 |
|
|
Ali ÖZSOY
TÜRKSOLU’nun 100. sayısı ezilen uluslar ve
Türk ulusuna kutlu olsun
TÜRKSOLU, ulusal olduğu kadar, Batı karşıtı evrensel bir 3. Dünyacı ideoloji oluşturmuştur. Ezilen dünyanın merkezindedir. Zaten Türk olmanın ve Türk milliyetçiliğinin çağımızdaki tarihi anlamı
emperyalizmi yıkma mücadelesinde tüm mazlumlara öncülük etmek demektir. Atatürk’ün deyimiyle “mazlumlar zalimleri mahvı perişan edecektir.” TÜRKSOLU ise Türkleri, Haçlı Ordularını bozguna uğratacak bu son kavgada, tarihte olduğu gibi yeniden en önde yer alan ve en cesur kutsal savaşçılar haline getirme mücadelesini vermektedir. 100. sayımız tüm ezilenlere kutlu olsun.
Yekta Güngör ÖZDEN
TÜRKSOLU’nun değerini anlamak
Türk Devrimi’nin kaynağını oluşturan Atatürk ilkelerini ödünsüz koruma görevini yurttaşlık ve insanlık borcu sayarak özveriyle yayımını sürdürdükleri TÜRKSOLU gazetesinin 100. sayısına erişmesini mutlulukla karşılıyor, hepsini yürekten kutluyor, gelecek için en iyi dileklerimi yineliyorum.
Prof. Dr. Şener ÜŞÜMEZSOY
TÜRKSOLU 21. yüzyıla ışık tutuyor
Burada önemli olan olgu, gelişen teorinin
hayatın içinden çıkmakta olduğudur. Ama gelişecek olan var olan egemen teori değildir. Egemen teori, var olan egemen ideolojinin ürünü olarak solda ve sağda bulunmaktadır ama yaşamın emrettiği gerçek, çekirdekten gelişmeye başlayan bu yeni olgunun 21. yüzyıla damgasını basacak bir harekete dönüşeceğidir. Bu noktada TÜRKSOLU,
geleceğe yalnız Türkiye ve Türk dünyası için değil, tüm dünya için bir öncü çizgi oluşturma aşamasındadır.
Emin Sami ARISOY
Neden TÜRKSOLU
Neden Türksolu? Çünkü tam bağımsızlık! Ekonomik, askeri, siyasal, ekinsel (kültürsel), sosyal ve her alanda tam bağımsızlık… Çünkü, külleri bile talan edilmiş bir milletin, ‘yedi düvel’e başkaldırarak, içindeki ve dışındaki ayak bağı ve mandacıları elinin tersiyle itip, seksen üç yıl öncenin koşullarında çağdaş bir toplum ve ülke yarattığını hiç unutmamak. Çünkü genlerine, “Ben ezelden beridir hür doğdum hür yaşadım / Hangi çılgın bana zincir vuracakmış şaşarım.” diye kazımak… Çünkü, NATO’ya hayır!..
Hüseyin ADIGÜZEL
Nice 100 sayılara
Gençtiler, çalışkandılar. Yayınların hazırlanmasından dağıtımına kadar her şeyi, sadece ülküleri için bu gençler yapıyorlardı. Hiçbir karşılık beklemeden, her gün, kar kış, sıcak, bayram, seyran demeden ürettiklerini kapı kapı dolaşarak satan bu gençlere saygı duymak, en azından bir insanlık görevidir. Burada, ülküye bağlılığı, inanca saygıyı, ülkeye sevgiyi görmemek ise insan onurunu ayaklar altına almak demektir. Çünkü; TÜRKSOLU hareketi, bu gençlerin sayesinde, bağımsız, özgür hareket edebilme vasfını kazanıyor ve koruyor, yayın politikasını birilerinin isteğine göre değil, kendi çizgisine göre ayarlama imkanı sağlıyor. TÜRKSOLU’nun bağımsızlığının, özgürlüğünün temelinde, bu gençlerin özverili çalışmalarının büyük rolü var.
Sağ olsunlar. |
 |
Gökçe Fırat |
"Kontrgerillanızı" alın,
"derin devletimi" verin
1980 öncesinde Ordu içinde bir kısım
kontrgerillacı üst düzey subay, onların kumanda ettiği MHP ve
yandaşlarından devşirilme ülkücü çeteler ve
iktidardaki sağcı güçlerle, onlara destekçi sağcı basın Türkiye’nin
kontrgerilla güçleriydi. 1980 sonrasında ise durum değişmiştir.
Türk Ordusu içindeki üst kademe subayların yerini doğrudan PKK almıştır. Bugün Türkiye’deki
kontrgerilla üssü
İmralı’dadır! PKK’nın şehir şebekeleri MHP’nin yerini almıştır. İktidardaki AKP, etnik terörü kollama görevi ile Ordu içindeki tepkiyi tasfiye ile görevlendirilmiştir. Eskiden sağcı lider ülkücü katiller sokakta adam öldürürken “Bana sağcılar cinayet işliyor
dedirtemezsiniz.” diyordu şimdiki sağcı lider ise PKK ayrı bir devlet için savaşırken “Bana Türküm
dedirtemezsiniz.” diyor.
Bu iki üslup farkı bile
kontrgerillanın hedefinin “sol”dan, “ulusal güçlere” nasıl geçtiğini
göstermektedir!
Kontrgerilla hâlâ
faaliyettedir. Bu ülkede hâlâ solcular, Atatürkçüler öldürülmekte, hâlâ onlara karşı savaş çağrıları
yapılmaktadır. Peki soralım, 40 yıldır bu ülkede solcular ne diyor? Türkiye NATO’dan çıksın! NATO ne demek? Kontrgerilla! O halde kontrgerillaya karşı savaş açanlara soralım, madem kontrgerilla istemiyorsunuz,
buyrun NATO’dan çıkaralım Türkiye’yi! Çıkaralım ki görelim kim itmiş, kim kurt! Var mısınız? İşte işin düğüm noktası budur. Bu ülkede sağcılar, ülkücüler, faşistler, şeriatçılar hep NATO’cu olmuştur. O nedenle Türkiye’de sadece sağcılar kullanılmıştır. Kullanılanlar şimdi zeytinyağı gibi üste çıkma telaşındadır. O da
suçluların telaşıdır. Biliyorlar, ABD pek çok
kullandığını sattı, açığa bıraktı, sıra kendilerine geliyor. Türk’e, solcuya, Atatürkçüye aslan
kesilenlerin nasıl da ABD beslemesi kedicikler olduğu ortaya çıkacak! |
|
BU SAYIDA 06.02.2006/Sayı:100
|
 |
Özgür Erdem |
Cumhurbaşkanını
kim seçer?
Türkiye’yi adım adım bir molla iktidarına dönüştürmek isteyen AKP’nin ve lideri Tayyip’in 2007’deki cumhurbaşkanlığı seçiminde aday olmamayı seçmesi üçbuçuk yıllık icraatlarıyla hiçbir şekilde bağdaşmıyor. Tayyip’in çekineceğini düşünenlere soruyoruz: Kıbrıs’ı verirken mi çekindi? Rektör Aşkın’ı tutuklatırken mi çekindi?
|
 |
Kuzey Fırat |
Hamas Filistin için kurtuluş olabilir mi?
Esasında, Hamas’ın bu başarısının ve El Fetih’in bu derece güç kaybetmesinin asıl nedeni, Arafat’ın ölümüyle başlatılan bir operasyonun sonucuydu. Arafat ortadan kaldırılarak, Filistin’in bağımsızlık mücadelesi çıkmaza sokulmak isteniyordu. Arafat’tan doğan boşluğu dolduracak isim, zaten Batıcı ve uzlaşmacı yanıyla bilinen Abbas’tı. Batıyla uzlaşan Abbas, ister istemez, Filistin halkından ve kendi taraftarlarından kopacaktı, ki neticede de öyle oldu. Etkisini kaybeden El Fetih’in yerini de, ister istemez Hamas doldurdu. |
 |
Yekta Güngör Özden |
Karakış-Karagünler
Değerli aydınları ve öbürlerini aramızdan alan insanlık düşmanlarının, destekçilerinin, tetikçilerinin,
yandaşlarının suçlarına bilip de bilgi vermeyenler, gereğini yapmayanlar, sözlerini tutmayanlar, inanç ve
ırk sömürüsüyle, çıkar güdüsüyle katılanlar da ortak olmuşlardır. Kimilerinin içtenlikli olmasının yanında
kimilerinin günah çıkarmak, kimilerinin kendilerini göstermek için katıldıkları anma etkinlikleri kimseyi doyurmuyor. Devlet adına davrananlar, kaynağına inmek için çaba göstermiyor. Gidenler gittiğiyle,
yakınları ve sevenleri de acılarıyla başbaşa kalıyor. Nedense değerbilir toplum ve kişiler değiliz. Böyle olsaydı, herşeyden ve herkesten önce Atatürk’ün
değerini bilirdik. |
 |
Vedii Bilget |
Onurlu ve
yiğit
vatandaşım
O yiğit, o kahraman kadınlarımız, Kuvayı Milliye Kadınlarımız, Kurtuluş Savaşı Kadınlarımız, Mustafa Kemal Paşa’nın yanında gönüllü olarak savaşanların, analarımız, bacılarımız çocuklarını, torunlarını ne hale düşürdüler? |
 |
Reha Ören |
Gazipaşa'da Almanlar zevk-i sefa eyliyor
Yabancılara arazi satışları Akdeniz sahillerinde
özellikle Almanların işine yarıyor. 650 hanelik bir Alman sinsi taarruzu olur da akabinde Kürt hareketi olmaz mı? Elbet olur. Gazipaşa’da ucundan kenarından Kürt yığılma hareketi başlamış. Bölgenin duyarlılığından olacak şimdilerde tanrıya şükür Kürtçülük yok. Olması da zor. Ama yarınlar ne getirir bilinmez.
|
 |
Turhan Feyizoğlu |
Utanmazlar, yüzsüzler!
Hangi yüzle Türkiye’ye geldiniz?
Birinci Dünya Savaşı’nda Türkiye’yi işgal eden ülkelerden birisiydi Fransa. Vietnam’da milyonlarca kişiyi katledip soykırım yapan Fransa devleti, Cezayir’de de 3 milyon kişiyi katlederek soykırım yaptı. 1994 yılında, Ruanda’da bir milyon kişiyi katledip soykırım yaptığında, dönemin Cumhurbaşkanı olan François Mitterand denilen herif, “Böyle ülkelerde soykırım çok önemli değildir” açıklaması yapma yüzsüzlüğünü göstermişti. Fransa devleti, 2004 yılında da, Afrika’nın Fildişi’nde katliam yaptı. Fransa Devlet Başkanı Jacques Chirac denilen herif, 2005 yılında, “Türkiye’nin kültür devrimine ihtiyacı var” dedi.
|
 |
Erdem Akyüz |
ROJ TV belediyeleri
Türkiye’de terörü başlatan ve destekleyen AB ülkeleri ve Rasmussen; Roj TV hakkında soruşturma sürdüğünü, devam eden bir soruşturma ve yargılama sürecine müdahale etme hakları bulunmadığını söylerken, Türkiye’de yapılan yargılamalara
açıktan müdahale etmekte hiçbir sakınca
görmemektedir. |
 |
Funda Uzun |
Siyasetteki paradoks
O günlerde gerçekten bağımsızlık savaşı veriliyor olsaydı, kazanan tarafın neden Türk Milleti olmadığının sorusuna doğru cevap da bulunabilirdi. O dönemde hangi grup kazanırsa kazansın, bu kazanç Türk’ün kazancı değildi. |
 |
Kemal Kerinçsiz |
Bir avuç Türk düşmanı
faşist düzen kuruyor
Lagendjik’in şikayeti, Orhan Pamuk’un Ordu’ya hakaretleri, Hrant Dink’in Türklüğe hakaretleri ve buna benzer birçok davayı takip etmek durumuyla karşı karşıyayız. Maalesef eğer görevliler ortaya çıkmazsa, eğer Türkiye Cumhuriyeti’ni korumakla, kollamakla görevli olan Cumhuriyet savcıları bu soruşturmaları yapmazlarsa, elbette bu vatanın ekmeğini yiyen Türk evlatları, Türk hukukçuları çıkacaktır.
|
 |
Gökhan Özbek |
Mustafa Suphi ve Kurtuluş Savaşı
Enver Paşa, Kemalistlerin yenilgisini bekleyerek Anadolu’ya kurtarıcı edasıyla gireceği günü hayal ederken, Mustafa Suphi emperyalist olguların nasıl kırılacağını çözmeye çalışıyordu. Ayrıca Kürtleri ve Ermenileri emperyalist uşaklık noktasına getiren Taşnak ve Kürt aşiretörgütlerine karşı Ankara’yı destekliyordu. Bu düşüncesiyle Moskova’yı Türkiye’ye yardımın gerekliliğine inandırarak, Türkiye’yi kaderine terk edilmekten kurtarıyordu. |
 |
|
|