|
Ali Özsoy |
Büyükanıt Paşa’ya
Miloseviç sonu hazırlanıyor
Bundan sonra gelinecek nokta Büyükanıt Paşa dahil Güneydoğu’da görev yapmış tüm
komutanlarımızın “Sırp kasabı” denen ve binlerce Müslümanın ölümünden sorumlu tutulan Miloseviç’in damgasını yemesidir. Büyükanıt’la birlikte adı anılan başlıca paşalar Hurşit Tolon,
Aytaç Yalman gibi Güneydoğu’da yıllarca görev yapmış diğer üst düzey komutanlardır.
Zaten TSK’da kuvvet komutanı veya Genelkurmay Başkanı olan son yıllardaki tüm isimler terörle mücadelede yer almış komutanlardır. Türk komutanlarını Miloseviç gibi bir soykırımcı olarak
göstermek isteyen Batının eline fırsat geçtiğinde, Türk Ordusu’na ve Türkiye’ye nasıl bir kinle
saldıracağı tahmin edilebilir. |
Özgür Erdem
Talat Paşa'nın Berlin'de işi ne
Öyleyse soruyoruz,
Talat Paşa niye Berlin’de vuruldu? Ne arıyordu Berlin’de? Devrimciyse yeri anatavanı değil midir? aBu eylemlerin Türkiye’de yapılması gerektiği herkesin kabul ettiği bir gerçektir, ancak anlaşılan politikalarıyla Türkiye’de tecrit olan “binde ikilik” İşçi Partisi şansını bu sefer de yurtdışında denemektedir. a Ermeni meselesini haklı bir zeminden, yenilmiş liderlerin zeminine çekmenin Türkiye’ye faydası değil, zararı olur. Aslında bu eylem, Türkiye’yi Ermeni
meselesinde zayıf
düşürmektedir. |
Yavuz Selim
ABD, İran ve Atatürkçülük
Başbakan Erdoğan: “İran uluslararası kamuoyunun isteklerini dikkate almalıdır” diyor. Peki uluslararası kamuoyu denilen ne? Tamamı ABD güdümünde olan BM, UAEK ve medya kuruluşları. Ortada uluslararası kamuoyu değil, ABD’nin uşaklığını yapmakta olan piyonlar vardır. Eğer uluslararası kamuoyunun (!) dediklerini yapsaydık, bugün sözde Ermeni soykırımını tanımak zorunda kalırdık. |
Yekta Güngör Özden
Sorumsuz
şarlatanlar
Atatürkçüler
Lozan’la her şeyin
tamamlandığını sanıyor. Oysa Lozan’ı imzalayanlarla destekçileri imza günüden başlayarak geçersiz kılmak için kolları sıvadılar. Büyük Orta Doğu projesinden sonra ABD Montrö’yü geçersiz kılacak biçiminde Karadeniz’de güç bulundurma
girişimlerini hızlandırdı. Bu bağlamda “Ilımlı İslâm” şeriatın, “Türk-İslâm Sentezi” de amerikancılık maskesidir. Lâiklik sulandırılmakta, milliyetçilik, ırkçılık ve dincilikle
yozlaştırılmaktadır. “Osmanlıcı-Türkiyeli” önerisi de Türklüğün
unutturulmasıdır. |
Kemal Kerinçsiz
Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin
yetkisine Türkiye cephesinden
bir bakış
Türkiye’nin her yöne kolaylıkla çekilebilecek suçlardan ötürü kendi vatandaşının yargılanmasının kabulü, küresel emperyalizm tarafından hedef tahtasına oturtulmuş olması sebebi ile büyük bir handikap oluşturacak, terörle yapılan mücadeleye büyük bir darbe indirecektir. |
İbrahim Nebioğlu
Türkiye ve Azerbaycan
artık stratejik ortaktır
Ne zaman Azerbaycan halkı Karabağ sorununu halletse, Ermeniler işgal ettiği topraklardan geri çekilseler, 1 milyon civarındaki göçmenler kendi topraklarına dönseler o zaman bu görüşebilir ama bu savaş halinde özellikle görüşmeleri Ermenilerin her türlü baltalamaya çalıştığı durumda mümkün değil bunun olması. |
Cemal Korkmaz
Evet; bizim ırkımız
kahramanlıkla anılır,
ya sizinki Hrant efendi?
Ermeni tarihinin bir başka özgünlüğü ise ırkçılığın en şiddetlisini içermesidir. Hangi milletin devletini kuran örgütün programında “Türkü, kürdü, gammazcıyı, hafiyeyi gördüğün yerde öldür” yazan Taşnakvari bir teşkilat bulunmaktadır? Ermeniler işte bu faşist kahramanlıkları efsaneleştirerek devlet kurmuşlardır.
|
|
|
Gökçe Fırat |
Bir hilal uğruna
Kendi Ordusunu terhis eden bir askeri
komutanlık!
Kendi devletini yıkan bir padişahlık!
İşte Osmanlı bu
zavallı, korkak
zihniyetle, savaşmadan teslim olmuştur.
Peki bu korkak
şahsiyetlerin “düşman güçlü biz güçsüzüz direnemeyiz” bakış açısı doğru muydu?
Tarihin ispatladığı tam tersidir, güçlü görünen düşman Osmanlı’dan arta kalan dieniş
güçlerine yenilmiştir.
O halde, korkaklığın, acziyetin, sağduyunun dayandığı temel
çökmüştür.
Bu temel çökünce geriye tek bir paye kalır: Hainlik!Denklem basittir: Kırmızı çizginiz bir kez geçildi mi devamı gelir! K. Irak’ta susmanın sonrası Diyarbakır’da susmaktır. Nitekim K. Irak’ta susanlar bugün Şemdinli’de susmaktadırlar... |
İnan Kahramanoğlu
Kürt Konferansı’ndan
“silahsız bölücülük” çağrısı
Bu haliyle konferansın Türk devletini bölücü terör örgütü ile aynı statüye getirme ve terör örgütünü aklayarak yasal muhatap haline getirmeyi amaçladığı ortada. Dolayısıyla TÜRKSOLU’nda uzun dönemdir yinelediğimiz tespit gerçekleşmiş oluyor: Demokratikleşme adı altında Türk devleti ve terör örgütü rol değiştirmektedir. Başka bir deyişle devlet terör örgütü, terör örgütü de devlet konumuna getiriliyor. |
Kaya Ataberk
ABD çuvalı Arslan Bulut'un başına geçirdi
ABD’linin ve Batılının Türk’ten nefret etmesi için sebeplere ihtiyacı yoktur bu onun özüdür. Ancak Amerikancı “milliyetçiler”in de özünde Batı (efendi) korkusu vardır. Arslan Bulut, ABD’nin artık kendilerini sevmemesinden korkmakta ve Kurtlar Vadisi’ne saldırarak göze girmeye çalışmaktadır. Ancak tüm olgu ve olaylar kurduğu komplonun gülünçlüğünü ortaya çıkarırken, bu sefer çok kötü “çuval”ladığını
gösteriyor. Arslan Bulut, bu çuvallamasıyla
kafasına ABD’nin çuvalını geçirtmiştir.
Geçmiş olsun… |
Serap Yeşiltuna
“İyiniyetli” Kürtler ve
“İyiniyetli” Atatürkçüler
Atatürk Kürtleri kaybetme korkusunu hiçbir zaman duymamıştır çünkü Türklüğü kabul etmeyenlerin baştan kaybedildiğini ve bunlara yönelik ciddi tedbirler alınması gerektiğini görmüştür. Bu nedenle biz “iyi niyetliliğimizi” Mustafa Kemal’den alıyoruz. PKK, yeni bir hareket değildir. Kürt bölücülüğü, Kürt ayrılıkçılığı TÜRKSOLU bu yazıları yazdığında ortaya çıkmadığı gibi yazmadığında da yok olacak ya da yumuşayacak bir hareket değildir.
|
Sami Gören
Şemdinli olayları ile ilgili
hukuki değerlendirme
Yıllardan beri terörle mücadelede binlerce askerimizi, polisimizi şehid verdik. Neden? Uğruna ölümü göze aldıkları, Devletin ahkemelerinde (suçlu gibi) yargılanmak için mi?...
Güvenlik güçlerimiz kör kurşunla şehid düşerken, Sayın Savcılarımız ve Sayın Milletvekillerimiz mışıl mışıl uyuyorlardı... |
Turhan Feyizoğlu
Kabloyla boğdukları kızkardeşlerinin yüzüne,
erittikleri naylonu damlattılar
56 tane belediye başkanı (!), Türkiye’nin toplumsal olarak değişmesi gerektiğini söylüyor ve bu konuda değişik iddialar öne sürerek Avrupa Birliği’ne dilekçe vererek şikayette bulunuyorlar. 56 tane belediye başkanı (!), “töre” olarak adlandırılan yukarıda örnekleri verilen olaylarla ilgili ne düşünüyor. Değişmelerini istiyorlarsa hangi çalışmaları yapmışlar ve yapıyorlar. Tabii Türkiye’yi Avrupa Birliği’ne şikayet etmekten fırsat bulabilirlerse ve bu tür olayları çözmeye cesaretleri varsa. |
Yekta Güngör Özden
Anılardan bir bölüm:
Alparslan Türkeş'in
Yekta Güngör Özden'e mektubu
“Ben yaşlandım, siz genç
kalmışsınız. Ama bir gün hepimiz gideceğiz. İyi şeyler yapmanın huzuruyla gidelim. Gençleri uyarmanız gerekir. Atatürk vatanı kurtardı, siz nereyi kurtarıp nereyi temizlediniz ki size Başbuğ diyorlar” dedim. Türkeş “Doğru söylüyorsunuz, hiçbirimiz Atatürk gibi olamayız. Ben söylemiyorum, söyletmiyorum, çocuklar Başbuğ diyorlar” dedi. |
|
|