının çıkmaması için büyük bir kampanya başlatıldı. Weems’e yönelik saldırı ve tehditlerin dozajı arttı. Weems’in kitaba önsözünde Ermenilerin kendisini engellemek için yürüttüğü yasadışı faaliyetler açıkça anlatılmaktadır. Türkiye’de bilimsel hoşgörü ve demokrasi maskesine bürünen Ermeniler ve paralı işbirlikçileri, ABD’de Türk yanlısı tarih tezini savunan profesörleri bombalama ve cinayete kadar varan terör kampanyaları yürütmektedirler. Ne yazık ki Weems’in kendisi de bu kampanyaların kurbanı oldu.

Hakkında başlatılan propaganda terörü onu durduramadı. Weems açıkça Ermenilerin kendisini öldürmek istediğini duyurarak kamuoyunu ve yetkilileri uyardı. Weems’in serinin birinci kitabını yayınlamasının üzerinden daha bir yıl geçmeden “kalp krizi” resmi teşhisiyle şüpheli bir şekilde 25 Ocak 2003’te vefat etmesi halen aydınlanmamış bir olaydır. Yakınları bunun bir zehirlenme vakası ve yeni bir Ermeni terör eylemi olmasından ciddi bir şekilde şüphe etmektedir. Türkleri savunan bu dürüst insan ne yazık ki Türklerin yüzyıllardır maruz kaldığı haksızlık ve baskıyla aynı kaderi paylaşmak zorunda kalmıştır.

Ermeni yayılmacılık sorununa doğru bakış açısı

Weems’in kitabı tüm bu özelliklerinin yanı sıra ABD kamuoyunu ikna etmeye yönelik bir çalışmadır. Weems bir Amerikalı olarak Amerikalılara seslenmektedir. Elbette bu yöntemin kendi zayıflıkları vardır. Weems’in önemli bir çıkış noktası Protestan Baptist mezhebi üyesi olarak Gregoryan Kilisesi’nin uyguladığı baskılardır.

Amerikaları ikna etmek açısından diğer önemli argümanı ise Ermenilerin ve Ermenistan’ın aslında ABD’nin rakibi olan Rusya’nın kuklası olması ve ABD çıkarlarına zarar vermeleridir. Ermeni yalanlarını çürütmek için Weems bizzat ABD’nin 20. yy. başındaki resmi temsilcilerinin raporlarını baz almakta, ABD’lilere ABD’nin Türkiye’nin dostluğuna ihtiyacı olduğuna ikna etmeye çalışmaktadır.

Elbette bir Türk düşmanı, tersinden bir yöntemle ABD’nin “Hıristiyanlığın yılmaz savunucusu” Ermenistan’ı niçin savunması gerektiğini bizzat ABD belgeleriyle ispat etmeye çalışabilir. Ve tabii ki, ABD’nin Türkiye’ye ve Türklere karşı tarihsel olarak Ermeni terörünü ve yayılmacılığını desteklemesinin altında salt “Ermeni propagandası ve manipülasyonunun” ötesinde çok daha derin emperyalist çıkarlar yatmaktadır. Ermenilerin farklı Batılı emperyalistlerin birbiriyle çatışan ama Türklere karşı birleşen çıkarlarını başarıyla kullandıkları bir gerçektir. Ancak bu gerçek ABD yönetimini Türklere ve Müslümanlara adil davranmaya ikna etme çabalarının anlamsızlığını ortadan kaldırmaz. Elbette ki, ABD’yi aptallar yönetmemektedir. Kendi bencil, emperyalist çıkarlarını tutarlı bir şekilde yerine getirmektedirler. Bu açıdan Weems’in 11 Eylül, Atatürk, Türkiye ve Müslüman dünya hakkında yaptığı samimi ama Protestan mezhebinin ve Amerikan bakışının hatalarını da taşıyan yorumlarına katılmadığımızı not etmek zorundayız.

Weems’in mezhepsel ve ABD merkezli bakış açısına katılmamakla birlikte, kendi samimi din ve insanlık duygularının onu doğru sonuçlara ve tarihsel gerçeklere yönelttiğini vurgulamalıyız. Öyle ki, Weems, Protestan misyonerlerinin ve ABD yöneticilerinin ikiyüzlülüklerini ve hatalarını açıkça dillendirmekten kaçınmamaktadır.