17.04.2006
Anasayfa
Başyazı
Yön
Türkiye
Ekonomi
Tarih
Özgün
Kitap

Manifesto
Gelenek
Çıkarken
Ulusal Sol
Abonelik
Arşiv
İleri Dergisi
Atatürkçü Düşünce Kulüpleri Federasyonu
Afişler
Künye


Atatürk
 Deniz Gezmiş Che Guevara

Türkiye

Kuzey Fırat

TC, Turgay Ciner olmasın

Türk sokaktan uzak dur!

Türkiye’nin önemli sermaye gruplarından Turgay Ciner Grubu’nun çıkarttığı Cumhuriyet’in son kampanyasını biliyorsunuz: “Tehlikenin farkında mısınız?”

Cumhuriyet böyle bir kampanya başlatmış başlatmasına ama tehlikenin ne olduğu konusu kendi yazarları arasında anlaşamamış. İlhan Selçuk’a göre “gericilik.” Mustafa Balbay’a göre “Anadolu’nun bozulan birlikteliği”, Ümit Zileli’ye göre bunların hepsi, başka bir yazara göre yükselen etnik milliyetçilik vs. vs.

Balbay’a göre bayrak yürüyüşlerini PKK’nın dağ kadroları düzenliyor!
O zaman soralım Balbay’a
1- PKK’nın dağ kadrosundakileri ne vesileyle tanıyorsun? Aranızda sadece tanıma ilişkisi mi var, yoksa daha ileri bir dostluğunuz da var mı?
2- Madem yürüyüşü PKK’nın dağ kadrosundan kişilerin düzenlidiğini gördün, neden emniyet güçlerine onları yakalatıp, suç üstü yapmadın?
3- PKK şehirde yürüyüş düzenlemek için dağ kadrosundan adam indirmeye ihtiyaç duyar mı? Diyarbakır olaylarını görmedin mi? Sence PKK’nın yeterince şehir kadrosu mu yok dağdan adam indirsin?

Tehlikenin hangi konuda olduğunda anlaşamasalar da Cumhuriyet’in genel çizgisi değişmiyor. Türk karşıtlığı, Kürtçülük, sermaye savunuculuğu, Batıcılık… Ağır mı konuştuk, alın size örnekler…

Kampanyanın başladığı ilk gün Mustafa Balbay’ın “AB Dahil Her Şeyden Önce: Anadolu Birlikteliği…” başlıklı yazısı yükselen bölücülüğe karşı, Kürtçülüğe karşı, Cumhuriyet gazetesinin, çözümünün AKP iktidarından farklı olmadığını göstermesi açısından öğretici.

Bakın ne diyor Balbay

“Nazilli’de gezerken “Bir satıcı pazarın üst bölümünü göstererek fısıldadı. ‘Evladım, bu taraftan alışveriş yapma. Onların kazandığı parayı PKK topluyor. Örgüte veriyorlar kazançlarını…’ Anadolu’nun en sağlam dokusunda yer yer yıpranmalar var.”

Neymiş yıpranma? Esnafın PKK’lı pazarcıya tepki göstermesi, alışveriş yapmamasını önermesi mi? Yalan mı vatandaşın söylediği? Örgüte gitmiyor mu paralar?

Asıl inciler bundan sonra geliyor. Devam ediyor Balbay,

“PKK sadece Güneydoğu’yu karıştırarak hedefine ulaşamayacağını biliyor. Bu nedenle gerginliği, çatlakları tüm Anadolu’ya yaymaya çalışıyor… Güvenlik konularıyla çok ilgili birinden hafta içinde şunları dinledim: ‘Terörün yoğun olduğu günlerdi… Orta büyüklükteki bir kentimizde insanlar ellerinde Türk bayraklarıyla yürüyüş yaptılar… Bir baktım ki, en öndekilerden ikisi PKK’nın dağ kadrosundan… Bu kez halkı provoke etmek için inmişler.’ Bu örnek, örgütün ve onu yönlendirenlerin gerginliği tüm Türkiye’ye yayma hedefiyle örtüşüyor” diyor.

ADKF’nin Azerbaycan İstanbul Başkonsolosluğu ile birlikte düzenlediği “Ermeni Soykırımı Değil Türk Soykırımı” başlıklı sempozyum haberinin Cumhuriyet gazetesinden verilişi: “Azeri Soykırımı Anlatılamadı.”

Sizce Cumhuriyet neden böyle verir haberi? Ermeni dostluğundan mı, Türk düşmanlığından mı, yoksa Atatürk düşmanlığından mı?

Sempozyum tam altı saaat sürmüş bir.

Cumhuriyet’in içerde muhabiri yoktu iki.

Azeri soykırımı ile ilgili yarım saatlik sinevizyon gösterimi yapıldı üç.

Sempozyum’daki konuşmaların kitapçığı yakında çıkacak dört.

Altı saatlik sempozyumdan Cumhuriyet’in başlığa çıkartığı şey ne peki: Azeri soykırımı anlatılamamış!

İşte budur Cumhuriyet’in gazeteciliği!

Hey Allahım, insan bu kadar açık salak yerine konabilir mi? Veya hangi salak bu hikâye inanabilir?

Duydunuz mu, PKK’ya karşı tepkiyi yine PKK örgütlüyormuş.

Gördünüz mü Türkiye’yi bekleyen tehlikeyi?

PKK tehlikesi ama Türkleri sokağa döken, onları yönlendiren PKK!

Ne yapacak o zaman vatandaş, PKK’nın oyununa gelmeyecek, sokağa çıkmayacak!

Türkleri sokağa döken PKK olduğuna göre, Kürtleri ayaklandıran kim?

Ordu mu veya Ordu’nun dışında başka bir Türk örgütü mü?

PKK’ya karşı DTP

Cumhuriyet’in “Fransız” yazarlarından Mösyö Tanilli de Balbay’dan aşağı kalır mı? O’nun da Kürt meselesine çözümü hazır? PKK’ya karşı DTP’nin önünü açmak. PKK’yı engellemenin tek yolu DTP’nin önünü açmak diyor. Seçim sistemini eleştiriyor. Yo öyle demokrasi kaygısından falan değil. “Kürtlerin Meclis’e girmesini engellediği” için eleştiriyor. Eğer baraj yüzde 10 değil de 5 olsa diyor, Parlamento dışında kalan DEHAP, yeni adıyla DTP, Meclis’e girer ve PKK terörü bu şekilde engellenir diyor. Demokratik çözüm.

Ey Fransız Tanilli! Bu ülkede PKK ile DTP’nin aynı olduğunu bilmeyen mi var? Doğuda Kürt ayaklanmasını örgütleyenler, yönlendirenler DTP’li belediye başkanları değil mi? Çocukları okullara göndermeyen, esnafa kepenk kapattıran DTP’li belediye başkanları değil mi?

Pınar Selek’i yetiştirenler

Bu örnekler uzattıkça uzatılabilir. Şemdinli olaylarından sonra devlete karşı başlatılan psikolojik harbin önemli figüranlarından biri kim dersiniz?

Patronunun solcusuCumhuriyet gazetesi!

PKK’nın yanında devlete karşı açıktan savaş açan CHP milletvekiline sayfalarını sonuna kadar açan kim dersiniz?

Cumhuriyet gazetesi!

PKK militanı olduğu kesinleşen ve Mısır Çarşısı’na bomba atan Pınar Selek, yetişmesinde çok büyük katkıları olduğunu söylediği, teşekkür ettiği gazeteci kim dersiniz?

Cumhuriyet gazetesinin başyazarı İlhan Selçuk.

Leyla Zana hapisten çıktığında, tüm toplumdan dışlanmışken, Zana’yı topluma en çok kim kabul ettirme çabası gösterdi?

Cumhuriyet gazetesi!

Vergide Doğan yine rekortmenTurgay Ciner-Gürbüz Çapan Atatürkçülüğü

Sermaye kucağında yapılan Atatürkçülükten fazla bir şey beklememek gerek. Sermayenin Cumhuriyet’e olan ilgisi boşuna değildir. Sermayenin kucağına oturan Cumhuriyet halktan kopacaktır.

Cumhuriyet’e bu olmuştur işte. Ciner’in kanatları altına aldığı Cumhuriyet elbette AKP çizgisinde yayın yapacaktır.

Esenyurt’u “Küçük Kürdistan” yapan Gürbüz Çapan’ın arkasına geçtiği Cumhuriyet elbette Kürtçülük yapacaktır.

Sözde Atatürkçülerin, büyük değer verdikleri İlhan Selçuk’un, Hikmet Çetinkaya’nın, kendilerini kurtarmak için doğalgaz sıkıntısını fırsat bilip patronları Turgay Ciner’in kömür madenlerini gündeme taşıyıp, Turgay Ciner’in engin enerji bilgisine duydukları hayranlığı hatırlatmak isteriz. Turgay Ciner’in en büyük destekçisinin de AKP hükümeti olduğunu hatırlatmak isteriz.

AKP’nin muhalifleri

Cumhuriyet gazetesi yayın çizgisine uygun bir de örgütlenmeye gitmektedir: Kahvaltı örgütlenmesi. Siz buna çay, çorba örgütlenmesi de diyebilirsiniz, hem de 17,00 YTL’lik, hem de açık büfe. Cumhuriyetçiler CUMOK adında örgütleniyorlar. Kahvaltılar düzenliyorlar, yemekler yiyorlar.

Belki de bu kahvaltıların amacı PKK’nın oyununa gelip, sokağa çıkmanın önüne geçmektir. Belki Cumhuriyet, okurlarını bu şekilde koruyordur. Korumaya da ihtiyacı vardır hani. Hadi kendisini, büyük sermayeye yaslanarak kurtarmıştır ama zaten sayısı sınırlı olan okuyucularını nasıl kurtaracaktır. Solanlardan, lokantalardan çıkarmayarak.

Ama bizim CUMOK’a bir önerimiz var. Kahvaltılarını SABOK olarak yapmalarıdır. Patronlarının mali durumu iyiye gitmektedir. Ne de olsa vergi rekortmenleri listesinde dördüncü sıradadır.

Türkiye’nin en lüks lokantalarında kahvaltılarını yapabilirler. Kim bilir belki de Başbakanlıkta, başbakanla birlikte.